T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2859
Karar No : 2023/5172
DAVACI : ... Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1) ...
2) ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU: 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ)'ye ait olan taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2025 tarihine kadar özelleştirilmesine ilişkin 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : İhtilaf konusu taşınmaza ilişkin olarak Milli Emlak Daire Başkanlığı ile aralarında irtifak hakkına esas olmak üzere irtifak hakkı ön izin sözleşmesi imzalandığı, taşınmaz üzerinde eğitim kampüsü yapılmasının planlandığı, bu hususun bildirilmesi üzerine ön izin sözleşmesinin 1 yıl daha uzatıldığı, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'da öngörülen özelleştirme sürecine uyulmadığı, ilgili idarelerin görüşünün alınması gerekirken Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın görüşünün alınmadığı, özelleştirme sürecinin hukuken tamamlanmadığı, taşınmazın önce özelleştirme kapsamına alınıp akabinde özelleştirme kararı alınması gerektiği, dava konusu kararın normlar hiyerarşisine de aykırı olduğu, Cumhurbaşkanı kararının kanuna aykırı olamayacağı, dava konusu işlemde verimlilik artışının sağlanması ve kamu giderlerinde azalma sağlanması amaçlarının değil, özelleştirme amacıyla verilen irtifak hakkı göz önüne alındığında Hazineye mâli yönden katkı sağlama amacının daha baskın olduğu, taşınmaza ilişkin ihale yapılmışken görüş alınmadan ve sözleşme dikkate alınmadan yapılan özelleştirmenin açıkça hukuka aykırı olduğu, idareye güven ilkesi ve idari istikrar ilkesinin ihlâl edildiği, sözleşme gereği teminat yatırıldığı, projeler hazırlandığı, mülkiyet hakkının ihlâl edildiği, haklı beklentisinin zarar gördüğü, kamu hizmeti tesis etme yönünde projelendirme ve imar uygulaması yönünde tüm hazırlıklarının devam ettiği, taşınmaz üzerinde konut ve enerji faaliyeti yürütülmesi ile ilgili yasaklamanın bulunduğu, ön izin sözleşmesi ile lehine subjektif bir kamu hakkı doğduğu, özelleştirme kararı ile hakkının elinden alınmasını hukuk düzeninin korumayacağı, özelleştirme kararı kapsamında uygulamanın devam etmesi hâlinde lehine ihale edilen irtifak hakkı göz önüne alınarak öncelik tanınması gerektiği, haberi olmadan, irtifak süresi devam ederken, rızası olmadan işlem tesis edilmesiyle hukuk devleti ilkesinin ihlâl edildiği ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMASI : Öncelikle usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılmadığından süre aşımı yönünden; davacının dava açılmasında hukukî menfaati bulunmadığından ehliyet yönünden incelenerek reddi gerektiği; dava dilekçesinde yer alan taleplerin açık olmadığı, davacıya süre verilerek dava dilekçesinin açıklattırılmasının istenilmesine, verilen süre içerisinde yeterli, anlaşılabilir bir açıklama yapılmaması hâlinde dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise taşınmazın 18/05/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararıyla özelleştirme kapsam ve programına alındığı, Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün 24/06/2022 tarihli yazısı ile taşınmazın özelleştirme kararının uygulanması durumunda muhtelif problemlere sebebiyet verileceği değerlendirildiğinden özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmasının talep edildiği, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılıp çıkarılmayacağının değerlendirilmekte olduğu, gerekli tahkikat süreci tamamlandığında bu hususta verilecek nihai karar doğrultusunda işlem yapılacağı belirtilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava; ... Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş. tarafından, mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ)'ye ait olan taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2025 tarihine kadar özelleştirilmesine ilişkin 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının; davacı ile Milli Emlak Daire Başkanlığı arasında imzalanan İrtifak Hakkı Ön İzin Sözleşmesine konu olan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı şirket tarafından, mevzuatta öngörülen özelleştirme sürecine riayet edilmediği, ilgili idarelerin görüşünün alınması gerekirken bu zorunluluğa uyulmadığı, Milli Emlak İdaresinin görüşünün alınmadığı, işlemde kamu yararı gözetilmediği, hukuki güvenlik ve hukuki istikrar ilkelerine aykırı olarak işlem tesis edildiği, bahse konu taşınmaz üzerinde kendilerinin öncelik haklarının bulunduğu, 02/07/2020 tarihinde 30 yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikte irtifak hakkı tesisi ihalesine geçici teminat bedeli yatırılarak katıldıkları ve Bakanlık Makamının ... tarih ve ... sayılı olurları ile kati ihalesinin uygun görüldüğü, akabinde Milli Emlak Daire Başkanlığı ile 06/08/2020 tarihinde, "İrtifak Hakkı Ön İzin Sözleşmesinin" imzalandığı öne sürülerek dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın "Devletleştirme ve Özelleştirme" başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında, "Devletin, kamu iktisadi teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usuller kanunla gösterilir." kuralına yer verilmiştir.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu'nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nın 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca yürütülür." düzenlemesi yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurul'un görevlerinin sayıldığı düzenlemelerin yürürlüğü devam etmektedir.
