T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3000
Karar No : 2023/1257
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bankası Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 12/04/2022 tarih ve E:2021/7211, K:2022/2610 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 02/07/1997 tarih ve 23037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair 4208 sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 6. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile … Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun 12/04/2022 tarih ve E:2021/7211, K:2022/2610 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun, 03/06/2021 tarih ve E:2020/3374, K:2021/1149 sayılı bireysel işlemin iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden eksik inceleme nedeniyle verilen bozma kararına uyularak;
… Bankası Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin incelenmesinden;
Anayasa'nın 135. maddesinde hukuki yapısı ve amacı düzenlenen ve yine Anayasa'nın 123. maddesinde öngörülen idarenin bütünlüğü ilkesi içerisinde hizmet yerinden yönetim kuruluşu olarak yer alan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan Türkiye Barolar Birliğince üyelerine verilen avukat kimliğinin resmi niteliğe sahip olduğundan ve meslek mensubunu tanıtması açısından yurt çapında geçerli olduğunda kuşku bulunmadığı,
Kaldı ki, 1136 sayılı Kanun'un 9. ve Avukatlık Kanunu Yönetmeliği'nin 13. maddesine dayanılarak hazırlanan Avukatlık Kimlik Kartı ve Barokart Sistemine Entegre Akıllı Kart Basım Yönergesi'nde yer alan düzenlemeler uyarınca Türkiye Barolar Birliği tarafından tek tip basılan avukat kimlik kartlarında, Yönetmelik'te tespit edilmesi zorunlu olduğu belirlenen bilgilerin ayrıntılı olarak yer aldığı, bir başka anlatımla, avukat kimlikleri hazırlanırken ilgililerinin nüfus cüzdanlarında yer alan bilgilerin esas alındığı ve bu bilgilere yer verildiği, mevcut hali ile avukat kimliklerinin sadece bir meslek grubunun ve ilişkili olduğu kişilerin yeterli bilgiye sahip olabildiği belge niteliğinde olmadığı, aynı zamanda Yönetmelik maddesinde öngörülen detaylı bilgileri de içeren ve ayırt edici özellikleri tespit edilebilir nitelikte kimlik belgeleri olduğunun açık olduğu,
Bu açıklamalardan, avukat kimliklerinin Avukatlık Kanunu'nun açık hükmü doğrultusunda resmi nitelik taşıyan kimlik şeklinde düzenlendiğinin anlaşıldığı, bir başka anlatımla, Avukatlık Kanunu'nda, avukat kimliklerinin yalnızca yürütülen mesleki faaliyetle ilişkili olmadığı genel/geçerli bir kimlik olduğu öngörülerek, kimlik belgelerinin de bu hususa uygun bir şekilde düzenlendiği,
Öte yandan, 4208 ve 5549 sayılı Kanunlarda yer alan kuralların etkili bir şekilde uygulanabilmesi bakımından kimlik tespitinin önem arz ettiğinin açık olduğu, bu sebeple, yasa koyucu tarafından idareye düzenleme yapma yetkisinin tanındığı, böylece, yasa koyucunun kimlik tespitinin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde yapılmasını temin etmeye yönelik düzenlemeler yapılmasını amaçladığı,
Söz konusu Yönetmeliklerde, kimlik tespitinde gerekli olan bilgiler ve dava konusu maddede de bu bilgileri doğrulatmada esas alınacak belgelerin sayma yolu ile belirlendiği, ancak bu belgelerden içerdiği bilgiler açısından diğerlerinde herhangi bir farkı bulunmadığı halde avukat kimliklerine yer verilmediği, bu eksik düzenlemeyle avukat kimliklerinin bu Yönetmelikler açısından güvenilir/geçerli bir belge olarak kabul edilmediği, oysa eksik düzenleme ile oluşan bu kabulün, yasa koyucunun bir başka yasal düzenleme ile avukat kimliklerinin tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmi kimlik olduğuna ilişkin genel kural koyan iradesini ortadan kaldırdığı,
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu'nun 9. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen avukat kimliklerinin, tüm resmi ve özel kuruluşlar tarafından kabul edilecek resmi kimlik olduğuna yönelik hükmüne rağmen, Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair 4208 sayılı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'te düzenlenen kimlik tespitinde kullanılacak belgeler arasında sayılmamasının eksik düzenleme içerdiği ve bu haliyle hukuka aykırı olan Yönetmelik maddesi uyarınca tesis edilen işlemde de bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
