T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2854
Karar No : 2023/1319
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) :… Birliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 11/01/2022 tarih ve E:2021/2950, K:2022/79 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 10/02/2016 tarih ve 29620 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Alternatif Geri Ödeme Yönetmeliği'nin 3. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 6. maddesinin birinci fıkrasının (d), (e) ve (g) bentleri ile ikinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi ve Ek-1'de yer alan Gizlilik ve Etik Kurallar Belgesinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 11/01/2022 tarih ve E:2021/2950, K:2022/79 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2021 tarih ve E:2020/950, K:2021/90 sayılı bozma kararına uyularak;
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63. ve 72. maddesi hükümlerine yer verilmiş,
İdari işlemlerin tesis olunurken, mutlaka bir yol, bir usul izlenerek hazırlanacağı; idarenin irade açıklamalarının, önceden birtakım kurallara bağlı olduğu; idari işlemde "şekil" unsurunun da, idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenecek usul, yol kavramını ifade ettiği,
İdari işlemlerde "şekil" unsurunun önemli bir unsur olduğu; idarenin iradesinin ortaya konulabilmesi için veya idari işlemin oluşabilmesi için şekil şartına uyulması gerektiği; aksi takdirde, şekil unsurundaki bozukluğun idari işlemin sakatlığı sonucunu doğuracağı,
İdari işlemin ya da idarenin iradesinin ortaya çıkması için izlenen yoldaki prosedürlerin hazırlık işlemlerini oluşturduğu; bu işlemlere karşı kural olarak doğrudan doğruya iptal davası açılamayacağı fakat bu işlemlerin eksikliğinin ya da hukuka aykırılıklarının nihai ve icrai işlemin iptali konusundaki istem ile birlikte ileri sürülebileceği,
Eğer ki mevzuatta, nihai işlemi tesis edecek idari makam açısından tesis olunacak işlemin içeriğine ilişkin bilgi sahibi olan başka idari makamlardan, otoritelerden ya da uzmanlardan görüş alınması konusunda düzenleme varsa ve bu kurala riayet edilmeden işlem tesis edilmişse, işlemin hazırlık aşamasındaki bu eksikliğin idari işlemi şekil unsuru yönünden sakatlayacağı,
Yapılan açıklamalar ve yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; finansmanı sağlanacak sağlık hizmetlerine ilişkin ödeme usul ve esaslarının belirlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu yetkili idare olmakla birlikte, Kurumun, bu konuda düzenleme yapmadan önce 5510 sayılı Kanun gereğince sağlık otoritesi olan Sağlık Bakanlığından görüş alma zorunluluğu bulunduğu; görüşe uyulmasının ihtiyari olmasının da bu zorunluluğu ortadan kaldırmayacağı,
Kurumun işlem tesis etmeden önce yerine getirmesi gereken bu yükümlülüğün, yasal olarak zorunlu olduğu; burada, Sosyal Güvenlik Kurumunun, Sağlık Bakanlığının verdiği görüş doğrultusunda işlem tesis etme yükümlülüğü bulunmamasına rağmen, ilgili Bakanlığın görüşünü almasının zorunlu olduğu; aksi takdirde işlemin, şekil unsuru açısından sakatlanacağı,
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; 10/02/2016 tarih ve 29620 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren dava konusu Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Alternatif Geri Ödeme Yönetmeliği için önce Sağlık Bakanlığının görüşünün alınması yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, dava konusu Yönetmeliğin, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmadan Resmî Gazete'de yayımlanması nedeniyle, şekil yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Sağlık Bakanlığından görüş alınarak dava konusu düzenlemenin tesis edildiği ve dava konusu düzenlemelerin üst hukuk normlarına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." hükmüne yer verilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2021 tarih ve E:2020/950, K:2021/90 sayılı kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 11/01/2022 tarih ve E:2021/2950, K:2022/79 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 08/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.