Öte yandan, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin "Kurulların Görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde; bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan Kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı'na veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilmiş, ancak Özelleştirme Yüksek Kurulu'na 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin bizzat kimin tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hükme yer verilmemiştir.
Nitekim 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesine dayanılarak hazırlanan 01/08/2018 tarihli ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulu'na 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkileri kullanacak makamın bizzat "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilmiştir. Görüleceği üzere, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname veya yasal bir düzenleme ile yetkili makam tespit edilmediğinden, Genelge'ye ekli 1 sayılı Cetvelin 3. sırasında Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkileri kullanacak Makamı gösteren ayrık bir düzenlemeye daha ihtiyaç duyulmuştur.
Her ne kadar 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkisinin tevdi edildiği makamın Cumhurbaşkanı olduğu 01/08/2018 tarihli ve 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine ekli 1 sayılı Listenin 3. sırasında tespit edilmişse de, Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkiler arasındaki özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın, Genelge hükümleri ile tespit edilmesi, normlar hiyerarşisine aykırıdır.
Zira Genelge niteliğindeki düzenleyici işlemler, kanun veya kanun gücündeki üst hukuk normlarını esas almak suretiyle ve bu kurallara aykırı olmamak koşuluyla uygulamaya dönük hükümler içeren düzenleyici kurallar niteliğindedir. Yetki kuralları idari kararların, Anayasa ve kanunların yetkili kıldığı organ, makam ve kamu görevlileri tarafından alınmasını ifade etmektedir. "Görev ve yetki" kamu düzeninden olup, varlıkların özelleştirme kapsam ve programına alınması hususunda karar verecek makamın da alt düzenleyici işlem niteliğindeki Genelge ile değil, ancak üst hukuk normu niteliğindeki kanun veya kanun gücündeki düzenlemelerde açıkça tespiti gerekmektedir. İşletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve usullerin Kanun'la düzenlemesi hususu, Anayasa'nın 47/2 maddesi hükmünün de bir gereğidir.
Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasanın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurul'un 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
İş bu dava ise; mülkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ)'ye ait olan taşınmazların ve hisselerin özelleştirme kapsam ve programına alınarak 31/12/2025 tarihine kadar özelleştirilmesine ilişkin 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının; davacı ... Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş. ile Milli Emlak Daire Başkanlığı arasında imzalanan İrtifak Hakkı Ön İzin Sözleşmesine konu olan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir.
Bu itibarla, 4046 sayılı sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevi olarak düzenlendiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Esasa ilişkin olarak;
Dosyanın incelenmesinden, İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı Hazineye ait 41.450 m2 yüzölçümlü taşınmazın, 1.317.000-TL tahmini bedel üzerinden 30 yıl süreli bağımsız ve sürekli nitelikte irtifak hakkı tesisi ihalesinin 02/07/2002 tarihinde gerçekleştirildiği, davacı şirketin 395.100,00-TL geçici teminat bedeli yatırarak ihaleye katıldığı, 1.350.000,00-TL bedelle ihalenin davacı şirket üzerinde bırakılarak ... tarih ve ... sayılı olur ihalenin kesinleştiği, akabinde davacı şirket ile Milli Emlak Daire Başkanlığı arasında 270.000,00-TL Ön İzin Bedeli karşılığında, irtifak hakkına esas olmak üzere, taşınmazın tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerinin yaptırılması, değiştirilmesi, uygulama projelerinin hazırlatılması ve onaylatılması amacıyla 06/08/2020 tarihinde "İrtifak Hakkı Ön İzin Sözleşmesi" imzalandığı, böylece davacı şirket lehine ihale alıcısı olarak 30 Yıllık İrtifak Hakkı doğduğu, taşınmaz üzerinde davacı şirket tarafından eğitim kampüsü yapılmasının planlandığı, imar planlarının düzenlenmesinin uzaması nedeniyle, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı yazısı ile ön izin sözleşmesinin bir yıl daha uzatıldığı ve 18/05/2022 tarihinde de dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı idare savunmasında, Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile davaya konu taşınmazın özelleştirme kararının uygulanması durumunda muhtelif problemlere sebebiyet verebileceği değerlendirildiğinden özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmasının talep edildiği, davacı şirketin de aynı yönde talep dilekçesinin