T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2639
Karar No : 2023/1456
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Akaryakıt Dağıtım Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihtirazi kayıtla verilen 2020 yılının Kasım ayının (1.) dönemi özel tüketim vergisi beyannamesi üzerine tahakkuk ettirilerek ödenen 33.428.567,35-TL'lik özel tüketim vergisinin 332.936,56 TL'lik kısmının iptali ve söz konusu tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığın, davacının yerli ve ithal motorini aynı tankta depolaması, birbirine karıştırması, ithal ve yerli motorinde çeşitli sebeplerle (ısı, iklim koşulları, teslim alma şekli, rafineriye uzaklık, katkı maddesi vb.) meydana gelen tüm envanter fazlalığını da yerli motorin olarak defter ve belgelerine intikal ettirmesi ve özel tüketim vergisi hesaplamamasından kaynaklandığı, ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listede yer alan ürünlere ilişkin olarak, davacı tarafından fiili envanter sonuçlarının kaydi envanter sonuçlarıyla karşılaştırılması sonucunda fire fazlası olduğu tespit edilerek, bunun yurt dışına isabet eden kısmının da hesaplandığı, bu tespit ve hesaplamalara istinaden ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine dava konusu edilen verginin tahakkuk ettiği; fire fazlası miktar ve yurt dışına isabet eden kısımlar açısından davalı idarece yapılmış herhangi bir inceleme, tespit, hesaplama veya yönlendirme bulunmadığı, bu durumda söz konusu hususlar açısından ihtirazi kayıt konulması mümkün olmadığından, ihtirazi kaydın vergilendirmeye ilişkin olduğunun kabulünün icap ettiği, fazlalıkları ayrı ayrı takip etme imkanına sahip olan davacının envanter fazlası motorinin yerli motorinden kaynaklanan kısmını ayrı, ithal motorinden kaynaklanan kısmını ayrı olmak üzere hesaplamak suretiyle defter ve kayıtlarına intikal ettirmesi gerekirken, yerli ve ithal motorinin karıştırılması sonucunda ortaya çıkan envanter fazlasının tamamının yerli motorin olarak kaydedilmesinin hukuka uygun olmadığı ve söz konusu fazlalığının bayilere satılmasının 4760 sayılı Kanun gereği mal teslimi olduğu ve ilk iktisap şartı hükmüne istinaden ithal edilen motorinden kaynaklanan kısmının özel tüketim vergisine tabi tutulması gerektiği, bu durumda ihtirazi kayıtla verilen özel tüketim vergisi beyannamesi üzerine yapılan tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eşyanın doğası gereği meydana gelen fiili envanter fazlalığının vergiye tabi olacağına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan özelgelerde de aynı yönde açıklamalara yer verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığın davacının yerli ve ithal motorini aynı tankta depolaması, birbirine karıştırması, ithal ve yerli motorinde çeşitli sebeplerle (ısı, iklim koşulları, teslim alma şekli, rafineriye uzaklık, katkı maddesi vb.) meydana gelen tüm envanter fazlalarını da yerli motorin olarak defter ve belgelerine intikal ettirmesi ve özel tüketim vergisi hesaplamamasından kaynaklandığı, konuyla ilgili dava dilekçesi ekinde bulunan İzmir Vergi Dairesi Başkanlığınca verilen özelgede; akaryakıt ürünlerinin yoğunlaşmadan kaynaklanan stok değişimi ile ilgili olarak fiili stok fazlığının ilgili kurumların belirlediği oranı aşması halinde fazlalığın izah edilmesi gerektiği değerlendirilmesine yer verilmiş olup, tespit edilen fazlalığın söz konusu oranı aşması halinde tarhiyat yapılabileceği değerlendirilmekte olup, anılan oranlar dikkate alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. … TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.