T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2965
Karar No : 2023/696
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … vasisi …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 08/11/2021 tarih ve E:2017/6728, K:2021/3486 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin, aynı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca oluşturulan Komisyonun … tarih ve … sayılı kararının iptali ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik 3/1 maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 08/11/2021 tarih ve E:2017/6728, K:2021/3486 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde; davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ise ciddi görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "667 sayılı KHK Uyarınca Oluşturulan Komisyonun Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı", "FETÖ'nün Askeri Yargı Yapılanmasına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, söz konusu ifadeler değerlendirildiğinde, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek FETÖ ile irtibat ve iltisak içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Sıkıyönetim mahkemesi görevlendirmeleri yönünden, davacının Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi ve … nolu Askeri Mahkemesinde Askeri Hakim olarak görevlendirilmiş olmasının, örgüt ile olan iltisakı ve irtibatını ortaya koyduğunun değerlendirildiği,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, kararda yer verilen iletişime dair kayıtların incelenmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar yönünden, davacının FETÖ ile irtibatı ve iltisakı olması nedeniyle kapatılan kurumlar içerisinde yer alan "Kimse Yok Mu" derneği ile arasında para transferi olmasının örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin şekil, sebep ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu; idarenin takdir yetkisini keyfi olarak kullandığı, dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile uyarlı olmadığı; subjektif değerlendirmelerle, adil ve dengeli sonuçlar alınması gözetilmeden, adil yargılama ilkesi göz ardı edilerek ve ölçülülük ilkesine uyulmadan salt cezalandırma amacı güdülerek işlemin tesis edildiği; adil yargılanma hakkı ve bu hakkın içeriğinde yer alan savunma hakkı, suçu öğrenme hakkı, muhakeme hakkı, delilleri tartışma hakkı gibi hakların tanınmamasının Daire kararını hukuka aykırı kıldığı; masumiyet ilkesinin ihlal edildiği; kamu görevinden gerekçesiz ve savunma hakkı tanınmadan alındığı; ankesörlü ve büyük kısmı ardışık yapılan telefon konuşmalarının aleyhe somut veriler olarak kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığı; aleyhine ifade veren tanıkların, itirafçı ya da muhbir şüpheli ya da sanık olarak beyanda bulunan kişiler olduğundan ifadelerinin samimi ve içten tanık beyanı olarak kabul edilemeyeceği; işlem tesisinde dayanılan delil ve dayanakların ciddi anlamda sorunlu olduğu; doğrulanamayan ya da yanlış anlaşılma ihtimali olan tanık ifadelerine ya da doğruluğu konusunda kuşku bulunan delillere dayanılarak bir kimsenin örgütle iltisaklı olduğu sonucuna varılarak kamu görevinden çıkarılamayacağı; Maliye Bakanlığı Mali Suçlar Araştırma Kurulunca düzenlenen raporlar ya da kolluk kuvvetlerinin elindeki bilgilere göre terör örgütü ile iltisakını ortaya koyabilecek bir delil olmadığı; Bank Asya'da artan şekilde hesabı olmadığı; FETÖ terör örgütü ile iltisaklı şirketler, sendikalar, vakıf ve dernekler ile ilişkisinin olmadığı; sosyal medya taramalarına ve dijital analiz raporuna göre hakkında suç unsuru olabilecek herhangi bir tespit yapılmadığı; himmet vermediği, para toplamadığı, öğrenci evlerinde kalmadığı, sohbet toplantılarına katılmadığı, katalog evliliği yapmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 08/11/2021 tarih ve E:2017/6728, K:2021/3486 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 05/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.