T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2701
Karar No : 2023/1495
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … Odası
VEKİLİ: Av. …
2- … Odası
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/02/2022 tarih ve E:2020/8132, K:2022/1740 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin; 4. maddesinin, 5. maddesinin, 6. maddesinin, 7/1. maddesinin (c), (ı), (i), (j), (g), (k) fıkralarının, 8/1, 8/2, 8/3, 8/8, 8/10, 8/11, 8/12. maddesinin, 9/1, 9/2, 9/4, 9/5. maddesinin, 11/1, 11/2, 11/3, 11/4. maddesinin, 12/3. maddesinin, 14/1. maddesinin (i), (g), ve (ğ) fıkralarının, 15/2, 15/3, 15/4. maddesinin, 16 ve 17. maddesinin, 19/1. maddesinin (ç) bendinin, 20/1 maddesinin (c) fıkrasının, 20/2 maddesinin (d) fıkrasının, 21/2 ve 21/5. maddesinin, 23/6. maddesinin (v) fıkrasının, 24/1, 24/3 maddesinin, 24/10. maddesinin (j) fıkrasının, 26/1, 26/2, 26/3 maddesinin, 24/6 maddesinin (d) fıkrasının, 26/7 maddesinin, 27/1 maddesinin (f) fıkrasının, 30/1, 30/2, 30/3 maddelerinin, 31/1 maddesinin, 33/1 maddesinin, 36. maddesinin, Geçici 2. ve 3. maddelerinin, Ek-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ekinin, Ek-2 Kentsel, Sosyal ve Teknik Altyapı ekinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/02/2020 tarih ve E:2018/2316 K:2020/278 sayılı "gerekçesiz karar verilemeyeceği" yolundaki bozma kararına uyularak verilen Danıştay Altıncı Dairesinin 17/02/2022 tarih ve E:2020/8132, K:2022/1740 sayılı kararıyla;
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Planın unsurları" başlıklı 15. maddesinin 2 ve 3. fıkraları yönünden yapılan değerlendirmede:
İptali istenilen 15. maddenin 2. fıkrasında yer alan "...ve benzeri konularda...", 3. fıkrasında yer alan "...çeşitlendirilebilir." ibareleri yönünden; planların yapılmasına ilişkin esasların, ilkelerin, plan unsurlarının açıklandığı düzenleyici metinlerde temel ilke ve esaslar belirlendikten sonra, ihtiyaç olabilecek her ayrıntının tek tek öngörülerek açıklanabilme olanağı bulunmadığı gibi sayma yöntemiyle yapılan bir düzenlemenin uygulamada yetersiz kalabileceği de açık olduğundan, örnekleme yöntemiyle yapılan ve benzer durumlarda çözüm olanağı sağlayan ibarelere yer verilmesinde planlama tekniğine ve hukuka aykırılık görülmediği,
Ek-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri Eki'ne yönelik yapılan değerlendirme:
Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (j) ve (i) bentlerine yer verilerek, şefkat evlerinin, sosyal yaşamın niteliğini ve düzeyini artırmak amacı ile toplumun faydalanacağı sosyal tesis alanı olarak tanımlandığı, sosyal ve kültürel tesis alanları için standartın belirlenmiş olması nedeniyle şefkat evlerinin de sosyal ve kültürel tesis alanlarına ilişkin belirlenen standartlara tabii olduğu, şefkat evlerinin yapımında ihtiyaç duyulan alanların ise, imar planlarının yapımında Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereği ilgili kamu kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınarak, yatırımcı kuruluşun görüşü doğrultusunda belirleneceği açık olduğundan, şefkat evleri için ayrıca standart tanımlanmamasında hukuka aykırılık görülmediği,
"Sosyal altyapı alanları" tanımında açık ve yeşil alanlar tanımlanmak suretiyle aktif yeşil alanların belirlendiği, Ek-2 tabloda da bu alanlara yönelik standartlar gösterildiği, pasif yeşil alanların ise, toplumun kullanımına uygun olmayan, mezarlık, askeri yeşil alanlıklar, trafik adaları, tarımsal yeşil alanlar, fidanlıklar gibi alanları ifade ettiği, bu durumda, pasif yeşil alanların niteliği gereği bir standart belirlenmesinin mümkün olmadığı, öte yandan pasif yeşil alanların EK-2 tabloda belirlenen yeşil alan standardı dışında tutulmasının kentteki yeşil alanların artmasına neden olacağı da açık olduğundan, pasif yeşil alanların uygulama imar planı gösteriminde yer almasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, açık ve kesin ifadeler kullanılması gereken düzenlemede, muğlak ifadelere yer verilmesinin isabetli olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üye … 'in, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin davacı Odaların menfaatini etkilemediği, bu nedenle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davacı Odaların dava açma ehliyetlerinin bulunduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 17/02/2022 tarih ve E:2020/8132, K:2022/1740 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 21/06/2023 tarihinde, usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.