… Bankası Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptaline, dava sonuç olarak kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen iptal ile sonuçlandığından 772,82 TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, temyiz aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için öngörülen 7.425,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden ... Bankası Anonim Şirketi tarafından, işlem tarihinde var olmayan mevzuat hükümlerine dayanılarak işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmasının hukukun genel ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, bireysel işlem tarihindeki mevzuat hükümlerine göre işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerden ... Bankası Anonim Şirketinin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu Halk ... Genel Müdürlüğü işleminin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci ve Onuncu Daireleri Müşterek Kurulunun temyize konu 12/04/2022 tarih ve E:2021/7211, K:2022/2610 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; davacının, Türkiye Barolar Birliği ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu nezdinde yaptığı şikayetin davalı Bankaya iletilmesi üzerine; Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 4208 sayılı Kanun ve dava konusu Yönetmelik'e dayanılan avukatlık kimliğinin kimlik tespitine esas belge olarak kabul edilmeyeceği yolundaki yazılarının Türkiye Bankalar Birliğince taraflarına gönderildiği belirtilerek, söz konusu kimliğin dava konusu Yönetmelik'te sayılan kimlikler ile teyit edilmesi durumunda işlem yapılabileceğine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun'un 15/1. maddesinde; "Bu Kanunun uygulanmasına ilişkin olarak bilgi verme, kimlik tespiti, araştırma ve inceleme yöntemleri, şüpheli işlemler, aklamaya konu menfaat ve değerlerin belirlenmesine dair gerekli düzenlemelerin yapılması, Koordinasyon Kurulunun yönetim, toplanma ve çalışma esas ve usulleri, toplantı ve karar nisabına ilişkin hususlar, Bakanlar Kurulunca bu Kanunun yayım tarihini izleyen altı ay içinde çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almıştır.
Anılan Kanun hükmü uyarınca çıkarılan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan 02/07/1997 tarih ve 23037 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4208 sayılı Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in, "Kimlik Tespit Usulü" başlıklı 6. maddesinde, kimlik tespitinin bu maddede sayılan belgelerin aslının veya noterce onaylanmış suretlerinin ibrazı sonrası okunabilir fotokopilerinin alınması veya işlemle ilgili evrakın arkasına kimlik bilgilerinin kaydı suretiyle yapılacağı, kimlik tespitinde kullanılacak belgelerin Türk uyruklu gerçek kişiler için nüfus hüviyet cüzdanı, sürücü belgesi veya pasaport olduğu, aynı maddenin son fıkrasında da, Başkanlığın kimlik tespitinin zorunluluğuna ilişkin usul ve esaslar ile kimlik tespitine esas belge nevini belirlemeye yetkili olduğu kurala bağlanmıştır.
18/10/2006 tarih ve 26323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 26. maddesi ile 4208 sayılı Kanun'un 15/1. maddesi yürürlükten kaldırılmış ancak aynı doğrultuda bir düzenleme getiren 3. maddesi ile "Yükümlüler, kendileri nezdinde yapılan veya aracılık ettikleri işlemlerde işlem yapılmadan önce, işlem yapanlar ile nam veya hesaplarına işlem yapılanların kimliklerini tespit etmek zorundadır. Kimlik tespitine esas belge nevilerini belirlemeye Bakanlık yetkili olup, kimlik tespitini gerektiren işlem türleri, bunların parasal sınırları ve konuyla ilgili diğer usûl ve esaslar yönetmelikle belirlenir." hükmü getirilmiştir.
09/01/2008 tarih ve 26751 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu Yönetmelik'i yürürlükten kaldıran Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik'in 6. maddesinde de, ilgilinin adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı, uyruğu ve kimlik belgesinin türü ve numarasına ilişkin bilgilerin doğruluğunun; Türk uyruklular için T.C. nüfus cüzdanı, T.C. sürücü belgesi veya pasaport ile teyit edileceği belirtilmiş ve yönetmelik yürürlükten kalkmasına karşın iptali istenilen kuralın yeni yönetmelikle devamı sağlanmıştır.
Her ne kadar, mezkur Yönetmelik'te, 30/10/2017 tarih ve 2017/10938 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Yönetmelik'in 1. maddesiyle, bu bende “pasaport” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile üzerinde T.C kimlik numarası bulunan ve özel kanunlarında resmi kimlik hükmünde olduğu açıkça belirtilen kimlik belgeleri” ibaresi ile değişiklik yapılarak davacının talebi doğrultusunda düzenleme yapılmış ise de, dava konusu Halk ... Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminde, işlem tarihindeki mevzuat hükümlerine göre hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarelerden ... Bankası Anonim Şirketinin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.