T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2655
Karar No : 2023/1674
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1- …
2- …
3- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : Davacılar tarafından, yakınları ...'nin 05/09/2005 tarihinde ... Çok Programlı Lisesi'nin çatısından düşerek vefat etmesi sonucu uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık olarak ... için (miktar artırımıyla) 125.080,06 TL, davacılardan ... için (miktar artırımıyla) 1.877,27 TL ve diğer davacı ... için (miktar artırımıyla) 8.202,91 TL olmak üzere toplam 135.160,24 TL maddi ile ... için 20.000,00 TL, ... için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin 17/06/2019 tarih ve E:2018/3848 ve K:2019/4843 sayılı kararı ile manevi tazminat ve faizin başlangıç tarihi yönünden bozulması, diğer kısımlarının onanması üzerine bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, Mahkemece hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, uygulanacak faizin başlangıç tarihinin olay tarihi olması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, olayın davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, meydana gelen zarardan sorumlu olmadıkları ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı İdarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Temyiz istemine konu kararın, maddi ve manevi tazminat istemlerinin esasına yönelik kısmının incelenmesi:
İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, maddi ve manevi tazminat istemlerinin esasına yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat tutarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, adli yargının görevsizlik kararı üzerine idari yargıda açılan davalarda ön karar alınması amacıyla idareye başvuru yapılması şartı aranmadığından ve adli yargıda dava 18/12/2006 tarihinde açıldığından bu tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyize konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "... toplam 72.407,27.-TL maddi tazminatın,1.500,00-TL'lik kısmına görevsiz Mahkemede açılan dava tarihi olan 18/12/2006 tarihinden, 70.907,27 TL kısım için ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği 26/06/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile ödenmesine..." ibaresinin "toplam 72.407,27 TL maddi tazminatın, görevsiz Mahkemede açılan dava tarihi olan 18/12/2006 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin esas yönünden REDDİNE, davacıların temyiz isteminin yasal faizin başlangıç tarihi yönünden KABULÜNE,
2. Davanın kısmen kabulü kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/04/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.