bulunduğu, bu nedenle davalı idareler tarafından, söz konusu taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılmasının değerlendirildiği bildirildiğinden, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan, davacı lehine bulunan irtifak hakkı dahi göz önüne alınmadan tesis edilen işlemin yasa ve hukuka uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu, 19/05/2022 tarih ve 31840 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararının; davacı ile Milli Emlak Daire Başkanlığı arasında imzalanan İrtifak Hakkı Ön İzin Sözleşmesine konu olan, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının öncelikle yetki yönünden, daha sonra da esas yönünden iptali gerektiği, düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 21/02/2023 tarihinde, davacı vekili Av. ...'in ve davalı idareler vekilleri Av. ... ve Av. ...'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ :
18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, "MüIkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların ve hisselerin;
1)Özelleştirme kapsam ve programına alınmasına,
2)Satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine,
3)Özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 3. ve Geçici 29. maddeleri ile 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddeleri gereğince" karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından anılan Cumhurbaşkanı kararının mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmaza yönelik kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Milli Emlak Dairesi Başkanlığı'nca gerçekleştirilen ihale sonucunda uyuşmazlığa konu ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ihale üzerinde bırakılan davacı ... Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş. ile Milli Emlak Dairesi Başkanlığı arasında, eğitim, sağlık, spor, turizm, sanayi, tarım, hayvancılık, sosyal, kültürel vb. tesisler (konut ve enerji hariç) yapılmak üzere ve fiili kullanım olmaksızın öncelikle taşınmazın tescil, ifraz, tevhit, terk ve benzeri işlemlerin yapılması ve/veya imar planının yaptırılması, değiştirilmesi, uygulama projelerinin hazırlatılması ve onaylatılması amacıyla 1 yıl süreli 06/08/2020 tarihli ön izin sözleşmesi imzalanmış, devamında İzmir Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nce ... tarih ve ... sayılı Olur ile süre 1 yıl daha 05/08/2022 tarihine kadar uzatılmıştır.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı'nca savunma dilekçesinde, Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile uyuşmazlığa konu taşınmazın özelleştirme kararının uygulanması durumunda muhtelif problemlere sebebiyet verilebileceği değerlendirildiğinden özelleştirme kapsam ve programından çıkartılmasının talep edildiği, davacının da aynı yönde talebi içerir dilekçesinin bulunduğu, bahsi geçen talep yazılarına istinaden taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkartılıp çıkartılmayacağının değerlendirilmekte olduğu şeklinde beyanda bulunulduğundan, Dairemizin 10/11/2022 ve 21/02/2023 tarihli ara kararlarıyla, taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması hususuna yönelik olarak işlem tesis edilip edilmediği sorulmuş, verilen cevaplarda değerlendirmelerin devam ettiği, taşınmazın hâlen özelleştirme kapsam ve programında olduğu belirtilmiştir.
Diğer yandan, Dairemizin 11/04/2023 tarihli ara kararıyla Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nden, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin olarak davacı şirkete verilen ön iznin devam edip etmediği, ön izin süresi uzatılmış ise hangi tarihe kadar uzatıldığı, uzatılmamış ise bu hususa ilişkin olarak herhangi bir uyuşmazlık/dava bulunup bulunmadığı sorularak, bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş; ara kararına verilen cevapta taşınmaza ilişkin ön izin sözleşmesinin 06/07/2022 tarihinde sona erdiği, bu tarihten sonra süre uzatımına gidilmediği belirtilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin usule yönelik itirazları geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT :
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde, bu Kanun'un amacının, bu maddede sayılan kuruluşların, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak ve Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemek olduğu kurala bağlanmış; "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, bu Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların "özelleştirme kapsamına" alınmasına, özelleştirme kapsamına alınanlardan mevcut durumu itibarıyla özelleştirilebilir nitelikte olmayanların mali ve hukukî açıdan "özelleştirmeye hazırlanmasına", hazırlık işlemleri tamamlananların bu işlemlerin tamamlanmasından sonra, hazırlık işlemlerine gerek görülmeyenlerin ise doğrudan "özelleştirme programına" alınmasına karar vermek ve özelleştirme kapsamına alınan kuruluşların özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır.
