T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2691
Karar No : 2023/850
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. … , Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/02/2022 tarih ve E:2020/2612, K:2022/584 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun … tarih ve … sayılı işlemiyle bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının ve bu kararın değiştirilmesi istemiyle yapılan 16/04/2020 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 22/02/2022 tarih ve E:2020/2612, K:2022/584 sayılı kararıyla;
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'un amacının, elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi olduğunun belirtildiği; elektronik haberleşme sektöründe yapılacak düzenlemelerde göz önünde bulundurulacak ilkelerin sayıldığı 4. maddesinin (b) bendinde, tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi ilkesine yer verildiği; Kurumun görev ve yetkilerinin sayıldığı 6. maddesinin (c) bendinde, abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmanın; (j) bendinde ise, kullanıcılara ve erişim kapsamında diğer işletmecilere uygulanacak tarifelere, sözleşme hükümlerine, teknik hususlara ve görev alanına giren diğer konulara ilişkin genel kriterler ile uygulama usul ve esaslarını belirlemenin, tarifeleri onaylamanın, tarifelerin denetlenmesine ilişkin düzenlemeleri yapmanın Kurumun görev ve yetkileri arasında sayıldığı; 12. maddesinin (e) bendinde, Kurum'un tüketicilerin korunması amacıyla işletmecilere yükümlülükler getirebileceğinin kurala bağlandığı; "Şeffaflığın sağlanması ve bilgilendirme" başlıklı 49. maddesinde, Kurumun, son kullanıcı ve tüketicilerin azami faydayı elde edebilmeleri ve hizmetlerin şeffaflık ilkesine uygun olarak sunulabilmesi için hizmet seçenekleri, hizmet kalitesi, tarifeler ile tarife paketlerinin yayımlanmasına ve benzer hususlarda abonelerin bilgilendirilmesine yönelik olarak işletmecilere yükümlülükler getirebileceği; işletmecilerin, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendireceği ve Kurumun bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleyeceği yönünde kurallara yer verildiği; 51. maddesinde, kişisel verilerin işlenmesi ve gizliliğin korunmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemelere yer verildiği; maddenin 12. fıkrasında, bu Kanun kapsamında kişisel verilerin gizliliğinin, güvenliğinin ve amacı doğrultusunda kullanılmasının temininden işletmecilerin sorumlu olduğu belirtilirken; 13. fıkrasında, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından belirleneceğinin kurala bağlandığı,
Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin "Şeffaflık ve bilgilendirme" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında, işletmecilerin, sundukları elektronik haberleşme hizmetlerine erişim ve bu hizmetlerin kullanımı ile ilgili olarak asgari aşağıdaki bilgiler olmak üzere, özellikle hizmetler arasında seçim yapılırken ve abonelik sözleşmesi kurulurken tüketicilerin karar vermelerinde etkili olabilecek hususlar ile dürüstlük kuralı gereğince bilgilendirilmelerinin gerekli olduğu her durumda talep olmaksızın tüketicileri bilgilendirmekle ve bu bilgilere kolayca ulaşılabilmesini sağlamakla yükümlü oldukları belirtilirken; fıkranın (b) bendinde, sunulacak hizmete ilişkin olarak; hizmetin tanımı ve kapsamı, hizmete erişim ve hizmetin kullanımı konusunda genel hüküm ve şartlar, hizmet için uygulanacak tarifeler ve varsa abonelik paketleri, tarifelerin içerdiği vergi türleri ile bu vergilerin tarifeler hesaplanırken tarifelere yansıtılma oranı, doğru tüketici algısının oluşması amacıyla tarifelerin yalnızca tüm vergiler dahil değeri, abonelik tesisi dolayısıyla alınacak diğer ücretler, tarife ücreti ile birlikte telsiz kullanım ücreti yansıtılacağına dair abonenin doğru değerlendirme yapabileceği açıklıkta bilgi sayıldığı; "Abonelik sözleşmelerinin uygulanması" başlıklı 8. maddesinin 2. fıkrasında, işletmecinin sunmadığı veya abonenin talep etmediği/onay vermediği hizmet için aboneye ücret yansıtamayacağı; 4. fıkrasında, işletmeci tarafından yapılan bilgilendirmelerde ve abone talebi/onayı ile tesis edilen tüm işlemlerde ispat yükünün işletmecide olacağı; 9. fıkrasında, abonenin onayının alınmasının, abonenin yapılan işlemlere dair kabulünü gösteren ispatlanabilir irade beyanı veya belgesinin sağlanması şeklinde yorumlanacağının kurala bağlandığı,
