T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2876
Karar No : 2023/1396
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1- … Enerji Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş.
2- … Enerji Üretim Ltd. Şti.
…
9- … Enerji Üretim ve Tic. A.Ş.
10- … Elektrik Üretim A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/03/2022 tarih ve E:2020/2414, K:2022/1288 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 31/03/2020 tarih ve 31085 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının "01/04/2020 Tarihinden İtibaren Uygulanacak Vergi, Fon ve Pay Hariç Tarifeler" başlıklı Ek-2 bölümünde düzenlenen "Üreticiler İçin Veriş Yönünde Çift Terimli Dağıtım Tarifesi"nin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 29/03/2022 tarih ve E:2020/2414, K:2022/1288 sayılı kararıyla;
Davacı şirketlerin elektrik üretim lisansı kapsamında HES tesislerinde elektrik üretimi yapan şirketler olduğu, dağıtım sistemi kullanıcılarına 01/04/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere tarife tablolarının belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davalı idarenin usûle yönelik itirazlarının yerinde görülmediği;
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrası, 5. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendi, 7. fıkrasının (e) ve (f) bentleri; 6446 sayılı Enerji Piyasası Kanunu'nun 1. maddesi, 3. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, (ff) bendi, 9. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 17. maddesinin altıncı fıkrasının (ç) bendine yer verilerek;
6446 sayılı Kanun'un, dağıtım şirketlerini, dağıtım tesislerini yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmakla yükümlü kıldığı; özelleştirme sonrası elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve genişletilmesi için yapılan yatırımların mülkiyetinin kamuya ait olduğunu belirttiği; özelleştirilen elektrik dağıtım tesis ve varlıklarına ilişkin her türlü işletme ile yatırım planlaması ve uygulamasında onay ve değişiklik yetkisini Kurula verdiği;
Dağıtım tesisinin varlığının, dağıtım faaliyetinin yürütülebilmesi için zorunlu olduğu, kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyetin, dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtıldığı; Kanun'un, dağıtım bedelinin yansıtılmasında herhangi bir istisnaî kurala yer vermeyerek dağıtım sistemi kullanıcılarının tamamını yükümlü kıldığı;
Dava konusu Kurul kararıyla, dağıtım şirketleri tarafından dağıtım sistemi kullanıcılarına 01/04/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere kararın ekinde (Ek-1 ve Ek-2'de) yer alan tarife tablolarının onaylanmasına karar verildiği, bu kapsamda çift terimli tarifeyi seçen üreticiler için güç bedelinin 286,8050 kr/kWh, güç aşım bedelinin 573,61 kr/kWh, dağıtım bedelinin ise 1,9309 kr/kWh olarak belirlendiği, bu tutarın ise, 01/01/2020 tarihinden itibaren 3 ay uygulanmak üzere tarife tablolarının belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararında çift terimli tarifeyi seçen üreticiler için belirlenen bedeller ile aynı olduğunun görüldüğü;
Dairelerinin 12/10/2020 tarihli ara kararıyla, davalı idareden, davaya konu tarifede meydana gelen artışın gerekçesine ilişkin ayrıntılı açıklamanın ve tarifenin belirlenmesine ilişkin tüm kalemlerin (alt başlıklar hâlinde) bir önceki tarifeye ilişkin kalemlerle karşılaştırma yapılmak suretiyle tablo şeklinde ayrıntılı olarak istenilmesine karar verildiği;
Ara kararına verilen cevabi yazıda; 01/04/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere onaylanan üreticiler için veriş yönünde çift terimli dağıtım tarifesinin, 26/12/2020 tarih ve 9102 sayılı Kurul kararı ile belirlenen 01/01/2020 tarihi ile 31/03/2020 tarihleri arasında uygulanan üreticiler için veriş yönünde çift terimli dağıtım tarifesi ile aynı olduğu, tarifede herhangi bir değişikliğin yapılmadığı; dağıtım tarifelerinin dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluştuğu, dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin dağıtım gelir tavanından hareketle hesap edildiği, zira dağıtım gelir tavanının her bir dağıtım şirketi özelinde belirlendiği ve dava konusu tarifenin 6446 sayılı