T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2931
Karar No : 2023/924
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2020/6160, K:2022/2269 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 05/12/2015 tarih ve 29553 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 21. maddesiyle değiştirilen asıl Yönetmelik'in 31. maddesinin 1. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2020/6160, K:2022/2269 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 03/02/2020 tarih ve E:2018/1157, K:2020/182 sayılı eksik inceleme nedeniyle bozma kararına uyularak;
Dairelerinin 17/11/2020 tarihli ara kararı ile, dava konusu Yönetmeliğin hazırlık aşamasında İçişleri Bakanlığının uygun görüşünün alınıp alınmadığının sorulmasına, alınmış ise bu hususa ilişkin tüm bilgi ve belgelerin onaylı ve okunaklı birer örneğinin gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği, İçişleri Bakanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile, dava konusu düzenlemeler için görüş bildirildiği ve 02/12/2015 tarihinde Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda Milli Eğitim Bakanlığı Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Yönetmeliği nihai taslağı üzerinde mutabık kalındığının bildirilmesi üzerine işin esasının incelendiği,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 42. maddesinin 3. fıkrası ile 123. maddesinin 2. fıkrasına atıfta bulunularak,
Yönetmeliğin, 21. maddesiyle değiştirilen 31. maddesinin 1. fıkrası yönünden;
Mevzuat uyarınca, motorlu taşıt sürücülerine sertifika vermek amacıyla faaliyet gösterecek kursların çalışma usul ve esaslarına ilişkin düzenleme yapma ve bu kurslar üzerinde denetim yetkisini haiz davalı idarece; direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda görev alacak personelin "Genel Müdürlük, il/ilçe millî eğitim müdürlüğü personeli veya o ilçede bulunan okullarda görevli öğretmenler ve diğer personel arasından" belirleneceğine ilişkin kısmı yönünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,
Yönetmeliğin 21. maddesiyle değişik 31. maddesinin, direksiyon eğitimi dersi uygulama ve değerlendirme komisyonunda görev alacakların, sayılan Bakanlık personeli arasından belirleneceğine ilişkin düzenlemeden önce gerekli eğitimleri tamamlayarak, direksiyon eğitimi dersi sınav sorumlusu belgesi alanlar açısından değerlendirilmesi;
İdarenin, Avrupa Birliği müzakereleri ve ülkemizde karayolları trafiği alanında yaşanan olumsuz durumları göz önünde bulundurarak kaliteli ve nitelikli motorlu taşıt sürücüsü yetiştirilmesi amacıyla gerekli düzenlemeleri yapma ve karar alma konusunda yetkisinin bulunduğuna kuşku bulunmamakla birlikte, idare tarafından bu yönde yapılacak düzenlemelerde eşitlik ilkesi, kazanılmış hak ilkesi ve haklı beklenti ilkesi gibi idare hukuku ilkelerinin göz önünde bulundurulması gerektiğinin de açık olduğu,
Hukuk Devleti'nin unsurlarından biri olan hukuk güvenliği, diğer bir ifadeyle "güvenin korunması ilkesi"nin, ilgilinin hukuki durumunun süreceğine olan güveni dolayısıyla hayal kırıklığına uğratılmaması anlamına geldiği, güvenin korunmasının, her zaman mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamında olmasa da, her düzenleme değişikliğinde idarenin göz önünde bulundurması gereken bir husus olduğu, hukuki güvenliğin sadece bireylerin devlet faaliyetlerine duyduğu güveni değil, aynı zamanda yürürlükteki mevzuatın süreceğine duyulan güveni de içerdiği,
Gerek yargı kararları, gerek öğretideki ortak tanımlamalara göre "haklı beklenti"nin, idarenin ister bir taahhüt, isterse uzun süren bir uygulamasına güvenerek olsun, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri anlamını taşıdığı, bu kapsamda yeni düzenlemelerin hukuki istikrarı bozmaması, hakların kullanılmasını zorlaştırmayacak ya da doğmuş olan haklarının hiçe sayılması anlamına gelecek şekilde tasarlanmaması gerektiği,
Haklı beklentinin korunması, idarenin takdir yetkisini kullandığı alanlarda söz konusu olduğundan, kamu yararının ağır bastığı durumlarda haklı beklentiden söz edilemeyeceği gibi idarenin eşitlik ve adalet ilkesine aykırı uygulamalarının yönetilenler açısından haklı beklenti yaratmayacağının tartışmasız olduğu,
Bu bağlamda, idare tarafından dava konusu değişiklikten önceki dönemde gerekli eğitimleri tamamlayarak direksiyon eğitimi dersi sınav sorumlusu belgesi almasına rağmen getirilen yeni Yönetmelik uyarınca Bakanlık personeli olmayan ve bu nedenle direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda görev alma şansı kalmayan kişiler açısından geçiş düzenlemesi yapılmamasının haklı beklenti ve eşitlik ilkesine aykırı bir düzenleme olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Yönetmeliğin 21. maddesinin 1. fıkrasında, direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunun bir başkan ve bir üyeden oluşacağı, başkan ve üyenin; Genel Müdürlük, il/ilçe millî eğitim müdürlüğü personeli veya o ilçede bulunan okullarda görevli öğretmenler ve diğer personel arasından oluşturulacağına ilişkin belirleme yönünden davanın reddine, anılan düzenlemenin dava konusu değişiklikten önceki dönemde gerekli eğitimleri tamamlayarak direksiyon eğitimi dersi sınav sorumlusu belgesi alanlar açısından geçiş düzenlemesi içermemesine ilişkin kısmı yönünden iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; mevzuat uyarınca, özel motorlu taşıt sürücüleri kursları ile ilgili konularda düzenleme yapma görev ve yetkisinin idarelerine ait olduğu, aynı tarihli Yönetmeliğin Geçici 7. maddesinde davacı ve onunla aynı durumda olanların bir yıl içinde düzenlenen hizmet içi eğitimine katılarak başarılı olmaları halinde komisyonlarda görev alabileceği düzenlendiğinden dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddine, kısmen eksik düzenleme nedeniyle dava konusu düzenlemenin iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2020/6160, K:2022/2269 sayılı kararının, iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 04/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 42. maddesinin 3. fıkrasında, sürücülerin eğitimleri ve sınavları, eğitimlerin ve sınavların süresi, içeriği ve yapılacağı yerlerin özellikleri, sınav yapıcıların nitelikleri ve eğitimleri ile diğer usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi hususunda davalı idare yetkili kılınmıştır.
Dava konusu düzenleme incelendiğinde; düzenlemenin, direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda görev alacak personelin niteliklerine ilişkin bir takım kurallar ihtiva ettiği anlaşılmaktadır. Buna göre, dava konusu düzenlemenin, davalı idareye 2918 sayılı Kanun'la verilen yetki kapsamında, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.