T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2832
Karar No : 2023/628
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sendikası
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Haz. Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/06/2022 tarih ve E:2017/1666, K:2022/2730 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 22/01/2015 tarih ve 29244 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik"in 4. maddesinin 7. fıkrasındaki "Toplu iş sözleşmesinin süresi, ihale sözleşmesinin süresini geçemez." kuralının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 20/06/2022 tarih ve E:2017/1666, K:2022/2730 sayılı kararıyla;
22/01/2015 tarih ve 29244 sayılı Resmî Gazete'de Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğin yayımlandığı, söz konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 7. fıkrası "Toplu iş sözleşmesi, her bir ihale sözleşmesi dikkate alınarak işyeri düzeyinde imzalanır. Toplu iş sözleşmesinin süresi ihale sözleşmesinin süresini geçemez." şeklinde iken 17/03/2015 tarih ve 29298 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2. maddesi ile anılan Yönetmelik düzenlemesinin "(7) 6356 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmak kaydıyla toplu iş sözleşmesinin süresi, ihale sözleşmesinin süresini geçemez." şeklinde değiştirildiği;
Tepebaşı Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ile İlyas Çağıran arasında hizmet alım işine ilişkin sözleşme imzalandığı, davacı işçi sendikasının anılan iş yerinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğuna dair yetki belgesi verilmesi yönündeki talebinin reddi üzerine açılan davada Eskişehir 2. İş Mahkemesi tarafından davacının talebinin kabulüne karar verildiği, anılan kararın onanarak kesinleştiği ve davacıya yetki belgesi verildiği;
Bu sırada, … Belediyesi ile … arasındaki hizmet alım sözleşmesinin süresinin sona erdiği ve … Tük. Tar. İnş. Ltd. Şti. ile idare arasında yeni bir hizmet alım sözleşmesi imzalandığı, davacı işçi sendikası tarafından, toplu iş sözleşmesi prosedürünün anılan şirket ile yürütülmesi talebiyle … Çalışma ve İşkurumu İl Müdürlüğüne yaptığı başvurunun dava konusu Yönetmelik düzenlemesi uyarınca yerinde görülmemesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davalı idarenin, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının da hasım mevkine alınması gerektiği yönündeki usule ilişkin itirazının, dava konusu Yönetmeliğin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulduğu gerekçesiyle yerinde görülmediği;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Toplu iş sözleşmesi ve toplu sözleşme hakkı" başlıklı 53. maddesi, 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 13. maddesiyle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun "Fiyat farkı verilebilmesi" başlıklı 8. maddesine eklenen 3. fıkrası, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinin (h) bendi, "Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği" başlıklı 33. maddesi, "Toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi" başlıklı 34. maddesi ile 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun "Toplu iş sözleşmesinin şekli ve süresi" başlıklı 35. maddesi ve "Yetki" başlıklı 41. maddesinin 4. fıkrasına yer verilerek;
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 4735 sayılı Kanun'un "Fiyat farkı verilebilmesi" başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmelerinde asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak toplu iş sözleşmelerinin, alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla kamu işveren sendikalarından birisi tarafından yürütülerek sonuçlandırılmasının öngörüldüğü;
Anılan Kanun'un gerekçesinde, düzenlemenin amacının; belirtilen alt işveren işçilerinin de diğer işçiler gibi, Anayasa'da yer alan sendika kurma ve toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahip olduğunun açık olduğu, ancak ihale mevzuatının mevcut düzenlemelerinin, uygulamada söz konusu işçilerin Anayasal haklarını kullanmasını engellediği, son yıllarda bu işçilerin bahse konu haklarını kullanmaya başladıkları, alt işveren yahut idare ile toplu iş sözleşmesi imzaladıkları, ancak toplu iş sözleşmesi nedeniyle elde edilen ücret ve sosyal haklarının kamu ihale mevzuatındaki hükümler nedeniyle akim kaldığının görüldüğü ve bu gerekçelerle alt işveren işçilerinin toplu sözleşme hakkının temini olduğunun ifade edildiği;
