T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2827
Karar No : 2023/300
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Restorant Ltd.Şti
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-… Bakanlığı
VEKİLİ : Av…
2-… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 10/02/2022 tarih ve E:2020/2160, K:2022/1329 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan yapının 5/A nolu bağımsız bölümünde kiracı olan davacı tarafından; riskli olduğu tespit edilen yapının alt yapı hizmetlerinin durdurulması ve tahliyesine yönelik Beyoğlu Belediye Başkanlığının …tarih ve … sayılı işleminin malik tarafından davacıya ihtar edilmesi üzerine, anılan işlem ile dayanağı olan 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 10/02/2022 tarih ve E:2020/2160, K:2022/1329 sayılı kararıyla;
Davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Ondördüncü Dairesinin 15/12/2015 tarih ve E:2015/8680, K:2015/10091 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/10/2018 tarih ve E:2016/2365, K:2018/4175 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak işin esası incelenmiş,
Davacının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 3/1. maddesinin Anayasa'ya aykırılığı yolundaki iddiasının; Anayasa Mahkemesinin 26/07/2014 tarih ve 29072 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/02/2014 tarih ve E:2012/87, K:2014/41 sayılı kararı ile; anılan hüküm yönünden iptal isteminin reddine karar verildiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 152. maddesinin son fıkrası uyarınca, Anayasa Mahkemesinin işin esasına girerek verdiği ret kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun hükmünün Anayasa'ya aykırılığı iddasıyla tekrar başvuruda bulunulamayacağı dikkate alındığında, değerlendirilmesinin hukuken mümkün bulunmadığı,
… ili, … ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın mülkiyetinin … Konaklama Seyahat Turizm AŞ.'ne ait olduğu, davacı tarafından kiralanarak ticari faaliyetlerinde kullanılan yapı hakkında maliki tarafından riskli yapı olduğunun tespiti istemiyle 6306 sayılı Kanun uyarınca başvuruda bulunulduğu, Beyoğlu Belediye Başkanlığının … tarih ve Ç-… sayılı işlemiyle binanın riskli yapı olduğunun tespit edildiği, daha sonra Beyoğlu Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı "yapının tahliyesi, altyapı hizmetlerinin durdurulması ve yıkımı için altmış gün süre verilmesine, durum hakkında ayni ve şahsi hak sahiplerine noter kanalıyla tebligatta bulunulmasına" ilişkin işleminin, malik tarafından davacıya … Noterliğinin … tarih ve … yevmiye numaralı işlemiyle ihtar edilmesi üzerine anılan işlem ile anılan işlemin doğrudan kendisine tebliğini, itiraz hakkını ve dava hakkını ortadan kaldıran 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 7/6. maddesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı,
Dava konusu Yönetmelik'in 7. maddesinin 6. fıkrası yönünden;
Davacı tarafından; riskli yapı tespitine karşı malikler veya kanunî temsilcilerince on beş gün içinde riskli yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe verilecek bir dilekçe ile itiraz edilebileceği yolundaki hükmün dayanağı olan 6306 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa'ya ve insan haklarına aykırı olduğundan bahisle hukuka aykırı olduğunun ileri sürüldüğü,
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyadaki bilgi ve belgeler ile Anayasa Mahkemesinin 27/02/2014 tarih ve E:2012/87, K:2014/41 sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu Yönetmelik kuralının dayanağı 6306 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin Anayasa'ya uygun olduğu, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisi uyarınca dava konusu Yönetmelik kuralının öngörüldüğü, normlar hiyerarşisine, dayanağı Kanun maddelerine ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı ilkesine uygun olarak, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda düzenleme yapıldığı sonucuna ulaşıldığı,
Öte yandan; iptali istenilen kuralın başka bir davacı tarafından iptali istemiyle açılan dava sonucunda; Danıştay Altıncı Dairesinin 12/06/2019 tarih ve E:2019/2476, K:2019/5516 sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/09/2021 tarih ve E:2019/2842, K:2021/1573 sayılı kararıyla onandığının görüldüğü,
Dava konusu Beyoğlu Belediye Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi yönünden;
Dosyanın incelenmesinden; Beyoğlu Belediye Başkanlığınca riskli olduğu tespit edilen yapının alt yapı hizmetlerinin durdurulması ve tahliyesine yönelik işlemin malik tarafından davacıya ihtar edilmesi üzerine, anılan işlemin ve riskli yapı tespit işleminin doğrudan kendisine tebliğ edilmediğinden bahisle riskli yapı tespiti ve anılan işleme karşı itiraz etme ve dava açma hakkını kullanamadığını ileri sürerek anılan işlemin ve bu duruma neden olan Yönetmelik kuralının dava konusu edildiğinin anlaşıldığı,
Uyuşmazlıkta; söz konusu riskli yapının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında olduğu anlaşıldığından; 17/11/2021 tarihinde verilen ara kararı ile; anılan yapının yıkım veya güçlendirilmesinden önce Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulundan görüş alınıp alınmadığı taraflara sorulmuş, bunun üzerine, davalı idareler tarafından dosyaya sunulan belgelerde, yapının tahliye edildiği, ancak yıkımının yapılmadığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla, anılan yapının ön ve arka cepheleri askıya alınmak suretiyle yapılacak olan otel fonksiyonlu tadilat restorasyon projesinin uygun olduğuna karar verildiğinin görüldüğü,
Bu durumda; riskli yapı tespitinin kesinleşmesi nedeniyle yapının altyapı hizmetlerinin durdurularak yıkılmadan veya güçlendirilmeden önce nüfus ve eşyadan tahliye edilmesinin hem 6306 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirlenen fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama amaçlarına ulaşmak ve kentsel dönüşüm sürecini sürüncemede bırakmamak hem de hayatın olağan akışı sebebiyle zorunlu bir işlem olduğu, bu durumun yapıda faaliyet yürüten şahsi hak sahibi davacıya bildirilerek, belirtilen sürede yapıyı tahliye etmesinin istenilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, riskli yapı raporu alınarak hakkında yıkım kararı verilen dava konusu taşınmazın, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun kapsamında koruma altında olduğu; diğer yandan riskli yapı tespiti yapılan binada 2005 yılında güçlendirme çalışmalarının yapıldığı ve güçlendirmesi yapılmış ve halihazırda kullanımda olan bir binanın, güçlendirme çalışmalarının üzerinden on yıl süre bile geçmeden ve bu arada herhangi bir doğal veya beşeri afet yaşamadan riskli yapı belirtmesi yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu; kanun ve yönetmelik ile riskli yapı kararlarına itiraz hakkının sadece malikler veya onların kanuni temsilcileriyle sınırlandırıldığı, hal böyleyken kiracı konumunda bulunduğundan itiraz hakkının olmaması sebebiyle söz konusu riskli yapı kararının binanın tek maliki bulunması dolayısıyla itiraz görmeden kesinleştiği, 6306 sayılı Kanun'un taşınmaz malikine verdiği yetkilerin, kiracı karşısında zaten güçlü konumda bulunan malikin konumunu daha da güçlendirdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuş, Beyoğlu Belediye Başkanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 10/02/2022 tarih ve E:2020/2160, K:2022/1329 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan ...0-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.