T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2860
Karar No : 2023/5805
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Demirtaş Belediye Encümeninin ... tarihli ... sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işlemi ile dayanağı Demirbaş Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının Antalya ili, Alanya ilçesi, ... mahallesi,... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:... K:... sayılı kararıyla, iptali istenen işlemlerin; Demirbaş Belediye Encümeni tarafından ... tarihli ... sayılı kararıyla kabul edilen, parselasyon ile dayanağı Demirbaş Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı olup olmadığı hususunun dilekçede açık bir biçimde ifade edildiği, anılan işlemler haricinde başkaca belediye meclisi kararlarının iptali isteniyor olması halinde anılan belediye meclisi kararlarının hangi hususa ilişkin olarak alındığı, tarih, sayısı ve öğrenme tarihine yer verildiği, "dayanak tüm belediye meclis kararları" gibi belirsiz ifade kullanılmadığı, iptali istenen işlemlerin hangi taşınmaza ilişkin olduğu hususunun açıkça belirtildiği dava dilekçesinin yeniden hazırlanması gerektiği gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verildiği, anılan kararda dilekçenin hangi hususları ihtiva etmesi gerektiği hususuna açıkça yer verilmesine rağmen, davacının yenileme dilekçesi mahiyetinde sunduğu dilekçede iptal istemine konu hususları açık bir şekilde ifade etmediği, önceki dilekçelerde yer verilen yanlışlıkları tekrar ettiği, bu nedenle de açılan davanın incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin 5. fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Usul va yasaya uygun olmayan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :Davacı tarafından, Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi,... ada ... sayılı parseli kapsayan alanda yapılan Demirtaş Belediye Encümeninin ... tarihli ...sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işlemi ile dayanağı Demirbaş Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının; 1/5000 ölçekli planda yer alan bu taşınmaza giden yolun parselasyon işlemi sonucunda değiştiği, 1/1000 ölçekli olarak çıkarılan çapların 1/5000 ölçekli nazım imar planına aykırı olduğu, 1/1000 ölçekli planlarda belediye başkanı imzasında usulsüzlük olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde; Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş, "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." üst hukuk normlarına yer verilmiştir.
Öte yandan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesinde: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 36533/04 başvuru numaralı ve 14.10.2008 tarihli Mesutoğlu-Türkiye kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları mevcut olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
Mahkeme kararının hukuki gerekçesi olan 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrasında: "1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlığa konu olayda dava açma hukuki süreci incelendiğinde;
1- Davacının açmış olduğu ilk dava dilekçesinde "Alanya Demirtaş Belediyesi tarafından yapılan menfi uygulamaların ve 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca 18. madde düzenlemesinin iptali" istemine yer verdiği, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli,, E: ..., K: ... sayılı kararıyla, davacının dava dilekçesinden iptalini istediği işlemin hangi işlem olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği, iptalini istediği işlemin tarih ve sayısının ve tebliğ tarihinin gösterilmesi gerektiği halde anılan hususları içermeyen dilekçeyle dava açıldığı, bu nedenle dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin 1. fıkrası (d) bendi gereğince yeniden dava açılmak üzere reddine kararının verildiği,
2- Bunun üzerine yenilen dava dilekçesinde, " Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı,... ada ... parsel sayılı ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan 21.09.1998 tarihli ve 06.10.2010 tarihli parselasyon işlemlerinin iptali" istemine yer verdiği,, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E: ..., K: ... sayılı kararıyla, 21/09/1998 tarihli ve 06.10.2010 tarihli parselasyon işleminin öğrenilme tarihinin ve hangisinin yürürlükte olduğunun ortaya konulamadığı gibi her iki işlemin üç parseli kapsar şekilde parselasyona tabi tutulup tutulmadığının da açık olarak ortaya konulamadığı, her parsel bakımından ayrı ayrı dava açılması gerektiği gibi iki ayrı parselasyon işlemine karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiği bu haliyle dava dilekçesinin kabulüne olanak bulunmadığı bu nedenle dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin 1. fıkrası (d) bendi gereğince yeniden dava açılmak üzere reddine kararının verildiği,
