T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2852
Karar No : 2022/3699
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Konfederasyonu (... )
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 20/12/2021 tarih ve E:2021/3711, K:2021/6472 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 10/03/2021 tarih ve 31419 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Uzaktan Çalışma Yönetmeliği”nin 6., 7., 8. maddeleri ile 14. maddesinin 6. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 20/12/2021 tarih ve E:2021/3711, K:2021/6472 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yer verilerek,
İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören kanun koyucunun, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak getirdiği,
İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği,
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 2(ğ) maddesinde, sendikanın; işçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak ekonomik ve sosyal hak ve çıkarlarını korumak ve geliştirmek için en az yedi işçi veya işverenin bir araya gelerek bir iş kolunda faaliyette bulunmak üzere oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar, konfederasyonun ise; değişik iş kollarında en az beş sendikanın bir araya gelerek oluşturdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluş olarak tanımlandığı; aynı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasında da, kuruluşların, çalışma hayatından, mevzuattan, örf ve adetten doğan uyuşmazlıklarda işçi ve işverenleri temsilen; sendikaların, yazılı başvuruları üzerine iş sözleşmesinden ve çalışma ilişkisinden doğan hakları ile sosyal güvenlik haklarında üyelerini ve mirasçılarını temsilen dava açma ve bu nedenle açılmış davada davayı takip yetkisine sahip olduğunun belirtildiği,
10/03/2021 tarih ve 31419 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren “Uzaktan Çalışma Yönetmeliği”nin iptali istemiyle menfaatlerinin ihlal edildiğini ileri süren kişiler ile bu kişilerin üyesi olduğu sendikalar tarafından dava açılabileceğinde kuşku bulunmadığı, ancak, en az beş sendikanın bir araya gelerek oluşturduğu davacı Konfederasyonun, doğrudan kendi üyesi sendikalara uygulanma olanağı bulunmayan dava konusu düzenleyici işlemin iptalini istemekte doğrudan bir menfaatinin bulunmadığı,
Bu itibarla, davacı ... Konfederasyonunun, kendisine bağlı sendikaların üyesi olan gerçek kişilerin menfaatlerinin ihlal edildiğinden bahisle, 10/03/2021 tarih ve 31419 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Uzaktan Çalışma Yönetmeliği”nin 6., 7., 8. maddeleri ile 14. maddesinin 6. fıkrasının iptali istemiyle dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6356 sayılı Kanun'un 2. maddesinde kuruluşların, sendika ve konfederasyonlar olarak tanımlandığı dikkate alındığında, Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen, çalışma hayatından, mevzuattan, örf ve adetten doğan uyuşmazlıklarda işçi ve işverenleri temsilen kollektif dava açma hakkının kuruluşlara, yani hem sendikalara, hem de konfederasyonlara tanınmış bir hak olduğu; dava konusu Yönetmelik hükümlerinin, konfederasyon çatısındaki işçiler dahil olmak üzere tüm işçilerin hak ve menfaatlerini olumsuz etkileyecek nitelikte olup, bu davanın açılmasında işçileri birçok anayasal ve yasal platformda temsil hak ve yetkisi bulunan konfederasyonlarının hukuki menfaatinin bulunduğu, aksi düşüncenin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, AİHM kararları, Anayasa ve Anayasa Mahkemesi kararları ile güvence altına alınmış adil yargılanma hakkının ön koşulu olan mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde olacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 20/12/2021 tarih ve E:2021/3711, K:2021/6472 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 19/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.