T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2966
Karar No : 2023/217
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Eski vasisi …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/01/2022 tarih ve E:2018/4963, K:2022/53 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4(8)b maddesi ile değişik 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin aynı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca oluşturulan Komisyonun … tarih ve E:… sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/01/2022 tarih ve E:2018/4963, K:2022/53 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "667 sayılı KHK Uyarınca Oluşturulan Komisyonun Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı", "FETÖ'nün Askeri Yargı Yapılanmasına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, hakkındaki ifadelerden davacının FETÖ ile irtibat ve iltisak içerisinde olduğunun anlaşıldığı,
Sıkıyönetim mahkemesi görevlendirmeleri yönünden, davacının Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Savcılığı ve Ankara 5 Nolu Sıkıyönetim Askeri Savcılığında Askeri Savcı olarak görevlendirilmiş olmasının, örgüt ile olan iltisak ve irtibatını ortaya koyduğunun değerlendirildiği,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, kararda yer verilen iletişime dair kayıtların incelenmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı,
Diğer hususlar yönünden, davacının, FETÖ/PDY terör örgütünün etkin olduğu dönemde Genelkurmay Başkanlığı Askeri Mahkemesinde Askeri Hakim ve Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığında Askeri Savcı olarak görevlendirilmesinin diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu,
Operasyonel hat kullandığı yönünden, davacının operasyonel hat kullandığı tespiti birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitin davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği,
Öte yandan, davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra verilen 31/07/2019 tarihli savunmaya cevap dilekçesi ile dava konusu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iptali istenilen karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosyanın tekemmül aşaması dikkate alındığında ayrı bir davanın konusunu oluşturabilecek nitelikte olan ve davanın genişletilmesi yasağı kapsamında kalan istemin incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik 3. maddesinin 1. fıkrasının Anayasa'ya aykırı ve yok hükmünde olduğu, işlemi tesis eden Askeri Hakimler Komisyonunun oluşumunun hukuka aykırı olduğu, Komisyonun tarafsız ve bağımsız olmadığı, savunma alınmamasının usuli eksiklik olduğu, işlemin orantılı ve ölçülü olmadğı, adli kovuşturmaya atıf yapılarak davanın reddine karar verilmesinin masumiyet karinesine ve hukuka aykırı olduğu, adli kovuşturmadaki iddiaların gerçek olmadığı, örgütsel bağ bulunmadığı, maddi ve hukuki temeli olmayan tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği, Sıkıyönetim Mahkemesi görevlendirme listesini hazırlayanların tespit edilip dinlenilmeden varsayımla değerlendirme yapılmasının isabetli olmadığı, söz konusu listedeki bir çok askeri hakim hakkında ihraç işlemi uygulanmadığı, listenin delil niteliğinin tartışılmadığı, listenin kim tarafından nerede ve nasıl hazırlandığının tespit edilemediği, sabit hatlardan aranmasının örgütle iltisak ve irtibat unsuru olarak kabul edilmesinin hatalı olduğu, sabit arama kayıtlarının 5809 sayılı Kanun uyarınca yasal saklanma sürelerinin geçtiği ve bu nedenle dahi delil olarak kullanılamayacağı, atandığı kadronun terör örgütü ile irtibatlandırılmasının hiçbir gerekçesinin bulunmadığı, operasyonel hat üzerinden iletişim iddiasının Anayasa'daki ve İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki suçsuzluk ve masumiyet karinesine aykırı olduğu, operasyonel hat kullanmadığı, görüşme yapmadığı, ihraç kararında ve Daire kararının gerekçesindeki sebeplerin kendisi ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, dava konusu işlem ile hak ve özgürlüklerin açık şekilde ihlal edildiği, iddialarının inandırıcı ve somut gerekçelerle karşılanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla düzeltilmek suretiyle onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/01/2022 tarih ve E:2018/4963, K:2022/53 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 09/02/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.