3- Yenilen dava dilekçesinde, Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta ... parsel sayılı ve ... parsel sayılı (parselasyon öncesi kadastro parsel numaraları) kayıtlı taşınmazları kapsayan alanda yapılan 06.10.2010 tarihli parselasyon işleminin iptalini istediği, davalı idare tarafından verilen savunma dilekçesi ve ekindeki belgelerden, Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta ... parsel sayılı ve ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan 06.10.2010 tarihli parselasyon işleminin olmadığı, Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta ...parsel sayılı ve ... parsel sayılı kapsayan parselasyon işleminin belediye encümeninin ... tarihli, ... sayılı işlem olduğu, bunun yanında anılan parsellere ilişkin 1/5000 ölçekli planın onayına dair işlemin ... tarihli, ... sayılı işlem olduğu, 1/1000 ölçekli planın onayına dair işlemin ise ... tarihli ... sayılı işlem olduğu, bu durum karşısında, dava konusu işlemin ortaya konulmaması nedeniyle usulüne uygun düzenlenmeyen dava dilekçesinin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesi ile ... İdare Mahkemesinin ... tarih E:... K:... sayılı kararıyla reddine karar verildiği,
4-Yenilenen dava dilekçesinde, Antalya ili, Alanya ilçesi, ...Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan 06.10.2010 tarihli parselasyon işleminin iptalinin istenildiği, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli E:..., K: ... sayılı karar ile, davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesinde 06.10.2010 tarihli parselasyon işlemi bulunmadığı anılan parselasyon işleminin belediye encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen işlem olduğunun bildirildiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada dava konusu taşınmaza ilişkin imar uygulamasının tapu kaydına 06.10.2010 tarihli işlem ile tescil edildiği görülmekle birlikte, dava konusu taşınmaza ilişkin parselasyon işleminin belediye encümeninin ... tarihli ... sayılı kararıyla kabul edilen işlem olduğu, dava konusu işlemin tarih ve sayısının dilekçede doğru olarak yer almaması nedeniyle usulüne uygun düzenlenmeyen dava dilekçesinin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesi ile dilekçenin reddine karar verildiği,
5--Yenilenen dava dilekçesinde, Demirtaş Belediye encümeni tarafından ... tarihli ... sayılı karar ile kabul edilen parselasyon işlemi ile dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı, dayanak tüm belediye meclisi kararlarının iptalinin istenildiği, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli E: ..., K: ... sayılı kararı ile önceki dilekçe ret kararlarında her bir parsel için ayrı ayrı dava açılması gerektiği, parselasyon planı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının onayına ilişkin işlemlerin tarih ve sayılarının yazılması gerektiği belirtilmiş olunmasına karşı, davacı tarafından yine dava konusu talep netleştirilmeksizin parselasyon işlemi haricindeki imar planları ile belediye meclis kararlarının iptali istemine yer verildiği, bu durumda parsel numarasına ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yada 1/5000 ölçekli nazım imar plana ilişkin işlemin tarih ve sayısına yer verilmeden önceki dilekçelerde yer alan yanlışlıklar tekrar edilerek dava dilekçesi düzenlendiği anlaşıldığından açılan davanın incelenmesine olanak kalmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesi ile davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin 5. fıkrası gereğince reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... tarihli E: ... K:... sayılı kararı ile, davacının öncelikle ... tarihli ... sayılı belediye encümeni kararıyla onaylanan parselasyon işlemi ile dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının iptalini istediği, buna mukabil davacının anılan son dava dilekçesinde iki noktada eksiklik ve aykırılık bulunduğu, birinci eksiklik olarak davacının daha önceki dava dilekçesinde belirtmesine rağmen işbu dava dilekçesinde dava konusu ettiği taşınmazı (her bir dava dilekçesinde ayrı ada/parsel numarası olarak) belirtmediği, ikinci olarak da içeriği belirsiz şekilde "dayanak tüm belediye meclis kararlarının" iptalini istediği, bu hususların 2577 sayılı Yasanın 3. maddesine uygun olmadığı, bununla birlikte davacının son dilekçesindeki söz konusu iki eksiklik ve aykırılığı daha önceki dilekçelerinde yapmadığı, dolayısıyla anılan eksiklik/aykırılık bakımından 2577 sayılı Yasanın 15. