T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2723
Karar No : 2023/28
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 10/02/2022 tarih ve E:2020/3077, K:2020/436 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Hakimi olarak görev yapmakta iken, ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin 05/02/2020 tarih ve E:2016/76, K:2020/19 sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 10/02/2022 tarih ve E:2020/3077, K:2020/436 sayılı kararıyla;
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesine atıfta bulunularak,
Uyuşmazlıkta, şüphelilerin hukuki durumlarını aydınlatan ve bu konuda teknik bilgiler içeren TÜBİTAK BİLGEM tarafından gönderilen belgelerin suç eşyası muamelesine tabi tutulmak suretiyle delil mahiyetinde değerlendirilmediği ve yargılama sırasındaki dosyaya konulması taleplerinin davacının da aralarında bulunduğu ilgili hakimler tarafından reddedildiğinin görüldüğü,
Dava dosyasına sunulan ve TÜBİTAK BİLGEM tarafından gönderilen bu belgelerin şüphelilerin lehine apaçık bir delil niteliğinin bulunduğu,
FETÖ/PDY terör örgütünün, kadrolaştığı özel yetkili savcılıklar/mahkemeler aracılığıyla, üretilmiş deliller ve asılsız ihbar mektupları üzerinden tasarlayıp uygulamaya koyduğu Ergenekon, Askeri Casusluk ve Balyoz gibi kumpas davaları ile Türk Silahlı Kuvvetlerindeki kendisine muhalif çok sayıda subay, astsubay, uzman ve askeri öğrencinin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesini sağlayarak kendi mensuplarına alan açtığı, 17/25 Aralık tarihlerinde, yine örgütün Hükümeti devirmeye teşebbüs etmesi ile, örgütün amacının tüm kamuoyu tarafından bilinebilir hale geldiği, bahse konu davaların da, Türk Silahlı Kuvvetlerine kumpas amacıyla uygulamaya konulan soruşturma ve davalar olduğunun ortaya çıktığının bilindiği, bu nedenle uyuşmazlığa konu olayın bu kapsamda ele alınıp değerlendirilmesi gerektiği,
Bu haliyle, ... kapatılan CMK 250. maddesi ile yetkili) ... Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi olarak görev yapan davacının, Mahkemelerinin 2011/37 esas sayısına kayden görülen ve "İstanbul Askeri Casusluk Davası" olarak bilinen davanın soruşturması sırasında TÜBİTAK BİLGEM güvenlik müdürü olarak görev yapan ... hakkında lehe delil niteliğinde bulunan söz konusu belgeleri, delillerin ve tutukluluğun değerlendirilmesi duruşmalarında kapsam dışı bırakmak suretiyle adı geçen şahsın tutuklu kalmasına ve görevine son verilmesine neden olması şeklindeki eyleminin, FETÖ/PDY terör örgütünün plânlı organizasyonunun bir parçası olarak hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğunun anlaşıldığı,
Netice itibarıyla, davacının yukarıda yer verilen eyleminin mesleğinin şeref ve onurunu bozacak nitelikte olduğu ve davacının mesleğini yargı görev ve yetkisi dışında bir amaç ile hareket ederek araç olarak kullandığı sonucuna ulaşıldığı,
Kaldı ki, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği ve bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedildiği,
Davacı tarafından, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın ise, Dairelerinin 22/10/2021 tarih ve E:2017/4802, K:2021/3222 sayılı kararıyla; "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir..." gerekçesiyle reddedildiği,
Bu itibarla, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin 02/10/2018 tarih ve E:2016/76, K:2018/565 sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, hakkında başlatılan disiplin soruşturmasında savunma yapabilmesi için gerekli bilgi-belgeler ile yeterli zamanın verilmediği, soruşturmayı yürüten müfettiş tarafından olayın tüm sorumluluğunun kendisine yüklendiği, ceza yargılamasını yürüten bazı başkan ve üyeler hakkında herhangi bir işlem yapılmazken kendisinin meslekten çıkartılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, hakkında açılan ceza davasında verilen mahkumiyet hükmünün kesinleşmediği, buna rağmen bu hususun karara gerekçe yapılmasının masumiyet karinesine ve lekelenmeme hakkına aykırı olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 10/02/2022 tarih ve E:2020/3077, K:2020/436 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 19/01/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.