T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2715
Karar No : 2023/1605
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : ... 'ın mirasçıları;
1- ...
2- ... (velayeten ... )
3- ...
4- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2017/4521, K:2021/4156 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi ile 667 sayılı KHK'nın 3. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2017/4521, K:2021/4156 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 667 sayılı KHK'nın (6749 sayılı Kanun'un) Anayasa'ya aykırı olduğu; gerekçeli karar, savunma ve makul sürede yargılanma haklarının, hak arama özgürlüğünün, hukuk devleti, kanun önünde eşitlik, Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkelerinin ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, bağımsız ve tarafsız bir yargılama yapılmadığı, ByLock'un delil olarak dikkate alınmaması gerektiği, usul ve Kanun'a aykırı Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareden, savunma alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında "Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü; aynı maddenin yedinci fıkrasında ise, temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2. ve 6. fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; Danıştay Beşinci Dairesinin 29/11/2021 tarih ve E:2017/4521, K:2021/4156 sayılı kararı, davacılar (mirasçılar) vekili tarafından adli yardım istemli olarak temyiz edilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/10/2022 tarih ve E:2022/2715 sayılı ara kararıyla yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadıklarını gösteren mali durumlarına ilişkin belgeleri sunmaları için davacılara otuz gün süre verilmiştir.
Verilen sürede ara kararın gereğinin yerine getirilmemesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/01/2023 tarih ve E:2022/2715 sayılı kararıyla adli yardım istemleri reddedilerek, 11/04/2023 tarihli yazı ile temyiz dilekçesinin işleme konulabilmesi için verilmesi zorunlu olan harç ve posta ücretinin yedi gün içinde tamamlanması ve buna ilişkin alındıların bir dilekçe ile birlikte Kurula gönderilmesi gerektiği, anılan tutarın belirtilen süre içerisinde yatırılmaması hâlinde 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verileceği hususu davacılar vekiline bildirilmiştir.
Dosya evrakına bakıldığında, anılan yazının davacılar vekiline 17/04/2023 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, talep edilen harç ve posta ücretinin süresi içerisinde yatırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda belirtilen 48/7. maddesi uyarınca davacıların temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48/7. maddesi uyarınca kararın davacılar tarafından TEMYİZ EDİLMEMİŞ SAYILMASINA,
2. 06/07/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.