T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2702
Karar No : 2022/3670
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2019/6715, K:2021/4545 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarih ve 2016/426 sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve anılan karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/12/2021 tarih ve E:2019/6715, K:2021/4545 sayılı kararıyla;
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1., 2. ve son fıkraları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 161. maddesinin 1. fıkrası, 172. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarında yer alan kurallar aktarılarak,
Uyuşmazlığa konu olayda, Emniyet Genel Müdürlüğü içerisinde dinlemeye elverişli bir ekipmanın bulunmuş olması karşısında, evrakın soruşturma defterine kaydından sonra bu cihazın kim veya kimlerin dinlenmesi için yerleştirilmiş olduğunun odayı kullanan kişilerin "mağdur" sıfatıyla beyanlarına başvurulmak suretiyle açıklığa kavuşturulması gerektiği,
Bununla birlikte, böcek olarak tabir edilen ve ortam dinlemeye yarayan elektronik cihaz ve ekipmanına yönelik olarak Polis Başmüfettişinin yaptığı araştırmayla yetinilmeyerek olay mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği,
Oysa, dosya kendisine tevdi edilen davacı tarafından bu yönde bir araştırma yapılmadığı ve evrakın kendisine havale edilmesinden itibaren 4 gün sonra, suç işlendiğine dair herhangi bir somut durumun elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğinin görüldüğü, anılan kararın, gerçekte mağdur olduğu anlaşılan M.A. dahil olmak üzere ekipmanın bulunduğu odayı kullanan kişilerden hiçbirisine tebliğ edilmediği gibi, M.A.'nın kendi imkanlarıyla temin ettiği bu karara karşı yaptığı itirazın da kabul edilmediği ve vekili tarafından Datça Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla Sincan (Ankara Batı) Ağır Ceza Mahkemesine itiraz dilekçesi gönderilmek zorunda bırakıldığı,
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün içerisinde bulunan imamın sorumluluğu altındaki örgüt üyeleri ile sohbetlere katılan esnaf, memur vb. listesini, bunların irtibat bilgilerini, anılanlardan ne kadar himmet alındığını, kendilerine bağlılık derecesini, ne iş yaptığını, sohbetlerdeki tutum ve davranışlarını, yeni atanan kamu kurum/kuruluş yetkililerinin tutum davranışlarını takip ettiği, kendilerinden olan ve olmayanları belirlediği, kişisel zaafları dahil şahıslar hakkında biyografik bilgi formları tutarak insanları fişlediği dikkate alındığında, uyuşmazlığa konu olayda, söz konusu "kovuşturma yapılmasına yer olmadığına" dair kararın, ortam dinlemesi yapan kişileri korumak amacıyla ve FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda verildiği, davacının bu eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığı,
Kaldı ki, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, Dairelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile, "davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,
Bu itibarla, davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararında, bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E..., K:...sayılı kararında ve anılan karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 5273 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 139. maddesi uyarınca "kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması" suçunun şikayete tabi olduğu, Polis Başmüfettişi tarafından odayı kullanan kişilerin ifadelerinin alındığı, bu kişilerin hiçbirinin şikayetçi olmadığı, dosyada şikayetçi bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Cumhuriyet savcısının, şikayetçi varsa ve şüpheli tespit edilemediyse şüpheliyi tespit etmeye çalışacağı, ancak şikayet yoksa mağduru aramakla görevli olmadığı, dosyada şikayetçi bulunmaması nedeniyle kararın odayı kullanan kişilere tebliğ edilmediği, olayla ilgili Polis Başmüfettişi tarafından parmak izi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosyanın kendisine geldiğinde olayın üzerinden 2 ay geçtiği, bu tarih itibarıyla olay mahallindeki bulgu ve delillerin ortadan kalkmış olduğu, bu nedenle keşfin hiçbir anlamının olmayacağı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine karar verilmiş olmasının da haklılığını ortaya koyduğu, itirazı reddeden hakimlere ceza verilmezken kendisine verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 14/12/2021 tarih ve E:2019/6715, K:2021/4545 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 19/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.