Kanun'un geçici birinci maddesi ile hüküm altına alınan ulusal tarife uygulamasının bir gereği olarak 21 elektrik dağıtım şirketinin toplam gelir tavanından hareketle onaylandığı, Kurul tarafından onaylanan dağıtım gelir tavanlarının sabit olduğu, sabit olan dağıtım gelir tavanının bir kısmının üreticilere diğer bir kısmının ise tüketicilere yansıtıldığı, dağıtım seviyesinden bağlı üreticiler için sisteme verilen enerji için tahakkuk ettirilen dağıtım bedelinin belirlenmesinde dağıtım şirketlerinin gelir tavanları ve sisteme verilmesi öngörülen enerji miktarları kadar iletim seviyesinden bağlı üreticiler için belirlenen sistem kullanım tarifelerinin de Kurul tarafından dikkate alındığı, bunun gerekçesinin ise, hem iletim seviyesinden hem de dağıtım seviyesinden bağlı üreticilerin ödemiş oldukları ortalama sistem kullanım tarifelerinin ülke genelinde elektrik üretim faaliyeti gerçekleştiren üreticiler için faaliyet bazlı karşılaştırılabilir olması, üreticilerin kendi taleplerine göre değil daha çok kurulu güç ve sistem gereksinimleri gibi teknik gereklilikler ve ilgili mevzuat kapsamında belirlenen bağlantı seviyelerinin tarifelerinde oluşacak farklılıkların elektrik piyasasında üretim faaliyetinde rekabeti engelleyecek bir seviyeye ulaşmasını engellemek olduğu; 2019-2020 iletim tarifelerinde dikkate alınan maliyet kalemleri başlıklı tabloda ise, TEİAŞ'ın 2019 yılına ilişkin toplam gelir tavanının 10 milyar 672 milyon TL, 2020 yılına ilişkin toplam gelir tavanının 15 milyar 9 milyon TL olduğu, sistem kullanım gelir tavanının 9 milyar 898 milyon TL'den 13 milyar 445 milyon TL'ye, sistem işletim gelir tavanının ise 774 milyon TL'den 1 milyar 563 milyon TL'ye çıktığının belirtildiği;
Davacılar tarafından, tarifede meydana gelen artışın enflasyon oranının çok üzerinde ve fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de, enflasyon oranının tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan yalnızca birisi olduğu, dağıtım şirketlerinin dağıtım gelir tavanı bileşenleri ve nitelikleri de dikkate alındığında fiyat artışının doğrudan enflasyon oranları ile sınırlı olmadığı, sisteme ilişkin bütün maliyetlerin dikkate alındığı bir metodoloji çerçevesinde belirlenen dağıtım bedellerindeki artışın tek sebebinin enflasyon olduğunun kabulünün mümkün olmadığının anlaşıldığı;
Bununla birlikte, dava konusu Kurul kararı ile üreticiler için veriş yönünde çift terimli dağıtım tarifesinde bir önceki döneme (2020/1) göre değişiklik olmadığı, davacının iddialarının temelini oluşturan artışın ise 2020/1 tarife döneminde meydana geldiği, 2020/1 tarife dönemi için 01/01/2020 tarihinden itibaren 3 ay uygulanmak üzere üreticiler için veriş yönünde çift terimli dağıtım tarifesinin belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının ilgili kısmının iptali istemiyle açılan davanın ise Dairelerinin 21/12/2021 tarih ve E:2020/1534, K:2021/5240 sayılı kararıyla reddedildiği;
Bu itibarla, davalı idarenin dağıtım tarifelerini belirleme yetkisini kullanırken, tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasını sağlamayı ve dağıtım faaliyetinin sürdürülebilmesi için gereken gelir ihtiyacını mevzuat doğrultusunda belirlemeyi esas aldığı, 6446 sayılı Kanun'un amacı gözetilerek dağıtım tarifesi içerisinde dikkate alınan maliyet unsurlarının, üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda makûl bir dengenin gözetildiği anlaşıldığından, dava konusu 26/03/2020 tarih ve 9270 sayılı Kurul kararının 2 no.lu ekinde yer alan üreticiler için veriş yönünde çift terimli dağıtım tarifesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından; tarifede yapılan artışın mevzuata aykırı olduğu, mevcut tarife metodu ve artış oranlarının Anayasal düzenli idare, idari istikrar ve idarenin faaliyetlerinde belirlilik ilkelerine aykırı olduğu, uygulanmaya devam edildiği takdirde yatırımcıların ekonomik olarak mahvına ve santrallerin işletilemez hale gelmesine sebebiyet vereceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 29/03/2022 tarih ve E:2020/2414, K:2022/1288 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 14/06/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.