T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2865
Karar No : 2023/3914
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Komutanlığı
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Bilecik 2. Jandarma Eğitim Komutanlığı, 9.Jandarma Eğitim Alay Komutanlığı'nda jandarma acemi er olarak vatani görevini yapmakta iken 20/05/2016 tarihinde 5. katta bulunan koğuş penceresinden atlayan davacı tarafından, zikredilen olayla ilgili, bakıma muhtaç şekilde sakat kaldığı, psikiyatrik yönden askerliğe elverişli olmamasına rağmen yeterince tetkik edilmeden sevk edildiği, yine Eskişehir Askeri Hastanesi'nin 06/05/2016 tarihli raporunda belirtilen birliğe uyum artırıcı motivasyonel tedbirlerin alınmadığı, atladığı 5. katta psikolojisi bozuk askerlerle aynı koğuşta kaldığı, atladığı pencerelerde korkuluk, çit, tel, olmadığı, birliğince hakkında firar kararı çıkartıldığı, sakat kalmasında idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradığını ileri sürdüğü zarara karşılık olarak 10.000,00 TL maddi ve 500.000,00 manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, dava konusu olayda davacının ilk kez askerlik şubesince sevkedildiği, aile hekimi ve Kasımpaşa Asker Hastanesi Psikiyatri Polikliniğince hazırlanan sağlık raporları sonrasında, birliğine sevk işlemlerinin bir yıl süre ile ertelendiği, erteleme sonrası ise (askerlik şubesince aynı usul izlenerek) davacının yeniden Psikiyatri Polikliniğe sevki sağlanıp muayenesi yapılarak bu husus tetkik edilmeden TSM (Toplum Sağlığı Merkezi) hekimi tarafından "askerliğe elverişlidir" raporu tanzim edildiği, davacının, birliğine katılması üzerine Eskişehir Asker Hastanesi Psikiyatri servisince muayenesinin yapıldığı, bu muayenede belli tedbirlerin alınması tavsiye edilmiş olsa da sağlık raporunda belirtilen tedbirlerin (uyum artırıcı motivasyonel tedbirlerin) oluşan sonuç itibarıyla alındığını söylemenin güç olduğu, ilgili dönemde birliğince davacıya izin verilerek birlikten uzaklaştırma gibi geçici tedbirlere başvurulduğu, yine davacının intihar olayı sonrası, verilen hava değişimi raporlarının süresinin bitmesi üzerine katılış yaptığı birliğince aynı gün yeniden izne çıkarıldığı, birliğince psikiyatrik veya ortopedik yönden askerliğe elverişli olup olmadığı yönünde hastaneye sevki yapılarak hakkında rapor tanzim ettirilmediği, davacının ise izin aşımı/firar durumunda iken gittiği Antalya Atatürk Devlet Hastanesi'nce hakkında "askerliğe elverişli olmadığına" dair rapor tanzim edildiği, gelinen aşamada davacının geçmişe dönük olarak (olay tarihi itibarıyla) askerliğe elverişli olup olmadığına yönelik bir tespit yapılmasının güç olduğu ancak, yapılan tespitler uyarınca davalı idarelerin; davacının askerliğe sevki öncesi ve askerlik sırasında etkin bir sağlık denetimi yapılması ve önerilen tedavilerin uygulanması noktasında gerekli önlemleri almadıkları, davacının intihar olayına bağlı oluşan işgücü kaybında davalı idarelerin hizmet kusurlarının bulunduğu, her ne kadar davacı, intihar esnasında annesini (... 'yi) sorumlu tutan bir not bıraksa da, annesi ile arasındaki tartışmanın davacının askerlik yapmasına ilişkin olduğu, ayrıca aralarında özel bir saik bulunmadığı, yine kişinin askerlik yapmasına sebep olarak annesini göstermesinin içinde bulunduğu psikiyatrik durumun ağırlığını gösterdiği anlaşıldığından bu durumun illiyet bağını kesmediği, ancak davacı nezdinde, vatani görevini yapması sırasında birliğine katıldığı 04/05/2016 tarihinden, intihar teşebbüsünde bulunduğu 20/05/2016 tarihine kadar geçen süre zarfında, 12-17 Mayıs 2016 tarihleri arasında davacıya izin verildiği de gözetildiğinde, bu