T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2699
Karar No:2023/478
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …,
Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
…
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : … Havacılık Savunma Sanayi Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gübre takip sistemi ile ilgili tüm iş ve işlemleri münhasıran yürüten … Havacılık Savunma Sanayi Ticaret A.Ş.’nin yasal tekel konumunu aşırı fiyat, mal vermenin reddi ve ayrımcılık uygulamaları ile kötüye kullandığı iddiasıyla yapılan şikâyetin reddi ile soruşturma açılmamasına ilişkin … tarih … sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; Bakanlık (Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı/Tarım ve Orman Bakanlığı) ile müdahil şirket arasında yapılan sözleşme hükümleri gereğince müdahil şirketin fiyat belirleme yetkisinin bulunmadığı, fiyatların Bakanlık tarafından belirlendiği, ürünlere ilişkin faturalandırmanın da bu sözleşmede belirlenen ve her yıl Bakanlık tarafından yeniden belirlenen oranlar ve şartlar üzerinden yapıldığı, ödeme yapmayanlara DNA Barkod ve Karekod sağlanmayacağının sözleşmede kararlaştırıldığı, davalı idare tarafından müdahil şirkette ve Bakanlık kayıtlarında yapılan incelemeler sonucunda ücretini ödemeyen diğer gübre üreticilerine DNA Bandrol ve Barkod sağlandığına ya da sistemin ücretini ödemeyen kullanıcılara açık olmasına rağmen davacıya kapatıldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, davacı tarafından da bu yöndeki bir uygulamaya yönelik somut bilgi ve belge sunulamadığı, davacının borcunu ödememesi üzerine sisteme girişinin müdahil şirket tarafından Bakanlık görüşü alınarak engellendiği, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacıya hizmet sağlanmamasının sözleşmeden kaynaklandığı ve yükümlüğünü yerine getirmeyen müşteriye hizmet sağlanmamasının ayrımcılık olmadığı, ücretlerin Bakanlık tarafından belirlenerek yayımlandığı ve gübre takip sisteminin Bakanlık tarafından denetlendiği dikkate alındığında, ücretlendirmede ayrımcılık yapılmasına imkân bulunmadığı gibi davacı tarafından bu iddiaya yönelik somut delil de sunulmadığı, öte yandan, soruşturmada ücretini ödemeyen diğer firmaların da sisteme erişiminin engellendiğinin tespit ediliği, firmalar arasında ayrımcı uygulama yapılmadığı, davacının şikâyet dilekçesinde belirtilen iddiaların incelenmesi için müdahil şirkette yapılan yerinde incelemede rekabetin sınırlandırıldığına ya da ayrımcılık yapıldığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmaması üzerine Bakanlık'tan gübre takip sistemine ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, gelen cevaplarda da ayrımcılığa ve rekabetin sınırlandırılmasına yönelik uygulamalara rastlanmaması üzerine davalı idare tarafından soruşturma açılmamasına karar verildiği, davacı tarafından ileri sürülen hususlara ilişkin somut veriler sunulmadığı ve iddiaların soyut nitelikte olduğu görüldüğünden, davacının eksik inceleme yapıldığına ilişkin iddiasına itibar edilmediği, bu itibarla, davacı tarafından yapılan şikâyetin reddi ile müdahil şirket hakkında soruşturma açılmamasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ön araştırma sürecinde yapılan yerinde incelemede herhangi bir bilgi belge elde edilememesinin eksik inceleme yapıldığını ortaya koyduğu, soruşturma açılmamasına karar verilebilmesi için hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde rekabetin sınırlandırılmadığının kanıtlanması gerektiği, Kurul tarafından yalnızca hakkında şikâyette bulunulan teşebbüsün cevaplarına dayanılarak ihlâlin kanıtlanamadığı gerekçesiyle karar verildiği, ayrımcılık iddialarının tam olarak incelenebilmesi için gübre takip sistemi kullanıcısı tüm firmaların ödemelerini düzenli şekilde yapıp yapmadığının, ödeme yapmayan tüm firmaların aynı muameleye tâbi tutulup tutulmadığının ve tüm firmalara aynı fiyat, vade ve ödeme koşullarının uygulanıp uygulanmadığının araştırılması gerektiği, dava konusu Kurul kararında şikâyet sebebi olarak ileri sürülen tüm iddiaların cevaplanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesindeki iddiaların hukukî dayanağının bulunmadığı, şikâyet başvurusunda ileri sürülen iddiaların çok yönlü olarak incelendiği, ön araştırma kapsamında elde edilen belge ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda rekabetin kısıtlanmasının söz konusu olmadığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya konulduğu; davalı yanında müdahil tarafından, gübre takip sisteminin Bakanlığın yetkisi dâhilinde kamu güvenliği ve kamu yararı gözetilerek uygulanan bir proje olduğu, eksik inceleme yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, idare tarafından şirket genel merkezinde yapılan yerinde incelemede detaylı incelemeler gerçekleştirildiği, Bakanlık tarafından belirlenen fiyatlarının değiştirilmesi mümkün olmadığından fiyatlandırmada ayrımcılık yapıldığı iddiasının mesnetsiz olduğu, fatura ödenmemesi hâlinde sisteme girişin engellenmesinin hukukî dayanağının bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.