T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/2957
Karar No : 2023/2665
TEMYİZ EDENLER : I- DAVACILAR
1- ...
2- ...
II- DAVACI YANINDA MÜDAHİLLER
1- ...
VEKİLİ : Av. ...
2- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan Kaleiçi Kentsel ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanına ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 16/10/2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı revizyonu ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı revizyonunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden, 30/07/1998 tarihinde yapılan plan sonrası Antalya Koruma Bölge Kurulu tarafınca koruma amaçlı birçok yeni kararın alındığı, alınan kararların planlara aktarılması ve uygulanması için planların revize edilmesi zorunluluğunun ortaya çıktığı, dava konusu 10 sayılı parseldeki 1959 yılında açılan ... Sinemasının kültürel faaliyetler bağlamında yakın dönemden günümüze ulaşmış Antalya için önemli kültürel ve anıtsal yapılardan biri olması nedeniyle korunması, bu amaçla kültürel tesis alanı belirlenmesinin uygun olduğu, dava konusu 9 sayılı parselde yer alan yapının boyutları itibarıyla çevresi ile uyumsuz olduğu, yapılaşma miktarının çevre parsellere göre daha fazla olması sebebiyle yakın çevresindeki oran orantı dengesini bozduğu, yine boyutları itibarıyla tarihi bina, sur ve diğer yapıların algılanmasının önüne geçtiği, bu sebeple meydan alanı olarak belirlenmesinin uygun olduğu, bu nedenle dava konusu planların mevzuata, şehircilik ve kentsel koruma ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu taşınmazın meydan niteliği taşımadığı, bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişilerin uzmanlık alanına girmediği, uzmanlık alanı olan mimar bilirkişinin yapının korunması gerektiği yönünde görüş beyan ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerce temyiz talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta, uygulama imar planı revizyonunun 02/11/2018 - 03/12/2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından 15/11/2018 tarihinde plana itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 25/01/2019 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, zımnen ret tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, en son 27/03/2019 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 30/10/2019 tarihli dilekçe ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlem davacıya 16/10/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de yukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevap dava açma süresini canlandırmayacağından görülmekte olan davada süre aşımı olduğu açıktır. Bu nedenle, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair idari dava dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi,
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Antalya ili, Muratpaşa ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan Kaleiçi Kentsel ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanına ilişkin 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı revizyonu ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı revizyonu Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 16/10/2018 tarihinde onaylanmıştır.
1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu büyükşehir belediyesince 24/10/2018 - 26/11/2018, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ilçe belediyesince 02/11/2018 - 03/12/2018 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Davacı tarafından, 15/11/2018 tarihinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yapılan itirazın, ... tarih ve ... sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı; yine aynı Kanunun işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı hususu kurala bağlanmıştır.
Anılan maddelerin birlikte değerlendirilmesinden, imar planlarına karşı, 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuru için, 3194 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile özel bir itiraz süresi getirildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen 60 gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılabileceği sonucuna varılmaktadır. İmar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanunun 7. maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerekir.
Uyuşmazlık konusu olayda; imar planına askı süresi içinde itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği açıktır. Bu bakımdan, yapılan itiraza altmış gün içinde bir cevap verilmemiş ise, itirazın zımnen reddedilmiş olması nedeniyle ilan tarihinin son gününü izleyen ikinci altmış gün içinde davanın açılması gerekir.
Belirtilen süreler geçtikten sonra cevap verilmesi halinde dava açma hakkının ihya olduğundan söz edilemez. Zira İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin ikinci fıkrasında, yetkili idari mercilerce dava açma süresi geçtikten sonra verilen cevap üzerine tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği belirtildiği halde 11. maddede, sonradan yetkili mercilerce cevap verilmesi durumunda, işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde davanın açılabileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla yetkili mercilerce ne zaman cevap verileceği belli olmayan bir durumda, dava süresinin yorum yoluyla süresi belirsiz bir zamana kadar uzatılması mümkün değildir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; uygulama imar planı revizyonunun 02/11/2018 - 03/12/2018 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından 15/11/2018 tarihinde plana itiraz edildiği, askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde davalı idare tarafından bir cevap verilmeyerek 01/02/2019 tarihinde itirazın zımnen reddedildiği, zımnen ret tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, en son 02/04/2019 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 30/10/2019 tarihli dilekçe ile görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacının askı süresi içinde yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin işlem davacıya 16/10/2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de yukarıda belirtilen 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 günlük zımnen ret süresi geçtikten sonra idare tarafından verilen cevap dava açma süresini canlandırmayacağından görülmekte olan davada süre aşımı olduğu açıktır.
Nitekim Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/02/2017 tarih ve E:2015/4618, K:2017/842 sayılı kararı da bu yöndedir.
Öte yandan, 1/1000 ölçekli uygulama imar planına açılan davada süre aşımı bulunduğundan, dayanağı 1/5000 ölçekli nazım imar planına karşı açılan davanın da süresinde olmadığı açıktır.
Bu durumda, bakılan davada süre aşımı bulunduğundan, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair idari dava dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların ve yanında müdahillerin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2023 tarihinde kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.