T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2642
Karar No : 2022/3578
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 26/01/2022 tarih ve E:2018/3113, K:2022/44 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle uğramış olduğu zararlarına karşılık şimdilik 150.000.-TL maddi tazminatın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/01/2022 tarih ve E:2018/3113, K:2022/44 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11 yıl 3 ay; Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek suçundan ise 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğin anlaşıldığı,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı"nın incelenmesinden; davacı tarafından … ID numarasıyla kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dahil olduğunun anlaşıldığı,
Öte yandan, davalı idarece dosyaya sunulan, … ID numaralı ByLock kullanıcısı tarafından … ID numaralı ByLock kullanıcısına 11/02/2016 tarihinde gönderilen mesaj ile … ID numaralı ByLock kullanıcısı tarafından … numaralı ByLock kullanıcısına gönderilen mesajda isminin geçtiğinin görüldüğü, Dairelerince yapılan araştırmada yazışmaları destekler nitelikte davacının F.B. isimli bir oğlunun olduğu, kamuoyunda "Kozmik Oda Davası" olarak bilinen davanın savcısı olduğunun görüldüğü, davacının ve oğlunun adına ve soyadına açıkça yer verildiği görülen bu yazışma içeriklerinin de davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına ve diğer hususlara yönelik ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle uğramış olduğu zararlarına karşılık şimdilik 150.000.-TL maddi tazminatın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, HSK tarafından müfettiş veya soruşturmacı görevlendirilmeden, hakkında inceleme ve soruşturma yapılmadan, suçlamalarla ilgili bilgi, belge ve evrak tarafına verilmeden, hiçbir aşamada savunma alınmadan, hakimlik teminatı dikkate alınmaksızın, kendisine meslekten çıkarma şeklinde en ağır disiplin cezasının verildiği; hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, bu sebeple masumiyet karinesinin ve lekelenmeme hakkının ihlal edildiği; adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, toplu meslekten çıkarma kararının hukuki, adil, Anayasa ve yasalara uygun olduğunun söylenemeyeceği; meslekten çıkarma kararının verildiği tarihten önceki bilgi, belge ve delillerin mahkemeye sunulmadığı, sunulanların bu tarihten sonraki yargılamalarındaki bilgi ve belgeler olduğu; adli yargılama yapılırken Yargıtay 16. Dairesinin, başka dosyalarda şüpheli olan veya başka dosyalarda aleyhte beyanda bulunduğu iddia edilen üç tanığın ifadelerini kayda değer görmeyerek dinlemediği, iki tanığı hiç tanımadığı, onların da kendisini tanımadığı; tanık D.K.'nın tahmin üzere beyanda bulunduğu; T.İ.B. Başkanlığının mahkemeye gönderdiği yazıda "ByLock kullandığının kesin olarak tespit edilmediğini" belirttiği, ByLock verilerinin mahkeme tarafından incelenmediği; ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında telefon görüşme içeriklerinin gerçek olabilmesi için telefon makinesi ve telefon hattının olması gerektiği, tespit ve değerlendirme tutanağının sahte olarak oluşturulduğu; hakkında verilen meslekten çıkarma kararının yasalara, Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olarak verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11 yıl 3 ay; Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek suçundan ise 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) … tarih ve E:…; K:… sayılı kararının temyiz edildiği, ancak Yargıtay Ceza Genel Kurulunca henüz bir karar verilmediği görülmüştür.
667 sayılı KHK uyarınca, hâkimlerin ve savcıların terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti bulunmasa da terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olmaları nedeniyle meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına yönelik işlem tesis edilebilmesi mümkündür. Nitekim dava konusu işlem de davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamış, bu kavramların hukuki niteliği ve objektif anlamının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini belirtmiştir. Bu kavramlar ile, kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hâl ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterlidir.
Bu itibarla, ceza muhakemesinde terör örgütüne üye olma suçunun tespitinde delil olarak değerlendirilecek bir kısım fiil ve davranışlar, üstün bir kamu gücü olan yargı yetkisini kullanan hâkim ve savcılar hakkında tesis edilen idari tedbir niteliğindeki işlemlerde terör örgütüne irtibat veya iltisakın sübut bulup bulmadığı yönünden örgüt üyeliğine göre farklı değerlendirilebilecek nitelikte olduğundan, davacının terör örgütü ile iltisak veya irtibatının bulunup bulunmadığına yönelik yargısal denetime ilişkin bu davada, ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' isnadıyla açılan ceza davasında verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerekmemektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/01/2022 tarih ve E:2018/3113, K:2022/44 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 12/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.