Dava konusu Yönetmeliğin 4. maddesinin 7. fıkrasında toplu iş sözleşmesinin 6356 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmak kaydıyla, ihale sözleşmesinin süresini geçemeyeceği kuralına yer verildiği;
Öncelikle, hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan işçiler için imzalanacak olan toplu iş sözleşmesine göre fiyat farkının ancak toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından yürütülmesi hâlinde ödenebileceği, bu çerçevede, her bir alt iş verenin toplu iş sözleşmesi yürütülmesi ve imzalanması için ayrı ayrı işveren sendikalarından birini yetkilendirmesi gerektiği, her bir yüklenicinin de ancak gerçekleştirilecek olan ihale sonucunda tespit edilebildiği hususları dikkate alındığında, toplu iş sözleşmesinin süresinin, ihale sözleşmesinin süresiyle sınırlandırılmasında, üst hukuk kurallarına aykırılık görülmediği;
Öte yandan, 6356 sayılı Kanun'da toplu iş sözleşmesinin en az bir, en çok üç yıl süreli olarak yapılabileceği kuralına yer verilmekle beraber, bu sözleşmelerin işyeri veya işyerleri için yapılacağı düzenlenmesinin yer aldığı;
Davacının iddiaları ile 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 28. maddesinde hizmet alımı ihalelerinin süresinin üç yıl ile sınırlandırılmış olması birlikte değerlendirildiğinde, işçiler ile işveren arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin sınırının işyeri veya işyerleri de olduğu göz önüne alınarak, her bir hizmet alım ihalesi sonrası imzalanan sözleşmenin ayrı birer iş yeri olarak kabul edilip edilmeyeceğinin, başka bir anlatımla, her bir hizmet alım sözleşmesinin ayrı birer işyeri olarak kabul edilerek yapılacak toplu iş sözleşmesinin süresinin ihale sözleşmesinin süresini geçip geçemeyeceğinin de incelenmesi gerektiği;
4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesinde "işyeri"nin, "işveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birim" olarak tanımlandığı; bu bağlamda, her biri farklı şartlarda imzalanan, süreleri, işçilerin ve işverenlerin niteliklerinin çoğu zaman örtüşmediği, farklı ihale şartlarının arandığı ve yaptırılacak işin de esaslı olmasa dahi değişebildiği hizmet alım işlerinin farklı birer iş yeri olarak kabul edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Bu doğrultuda, idare ile alt işverenler arasında imzalanan her bir personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesinin farklı alt işveren işyeri olarak kabul edilmesi ve her birinin ayrı ayrı işyeri toplu iş sözleşmesi konusu olması gerektiği; Yargıtay kararlarının (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2021 tarih ve E:2021/5609, K:2021/10086 sayılı, 02/12/2021 tarih ve E:2021/11640, K:2021/16108, 28/01/2021 tarih ve E:2021/427, K:2021/2660 sayılı kararları) da bu yönde olduğu;
Ayrıca, dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 4735 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasının "toplu iş sözleşmesi nedeniyle elde edilen ücret ve sosyal hakların kamu ihale mevzuatındaki hükümler nedeniyle akim kalmasının önüne geçilmesi" amacı da dikkate alındığında, idare ile alt işverenler arasında bağıtlanan her hizmet alım sözleşmesinin ayrı ayrı işyeri toplu iş sözleşmesi konusu olması gerektiği anlaşıldığından, alt işveren işyerlerine dair imzalanacak toplu iş sözleşmelerinin, hizmet alım sözleşmesinin süresi ile sınırlı olmasına ilişkin dava konusu Yönetmelik kuralında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu düzenlemenin, Anayasa'nın 53. ve 124. maddelerine, 6356 sayılı Kanun'un 35., 37. ve 38. maddelerine, 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine ve uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu, sendikalaşma ve örgütlenme hakkını engellediği, uzun süren yargılamalar neticesinde sözleşmenin sona ermesi akabinde yetki alınabildiği ve bu sebeple toplu iş sözleşmesi süreçlerinin gereği gibi yürütülemediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 20/06/2022 tarih ve E:2017/1666, K:2022/2730 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. 30/03/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.