kısa süre zarfında, davacıyı intihara sürekleyecek, kötü muamele yasağı kapsamında herhangi bir olay yaşanmadığı, davacı ile diğer askerler arasında farklı muamele yapıldığı hususunun dosya kapsamında anlaşılamadığı ve bu durumun davacı tarafından da ortaya konulamadığı görüldüğünden, dava konusu olayla ilgili takdiren davacının da %50 kusurlu bulunduğu sonucuna varıldığı, davacı tarafından psikiyatrik yönden rahatsızlığı, dava dilekçesinde askere elverişsizlik nedeni olarak ileri sürüldüğünden ve dava dilekçesinde bu yönde bir işgücü kaybı ilerlemesi dava konusu edilmediğinden; maddi tazminata ilişkin oluşan işgücü kaybı incelemesine konu edilmeyeceği, bu yönden davacının yalnızca düşmeye bağlı ortopedik yönden oluşan işgücü kaybına ilişkin bir kusur değerlemesi yapılması gerektiği, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlığı, ... Anabilim Dalı Başkanlığı'nca hazırlanan 12/03/2020 tarihli sağlık kurulu raporunda meydana gelen kaza nedeniyle davacıda meydana gelen vücut kaybı oranının %13 olarak tespit edildiği, davacının maddi zararının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda davacıda oluşan %13 maluliyet oranına göre maddi zararının 120.336,92 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatine yer verildiği, bu durumda, dava konusu olayla ilgili davalı idarelerin ve davacının kusurlu olduğu, dava konusu olay nedeniyle oluşan %13 maluliyet oranına göre hesaplanan 120.336,92 TL'nin takdiren %50 lik kısmına isabet eden 60.168,46 TL'lik kısmının davalı idareler tarafından davacıya ödenmesi gerektiği; davacının manevi tazminat istemi yönünden ise ülkenin ekonomik koşulları, davacının sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, davacının yaşı, olay tarihi vb hususlar göz önünde bulundurularak davacının 30,000.00 TL manevi tazminat talebinin kabul edilmesi, fazlaya ilişkin taleplerin reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davacı hakkında nihai olarak "şizofreni" teşhisi ile birlikte "askerliğe elverişli değildir" kararı verildiği, dolayısıyla davacının intihar teşebbüsünde bulunduğu sırada sağlıklı ve tam bir iradeye sahip olduğundan söz edilemeyeceğinden İdare Mahkemesince, davacıya %50 oranında kusur atfedilerek maddi tazminatta indirim yapılmasında ve manevi tazminatın buna göre takdir edilmesinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine, İdare Mahkemesince kabul edilen maddi tazminatın tamamı için yasal faiz başlangıcının; her iki davalı idare bakımından temerrüt durumu yaratan idari başvurunun yapıldığı 22/11/2017 tarihi olarak düzeltilmesine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü kısmen reddi ile davalı idareler tarafından, ilk derece mahkemesince hükmedilen 60.168,46 TL maddi tazminata ilave olarak 60.168,46 TL maddi tazminatın; ilk derece mahkemesince hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminata ilave olarak 30.000,00 TL manevi tazminatın her iki idare bakımından da temerrüt durumu yaratan idari başvurunun yapıldığı 22/11/2017 tarihten itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, askerliğe alınmadan önce yapılan muayenelerin Sağlık Bakanlığı'nın sorumluluğunda olduğu, dolayısıyla olayda idarelerine sorumluluk atfedilemeyeceği; davalı Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, olayın davacının kendi kusurundan kaynaklandığı, Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğu ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan davalı idarelerin istinaf başvurularının reddi, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin yatırılan tarafa iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.