09/07/2018 tarih ve 30473 (3. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinde, "24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un; ... e) ... 3. maddesinin birinci fıkrası ... yürürlükten kaldırılmıştır. f) Geçici 28. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. Geçici Madde 29- Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulunca görülmekte olan işler Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılır."; "Kurulların görevleri" başlıklı Geçici 8. maddesinde, "Bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde danışma kurulu, koordinasyon kurulu, değerlendirme komitesi ve benzer adlar altında yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul, komisyon, komite, çalışma grubu ve benzeri birimlerden; ilgili bakanlık ve kamu kurum ve kuruluşuna dair bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesine aktarılmayanlara ait politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığı politika kurullarına, bunların dışındaki görev ve yetkiler Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılır." kuralına yer verilmiştir.
02/08/2018 tarih ve 30497 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı'nın 01/08/2018 tarih ve 2018/3 sayılı Genelgesinde, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı KHK ile kaldırılan kurul, komisyon ve komitelere, ekli (1) sayılı listede belirtilen mevzuatta verilmiş olan görev ve yetkilerin karşılarında gösterilen kurum ya da makam tarafından kullanılmasının ve mezkûr kurul, komisyon ve komitelerin görev ve yetkilerine ilişkin olarak diğer mevzuatta yapılan atıflardan; politika belirleme ve istişari nitelikte olanların ilgili Cumhurbaşkanlığı politika kuruluna, icrai nitelikte olanların ise mezkûr listede karşılarında gösterilen ilgili kurum ya da makama yapılmış sayılmasının uygun görüldüğü kurala bağlanmış, Genelge'ye ekli (1) sayılı listenin 3. sırasında yer alan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkisinin tevdi edildiği kurum/makam "Cumhurbaşkanı" olarak belirlenmiştir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuatın birlikte değerlendirilmesinden, Anayasa'da yapılan değişikliklere uyum sağlanması amacıyla bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması için 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7142 sayılı Kanun'un verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 02/07/2018 tarihinde kararlaştırılan 703 sayılı KHK'nin 85. maddesi ile 4046 sayılı Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu ve Görevleri" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Başbakanın başkanlığında, Başbakanın belirleyeceği dört bakandan oluşan Özelleştirme Yüksek Kurulu (Kurul) kurulmuştur. Kurul, üyelerin tamamının katılımı ile toplanır ve kararları oybirliği ile alır. Kurulun sekretarya hizmetleri Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yürütülür." kuralı yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında Kurul'un görevlerinin sayıldığı metin yürürlükte kalmaya devam etmekte olup; 703 sayılı KHK'nin Geçici 8. maddesi ile de, bu Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan kanun ve kanun hükmünde kararnamelerle bakanlıklar ve kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde yapısı ve görevleri düzenlenmiş olan kurul ve benzeri birimlerin bu maddenin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinde yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine aktarılmayanlara ait ve politika belirlemeye ilişkin görev ve yetkiler haricindeki diğer görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığına veya yetkilendirilecek kurum ya da makama devredilmiş sayılacağı belirtilerek, 703 sayılı KHK'nin 85. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında oluşumuna yer verilen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görev ve yetkilerinin Cumhurbaşkanına veyahut yetkilendirilecek kurum ya da makama devredileceği kurala bağlanmıştır.
Nitekim, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesiyle de 703 sayılı KHK ile yürürlükten kaldırılan 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasında yapısı düzenlenen Özelleştirme Yüksek Kurulu'na 4046 sayılı Kanun'la verilmiş görev ve yetkilerin tevdi edildiği makamın "Cumhurbaşkanı" olduğu belirtilerek, 4046 sayılı Kanunla Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilmiş görev ve yetkilerin bizzat Cumhurbaşkanınca kullanılacağı açıklığa kavuşturulmuştur.
Bu itibarla, 4046 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan ve Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek ve satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi ve işin gereğine uygun sâir hukukî tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek hususlarında görevli olan Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun bu görevleri de Cumhurbaşkanı'na devredildiğinden, dava konusu kararda yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde ve 1. maddesine ait gerekçede, önceki özelleştirme mevzuatında sadece kamu iktisadî teşebbüslerinin özelleştirilmesine ilişkin hükümler yer almakta iken, bu Kanun ile yapılan düzenleme sonucunda Devletin diğer mal ve hizmet üretim birimlerinin de özelleştirme kapsamına alınması suretiyle, özelleştirme uygulamalarının sınırlarının genişletildiği ve Devletin ekonomik alandaki rolünün azaltılmasının amaçlandığı belirtilmiştir.
