T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2968
Karar No : 2022/3577
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :…
KARŞI TARAF (DAVALI) :… Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 26/01/2022 tarih ve E:2020/1879, K:2022/45 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yargı mensubu olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılan davacı tarafından; 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 26/01/2022 tarih ve E:2020/1879, K:2022/45 sayılı kararıyla;
Davacının, bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2018/3113 esasında kayıtlı bulunan dava dosyasının birleştirilmesi talebi yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş; "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verildikten sonra,
Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının kolluktan gelen talep yazılarında haklı ve ikna edici bilgi ve belgeler sunulamadığı ve muhatapların Selam Tevhit (Kudüs Ordusu) Terör Örgütüyle bağlantıları ilişkilendirilmediği hâlde, başka surette delil elde etme imkânının bulunup bulunmadığını yeterince irdelemeden, matbulaştırılan gerekçelerle iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi yönünde ilk kez veya uzatma taleplerinde bulunduğunun anlaşıldığı
Bununla birlikte, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, davacının Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun anılan kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada, Dairelerinin 26/01/2022 tarih ve E:2018/3113, K:2022/44 sayılı kararı ile; "... davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ..." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği,
Öte yandan; davacının, Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11 yıl 3 ay; Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek suçundan ise 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Bu hâliyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ve Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek suçlarından dolayı hakkında mahkumiyet kararı verilen davacının, örgütsel hiyerarşik ilişki içerisinde kendine verilen görevi yerine getirdiği ve söz konusu eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığı,
Bu itibarla, davacının 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararı ile 24/08/2016 tarihinde meslekten çıkarıldığı, temyiz konusu HSK 2. Dairesi'nin 20/11/2018 tarihli kararı ile ilk meslekten çıkarılmasına ilişkin karar gerekçesinde kozmik oda ve selam tevhit dosyaları belirtildiği hâlde hakkında teknik takip yapılan müşteki E.B.'nin şikâyeti üzerine 2. kez aynı konuda mükerrer olarak meslekten çıkarıldığı; meslekten çıkarılmasına sebep-konu olan soruşturma evrakları HSK soruşturmasına alınmadığı gibi tarafından savunma alınmadan karar verildiği; ilgililerin fiilleri nedeniyle Ankara Emniyet Müdürlüğünün talebi üzerine soruşturma başlatıldığı ve telefon dinleme ve teknik takibin mahkeme kararı ile yapıldığı, müşteki E.B. ile ilgili olarak diğer şüphelilerle telefon irtibatı olduğuna dair tespit üzerine 3 ay telefon iletişimin tespiti ve 4 hafta fiziki takip yapılması için Mahkemeden karar alındığı, bilahare 21/02/2014 tarihinde kendisi tarafından iletişimin tespiti ve teknik takibe son verildiği, müşteki dâhil kimsenin sahte isimle, sahte belgeyle, sahte telefon numarasıyla, sahte kayıt ve tutanaklarla dinlenmediği, soruşturma dosyasına şüpheli ve teknik takip yapılan şüpheli sayısının 30 kişiden az olduğu; soruşturma yapılan tarih itibarıyla telefon dinleme ve teknik takiplerle ilgili olarak Kanun'un ve Yargıtay'ın aradığı makul şüphenin mevcut olduğu; HSK soruşturması sonucu disiplin cezası olarak en ağır cezanın verildiği, orantılılık ilkesinin ihlal edildiği; hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmadığı hâlde masumiyet karinesinin, lekelenmeme hakkının ihlal edildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edilerek verilen meslekten çıkarma kararının iptalinin gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, Daire kararında atıf yapılan Danıştay Beşinci Dairesinin 26/02/2022 tarih ve E:2018/3113, K:2022/44 sayılı kararı Kurulumuz tarafından kesin olarak onanmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 26/01/2022 tarih ve E:2020/1879, K:2022/45 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 12/12/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.