T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2688
Karar No : 2023/1995
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, alımları bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle değinilen faturalara konu katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosuna göre 2016 yılının Aralık ve 2017 yılının Ocak ila Temmuz dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca aynı yılları için kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 5. maddesinin 9. fıkrasında, 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinin (b) fıkrasında, defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenlerin veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenlerin bu maddenin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinden yararlanamayacakları ancak değinilen fiillerden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanacaklarının hükme bağlandığı, Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin V-E-6/f-fç bölümünde; 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun veya yazının mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurulması, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergilerin, raporun veya yazının tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödenmesi ve Kanunun 5. maddesinde öngörülen diğer şartların yerine getirilmesi koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanılabileceğinin düzenlendiği, davacının, 2016 ve 2017 yıllarının sahte belge düzenleme şüphesi ile incelemeye başlandığı ve … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun düzenlendiği, söz konusu raporda davacının sahte belge düzenleyicisi olmadığı sonucuna ulaşıldığı, 06/09/2020 tarihli yazı ile bu durumun bildirildiği, söz konusu yazının tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde 7143 sayılı Yasanın 5. maddesi hükümlerinden yararlanabileceğinden haberdar edilmesi sonucu davacı tarafından 21/10/2020 tarihli dilekçe ile Pendik Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan vergi artırımı talebinini reddedilmesi üzerine dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı olayda, Mahkemelerince verilen ara kararıyla davacı hakkında düzenlenen olumlu raporun tebliğ edilmediği, davacının matrah artırımı hükümlerinden yararlanması için kanunda öngörülen bir aylık başvuru süresinin de, hakkında düzenlenen olumlu raporun tebliğinden itibaren başlamasının yasal zorunluluk olmasına rağmen, davalı idare tarafından söz konusu rapor davacıya tebliğ edilmeyerek bir aylık süre zarfında matrah artırımında bulunabileceğine ilişkin bir yazının tebliğ edildiği, bu durumun Genel Tebliğe dayandırıldığı, ancak söz konusu Tebliğdeki düzenleme uyarınca bir yazı tebliğ edilerek bu bir aylık sürenin başlatılmasının yasal olarak mümkün olmadığı ve Kanunda tebliği öngörülen belgenin ilgililer hakkında düzenlenen raporlar olduğu dikkate alındığında, yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmış ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacı taraf vekille temsil edilmemesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusu bu yönden kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin yapılan incelemeler neticesinde bir kısım alışlarını sahte belge ile faturalandırıp deftere kaydettiği anlaşılmış olup matrah artırımında bulunabileceğinin yazı ile davacıya bildirildiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.