T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/2984
Karar No : 2023/1592
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Van ili, Gürpınar İlçe Emniyet Amirliği emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda "amirin izni olmaksızın görev yerinden ayrılma" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Van Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla;
Davacının yerine getirdiği çevre koruma nöbetinin eksiksiz ve kurallarına uygun olarak tutulması gerektiği, bölgenin önemi dikkate alındığında, nöbet noktasının boş bırakılmasının güvenlik açısından zaafiyet doğurabileceği, buna karşın nöbetçi amirin tuttuğu tutanak ve diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, davacının amirinden izin almadan nöbet yerini terk ettiği ve nöbet tutmama konusunda amirine karşı direndiği anlaşıldığından, "amirin izni olmaksızın görev yerinden ayrılma" suçunun sübut bulduğu, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 09/11/2020 tarih ve E:2016/18295, K:2020/4917 sayılı kararıyla;
Olayda, davacının nöbet çizelgesi uyarınca 12 saat aralıksız çevre koruma nöbeti tuttuğu, bu esnada ihtiyacını gidermek için nöbet noktasına çok yakın olan bina içerisine girmesinin ardından, nöbetçi amirin gelmesi üzerine hakkında tutanak tutulmasına sebep olayın meydana geldiği, dolayısıyla uzun süre tutulan nöbet esnasında davacının kısa süreli görev yerinden ayrılışının "amirin izni olmaksızın görev yerinden ayrılma" suçu kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, davaya konu işleme dayanak olan fiilin sübut bulmadığı sonucuna varılarak ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla,
Yalnızca iki personelin kontrolünde ve üst düzey öneme sahip bir bölgede tutulan bir nöbette nöbet noktasının her iki personel tarafından aynı anda terk edilmesinin telafisi mümkün olmayan sonuçlara sebep olabileceği bir bütün halinde düşünüldüğünde, bu durumun dikkate alınmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olay günü 12 saat kesintisiz nöbet yazılmasının personeli cezalandırmaya yönelik olduğu; olay öncesinde iki nöbet noktasında iki personel ile en fazla üç saat nöbet tutulurken olay günü dört kişi on iki saat nöbet tutulduğu; zırhlı nöbet kulübesinde bulunması gereken personelin birer saatlik arayla dışarıda durmaya zorlandığı; kamera görüntüleri incelendiğinde silah ve çelik yelek almasının komiser tarafından engellendiğinin görüleceği; ihtiyaç izni için üstlerinden izin aldığı; eksik soruşturma yapıldığı; ihtiyaç için kısa süreli ayrılmasının görev yerini terk etmek manasına gelmediği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-ç-5 maddesinde "Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek" fiili, mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesinde yer alan "görev yerinden ayrılmak" fiilinde olduğu gibi 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/07/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 09/11/2020 tarih ve E:2016/18295, K:2020/4917 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.
KARŞI OY
XX- Disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımlardır. Kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılabilmek gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasanın 38 inci maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Sözkonusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezası hukuka aykırı olacaktır.
Diğer taraftan 7068 sayılı Kanun'un 8/5-ç-5 maddesinde "Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek" fiili, mülga Tüzüğün 11. maddesinde yer alan "görev yerinden ayrılmak" fiilinde olduğu gibi 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmakla birlikte, 7068 sayılı Kanunun 8/3-a-6 maddesinde "Nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde mevzuatla ve/veya talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek" fiili, üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, olayda, davacının nöbet çizelgesi uyarınca 12 saat aralıksız çevre koruma nöbeti tuttuğu, bu esnada ihtiyacını gidermek için nöbet noktasına çok yakın olan bina içerisine girmesinin ardından, nöbetçi amirin gelmesi üzerine hakkında tutanak tutulmasına sebep olayın meydana geldiği, dolayısıyla uzun süre tutulan nöbet esnasında davacının kısa süreli görev yerinden ayrılışının ve nöbet yerini görecek şekilde bina içinde oturuyor vaziyette bulunmasının "amirin izni olmaksızın görev yerinden ayrılma" fiili kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, davacının fiilinin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 11. maddesinde yer alan "görev yerinden ayrılmak" suç tanımına uymadığı, diğer bir ifadeyle anılan Tüzüğün 11. maddesiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği, davacının fiilinin 7068 sayılı Kanunun üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren 8/3-a-6 maddesinde yer alan "Nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde mevzuatla ve/veya talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek" fiili ile örtüştüğü anlaşılmaktadır.
Belirtilen nedenlerle, ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:... , K:... sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.