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen "aynı yanlışlıkların yapılmış olması" durumunun son dava dilekçesi için söz konusu olmadığı, bu nedenle İdare Mahkemesince ayrı ve yeni yanlışlıklar içeren ve bu suretle 2577 sayılı Yasanın 3. maddesine uygun olmadığı görülen son dava dilekçesinin reddi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verildiği, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli E: ..., K: ... sayılı karar ile, iptali istenen işlemlerin; Demirbaş belediye encümeni tarafından ... tarihli, ... sayılı karar ile kabul edilen parselasyon işlemi ile dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı olup olmadığı hususunun dilekçede açık bir biçimde ifade edildiği, anılan işlemler haricinde başkaca belediye meclisi kararlarının iptali isteniyor olması halinde anılan belediye meclisi kararlarının hangi hususa ilişkin olarak alındığı ve tarih, sayısı ve öğrenme tarihine yer verildiği, "dayanak tüm belediye meclis kararları" gibi belirsiz ifade kullanılmadığı, iptali istenen işlemlerin hangi taşınmaza ilişkin olduğu hususunun açıkça belirtildiği bir şekilde dava dilekçesinin yeniden hazırlanması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği,
6-Yenilenen dava dilekçesinde, eldeki dava dosyası ile ... Bölge Adliye Mahkemesi'nden lehine dönen 5 adet dava dosyası ile birlikte mahallinde keşif yapılmasını ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesine göre işlemlerin tümünün iptali talebine yer verilmesi üzerine bakılan davada, davacının yenileme dilekçesi mahiyetinde sunduğu dilekçesinde iptal istemine konu hususların açık bir şekilde ifade edilmediği, önceki dilekçelerde yer verilen yanlışlıkları tekrar ettiği, bu nedenle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15.maddesinin 5. fıkrası gereğince reddine karar verildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, davacının İdare Mahkemesinin muhtelif tarih ve sayılı "dilekçe ret" kararları üzerine toplamda altı kez dava dilekçesi verdiği, anılan dava dilekçelerinin içeriklerine bakıldığında, davacının işbu davaya açmaktaki amacının anlaşıldığı, buna göre davacının öncelikle ... tarihli ... sayılı belediye encümeni kararıyla onaylanan parselasyon işleminin, devamında ise bu parselasyon işleminin dayanağı Demirbaş Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının Antalya ili, Alanya ilçesi, ... mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptalini istediği sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer taraftan UYAP üzerinde yapılan incelemede, aynı davacı tarafından Demirtaş Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanununun 10/c maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon işlemi ile dayanağı Demirtaş Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Antalya ili, Alanya ilçesi, ... mahallesi, ... caddesi ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptali istemiyle açılan davada işin esası yönünden inceleme yapıldığı bu dosyada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:.. sayılı davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Danıştay Altıncı Dairesinin 12.06.2023 tarihli E: 2022/8989 K:2023/5803 sayılı kararı ile bozulduğu görülmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlık belirtilen doğrultuda incelendiğinde dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun olmadığından bahisle yenilenen dava dilekçesinde de aynı yanlışlıkların yapıldığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair idari dava dairesi kararında, yukarıda yer verilen adil yargılanma ve mahkemeye ulaşım hakkının engellenemeyeceği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.