T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2769
Karar No : 2023/1724
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ... Metal Demir Çelik Depolama Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde öngörülen sorumluluk, beyannameleri imzalayan muhasebecilerin, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeler ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından kaynaklanan bir sorumluluk türü olduğu, uyuşmazlıkta; asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, müşavirlik hizmeti verilen mükellefin sahtecilik faaliyeti ile ilgili olumsuz tespitlerde bulunulduğu, davacı hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda belirtilen bazı eylemlerinin kusur ve ihmale dayandığı, raporda belirtilen olumsuz tespitlerin davacının mesleki özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı davranış niteliğinde bulunduğu, sahtecilik faaliyetine yardım ve bu eylemleri kolaylaştırma yönünde mesleki bilgi ve tecrübesini kullandığını ispata yeterli olmadığı, gerek görüş ve öneri raporunun gerekse vergi tekniği raporunun asıl borçlu şirketin sahte belge düzenleme faaliyetinden dolayı elde edilen tüm komisyon gelirinden davacının mesleki sorumluluk kapsamında sorumlu tutulması gerektiğini kanıtlamak için yeterli verileri içermediği, dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmadığı, görevi muhasebeciliğini yaptığı şirketin defter ve belgelerini muhasebe kurallarına göre tutmak olan muhasebecilerin, gerekli araştırma ve incelemeyi yapmamaktan sorumlu tutulması ve bu durumu vergi dairelerine bildirmemekten dolayı vergi ve cezaların kendilerinden tahsil edilmesini gerektiren herhangi bir yasal düzenlemenin olmadığı, bu hususun sadece Genel Tebliğ hükümlerine dayandırıldığı, dolayısıyla yasa ile düzenlenen mesleki sorumluluğun kapsam ve koşullarının ancak yasada düzenlenen ilkelere aykırı olmamak ve kişilerin aleyhine olacak şekilde genişletmemek suretiyle alt düzenleyici işlemlerle düzenlenebileceği ilkesine uygun davranılmadığı anlaşıldığından, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaparak kazancını gizlediği görüşünden hareketle bulunan matrahlar üzerinden re'sen salınan cezalı vergilerden serbest muhasebeci mali müşavir olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan bahisle tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının muhasebe hizmeti verdiği firmanın sahte belge düzenleyicisi olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesi ve bu maddenin Maliye Bakanlığı'na verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 4 Seri Nolu Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliği gereğince serbest muhasebeciler ve serbest muhasebeci mali müşavirlerin defterlerini tuttukları ve beyannamelerini imzaladıkları mükelleflerin hesap ve işlemlerinin doğruluğundan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin yasaya uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.