Aktarılan mevzuat kurallarının değerlendirilmesinden, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun, görev alanına giren konularda uygulama usûl ve esaslarını belirlemek, elektronik haberleşme hizmetleri ve altyapısı ile ilgili olarak bu konuda görevli işletmelerin mevzuata uygun olarak faaliyetlerini yürütmelerini denetlemek, bu hususta ilgili makamları harekete geçirmek ve gereken hâllerde kanunlarda öngörülen yaptırımları uygulamak hususlarında görev ve elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi ve altyapısının işletilmesi ile ilgili olarak sektörün faaliyetlerini tam bir rekabet ortamı içinde gerçekleştirmelerini sağlamak ve tüketici hak ve menfaatlerini korumak konusunda gerekli düzenlemeleri yapma ve işletmecilere yükümlülükler getirebilme yetkisinin bulunduğunun anlaşıldığı,
Dava dosyasının incelenmesinden, abone cihaz ekranlarına anlık olarak gönderilen bildirimler (pop-up, push notification vb.) ile tarife/kampanya değişikliği, tarife/paket satışı, kampanyaya katılım, taahhüt, faturasız hatta geçiş için ödeme tipi değişikliği, kişisel verilerin işlenmesine yönelik rıza gibi malî ve hukukî yükümlülükler doğuran işlemlerin gerçekleştirilmesine yönelik işletmecilerin uygulamaları nedeniyle Kuruma yapılan çok sayıda tüketici şikâyeti üzerine başlatılan çalışma neticesinde alınan … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile, GSM, IMT-2000/UMTS VE IMT işletmecileri tarafından kişisel verilerin işlenmesine yönelik rıza, tarife/kampanya değişikliği, tarife/paket satışı, kampanyaya katılım, taahhütlü paket alımı, faturalı/faturasız hat geçişi ve benzeri hukukî ve malî sonuç doğuran işlemlere yönelik olarak; 1-SIM uygulamaları, internet siteleri, mobil uygulamalar ve benzeri mecralar üzerinden gönderilen anlık bildirim ekranları (pop-up, booster, push notification ve benzeri) ile onay/rıza alınacak hâllerde, (a)-Bildirim ekranında mer'i mevzuatta yer alan bilgilendirme ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesi, (b)-Abonelere kısa mesaj ile gönderilecek veya anlık bildirim ekranında yer alacak tek kullanımlık şifrenin bildirim ekranına girilerek doğrulanması, (c)-Belirtilen kısa mesajda veya anlık bildirim ekranında ilgili işlem hakkında asgari işlemin adına ve varsa mer'i mevzuat kapsamında yapılması gereken diğer bilgilendirmelere de yer verilmesi hâlinde onayın/rızanın geçerli olacağı; 2-Her bir bildirim ekranında abonenin ilgili ekrandan çıkması için "iptal/hayır/vb." gibi bir seçenek sunulması; 3-Onay/rıza sonrasında ilgili işlemin gerçekleştirildiğine dair bilgilendirme kısa mesajının abonelere gönderilmesi; 4-Bu Kurul kararının 20/04/2020 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmesine karar verildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, anlık bildirim ekranları kullanılarak gerekli bilgilendirme yapılmadan ve güvenli bir yöntem kullanılmadan alınan onay ve rızalar nedeniyle malî ve hukukî yükümlülükler doğuran işlemlerin gerçekleştirilebildiği, dava konusu Kurul kararının tüketiciler tarafından Kurum’a iletilen bu yöndeki şikâyetler üzerine başlatılan çalışmalar neticesinde tüketici hak ve menfaatlerinin korunması ve uygulamada yeknesaklığın sağlanması amacıyla tesis edildiği, herhangi bir internet sitesine veya mobil uygulamaya kimlik doğrulama yöntemiyle giriş yapılmasının, anlık bildirim ekranları vasıtasıyla alınan abone onayları sebebiyle tüketici mağduriyetlerinin yaşanmasını engellemeyeceği, sadece kısa mesaj ile değil anlık bildirim ekranı üzerinden de tek kullanımlık şifre gönderilebileceği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında ve bu kararın değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin görüş alma sürecinde belirtmediği ve tüketici şikayetine de konu olmayan alanlarda düzenleme yaptığı, belirtilenden fazla alanda düzenleme yapmasının hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği ve bu konuya ilişkin iddialarına gerekçeli kararda değinilmediği; tüketici şikayetlerine konu olmayan alanlarda düzenleme yapılmasının sebep ve konu unsuru arasındaki nedensellik bağının kopmasına neden olduğu, uyuşmazlıkta yalnızca davalının beyanlarının baz alınarak değerlendirme yapıldığı; dava konusu düzenlemede zorlukta yeknesaklığın seçildiği ve hem tüketicinin hem de işletmecinin menfaatinin göz ardı edildiği; düzenlemenin işletmecilere ek maliyet getirdiği, kaynakların etkin ve verimli kullanılması ilkesinin ihlâl edildiği, farklı yöntemlerle daha az maliyetle düzenlemeye uyum söz konusu olabilecekken kaynakların verimli kullanılması ilkesinin gözetilmediği; temyize konu kararın eksik incelemeye dayalı olarak verildiği; 6698 sayı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nda belirtilenden daha fazla şekil şartı getirildiği, yaşanan olağanüstü süreç dikkate alındığında düzenlemenin yürürlüğe girmesi için öngörülen 20 günlük sürenin çok kısa olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 22/02/2022 tarih ve E:2020/2612, K:2022/584 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 26/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.