T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2891
Karar No : 2023/985
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … vasisi …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 27/12/2021 tarih ve E:2019/5894, K:2021/4759 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 27/12/2021 tarih ve E:2019/5894, K:2021/4759 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay … Ceza Dairesinin (ilk derece) … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı tarafından … GSM numarasından, … IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği ve anılan uygulamayla bağlantı kurulduğu ve davacının "..." ID numarasıyla ve bir kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğunun anlaşıldığı,
Bylock kullanıcılarına yönelik olarak yürütülen FETÖ/PDY silahlı terör örgütü soruşturmaları kapsamında yapılan araştırmalarda davacının adının geçtiği ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanakları, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, örgüt mensuplarının ısrarı ile örgüt kontenjanından Yargıtay üyeliğine seçildiğine ve diğer hususlara yönelik kararda yer verilen ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün yargıda etkin olduğu dönemde yargıda önemli bir makam olan Yargıtay üyeliğine seçilmesinin kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dijital değerlendirme raporu yönünden, davacı hakkında kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait ele geçen bir kısım dijital materyallerden elde edilen verilerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Arama ve el koyma tutanakları yönünden, söz konusu tespitin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirilmesi neticesinde davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin, AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, özlük haklarının iadesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkında tesis edilen işlemin amaç, konu, şekil ve sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu; meslekten çıkarma kararı verildiği anda aleyhine gösterilebilecek tek bir delilin dahi mevcut olmadığı; dava konusu işlem tesis edilir iken takdir sınırlarının ötesinde davranıldığı, işlemin keyfi niteliğe dönüştüğü, davalı idarenin hakkındaki iddiaları somutlaştırmadan ve herhangi bir araştırma yapmadan keyfi şekilde değerlendirildiği ve bir daha hiçbir kamu kurumunda çalıştırılmayacak şekilde cezalandırıldığı; örgüt üyeliği kriterlerinin kendisi yönünden gerçekleşmediği, tanıkların savcılıkta alınan beyanlarının, Anayasa'nın 38/5 ve CMK'nın 148. maddesine aykırı olarak aldatıcı yöntemler ve vaatlerle elde edildiği, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil niteliğinde olduğundan hükme esas alınamayacağı, tanık beyanlarının, yalnızca subjektif kanıdan ibaret olduğu, herhangi bir somut eylem isnadı içermediği, beyanda bulunan sözde tanıkların bazılarının aktif olarak görevlerine devam ettikleri, örgüt üyeliği ve terör örgütü ile irtibatlı yahut iltisaklı olduğu iddialarının soyut ve temelden yoksun olduğu, hukuka aykırı delillere dayanılarak aleyhinde karar verilmesi nedeniyle, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; Bylock kullanımına ilişkin elde edilen verilerin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiği, aleyhinde kullanılmasının ve sonradan yapılan işlemlerle de bu verilerin hukuka uygun hale getirilmesinin mümkün olmadığı, Bylock uygulamasına ilişkin delillerin hükme esas alınmamasının ve bunun dışındaki delillere göre karar verilmesinin gerektiği, Bylock kullandığı hususunu hiçbir aşamada kabul etmediği; irtibat ve iltisak kavramlarının, mevzuatta önceden tanımlanmış ve içeriği belirli olmadığından, hukuki güvenliği ortadan kaldırdığı, sonradan getirilen tanımların geçmişe yürütüldüğü, ihraç tarihinde kişilerin meslekten çıkarılmayı gerektiren somut bir fiili olmamasına rağmen hal ve tutumları ile belirli bir gruba yakınlıkları veya sosyal çevre bilgisine dayanılarak, örgütle irtibat veya iltisaklı oldukları isnadıyla meslekten çıkarıldıkları; yargı kararına dayanmayan ve belirsiz kriterlerle gerçekleşen ihraçların kişiler açısından ömür boyu sonuç doğurması ve hatta aile üyeleri açısından güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması hükümleri nedeniyle ihraç kişinin yakınlarının da kamu görevlerinden men edilmesi sonucunu doğurması sebebiyle OHAL'in kalıcılaştırılması anlamına geleceği ve bu durumun ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yargıtay … Ceza Dairesinin (ilk derece) … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 27/12/2021 tarih ve E:2019/5894, K:2021/4759 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 08/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.