4046 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (A) bendine göre, Hazineye ait taşınmazların kamuya gelir elde etmek amacıyla özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmeleri mümkündür.
Bu itibarla, ... parsel sayılı taşınmazın özelleştirme kapsam ve programından çıkarılması hususunun davalı idarece değerlendirme aşamasında olduğu anlaşıldığından, bulunulan aşama itibarıyla, 4046 sayılı Kanun'un genel gerekçesine, Kanun'da belirtilen ekonomide verimlilik artışı ve kamu giderlerinde azalma sağlama şeklindeki genel amaç ile Hazineye ait taşınmazların özelleştirme uygulamaları kapsamında değerlendirilmesinde geçerli olan kamuya gelir elde etme şeklindeki özel amaca ve özelleştirme ilkelerine uygun olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 30/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un "Özelleştirme Yüksek Kurulu"nun yapısını düzenleyen 3. maddesinin 1. fıkrası, 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, anılan Kanun'un gerek 2. maddesinde gerekse 3. maddesinin diğer fıkralarında Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun hukuki varlığı korunarak, görev ve yetkileri muhafaza edilmiştir.
703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 85. maddesinin (f) bendi ile 4046 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 29. maddesinde, bu KHK'nın yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihi itibarıyla Özelleştirme Yüksek Kurulu'nca görülmekte olan işlerin Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makam tarafından sonuçlandırılacağı öngörülmüş olup, bu maddede ifade edilen "görülmekte olan işlerin", 09/07/2018 tarihi itibarıyla devam eden özelleştirmeye ilişkin işlemler olduğu ve bu işlemlere yönelik yetkinin "geçici" nitelikteki yasa hükmü ile eklendiği göz önüne alındığında, 09/07/2018 tarihinden sonra, münhasıran Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait bulunan "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" hususundaki görevlerin devam eden işler kapsamında olduğundan söz etmek mümkün değildir.
Diğer bir deyişle, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği 09/07/2018 tarihinden önce özelleştirme kapsam ve programına alınmış olan kuruluşlara ait devam eden işleri sonuçlandırmak konusunda Cumhurbaşkanlığı Makamına verilen geçici ve sınırlı yetkinin, 09/07/2018 tarihinden sonra Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkileri kapsayacak şekilde genel ve sürekli bir yetkiye dönüştüğünü kabul etmek hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Zira Anayasa'nın 47. maddesinin 2. fıkrası uyarınca özelleştirmeye ilişkin esas ve usullerin kanun ile düzenlenmesi zorunlu olduğundan ve 4046 sayılı Kanun'da Özelleştirme Yüksek Kurulu'na verilen görev ve yetkilerin Kurul'un yapısı yeniden oluşturuluncaya kadar bizzat hangi makam tarafından kullanılacağı konusunda açık bir kurala yer verilmediğinden, 2018/3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesine dayanılarak Özelleştirme Yüksek Kurulu'na ait görev ve yetkilerin Cumhurbaşkanlığı Makamınca kullanılamayacağı açıktır.
Diğer yandan, Özelleştirme Yüksek Kurulu, Anayasanın amir hükmü gereği özel bir kanun ile kurulmuş olup, herhangi bir bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu bünyesinde olan bir kurul niteliğinde olmadığından, bu Kurul'un 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 8. maddesinde belirtilen "kurul" olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Dava konusu 18/05/2022 tarih ve 5591 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile, müIkiyeti Maliye Hazinesi, Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) adına kayıtlı olan ve ekli listede yer alan taşınmazların ve hisselerin; özelleştirme kapsam ve programına alınmasına, satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işin gereğine uygun sair hukuki tasarruflar, mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi yöntemlerinden biri ya da birkaçının birlikte uygulanarak özelleştirilmesine, özelleştirme işlemlerinin 31/12/2025 tarihine kadar tamamlanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
4046 sayılı sayılı Kanun'un 3. maddesine göre, "Kanun'un 1. maddesinde sayılan kuruluşların özelleştirme kapsam ve programına alınmasına karar vermek; bu kuruluşların satış, kiralama, işletme hakkı devri, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve işin gereğine uygun saîr hukuki tasarruflar ile devredilmelerine ilişkin özelleştirme yöntemlerinden hangisi ile özelleştirileceğini belirlemek ve özelleştirme işlemlerinin tamamlanması için süre tespit etmek" özelleştirme uygulamalarında yetkili tek karar organı olarak öngörülen Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun görevi olarak düzenlendiğinden, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında yetki yönünden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.