T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3002
Karar No : 2023/654
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Barosu Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Birliği
VEKİLİ: Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2017/963, K:2022/2407 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 02/01/2017 tarih ve 29936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2017 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin; "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün, Birinci Kısım, Birinci Bölümünün 5. maddesinin (c) bendinde yer alan "Şirket ana sözleşmesi, şirketlerin devir ve birleşmesi vb. ticari işlerle ilgili sözleşmeler" için belirlenen 800,00 TL ücretin, İkinci Kısım, İkinci Bölümünün 4. maddesinde yer alan "Tahliyeye ilişkin icra takipleri için" belirlenen 660,00 TL ücretin ve İkinci Kısım, İkinci Bölümünün 24. maddesinin (b) fıkrasında yer alan bireysel başvurularda "Duruşmalı işler" için belirlenen 3.000,00 TL ücretin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2017/963, K:2022/2407 sayılı kararıyla;
Tarife'nin, "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün Birinci Kısım, Birinci Bölümünün 5. maddesinin (c) fıkrası yönünden:
Dava konusu Tarife maddesinde, şirket ana sözleşmesi, şirketlerin devir ve birleşmesi vb. ticari işlerle ilgili sözleşmeler için belirlenen 800,00 TL maktu ücretin; asgari ücret olduğu, taraflarca işin önemi ve mahiyetine göre serbestçe daha yüksek bir ücret belirlenmesinin önünde engel bulunmadığı, ülkemizde faaliyet gösteren şirket büyüklüklerinin birbirinden farklı olması nedeniyle standart bir ücret belirlenmesinin işin yapısı gereği mümkün olmadığı hususları göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Tarife'nin, "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 4. maddesi yönünden:
Dairelerinin 09/10/2018 tarih ve E:2017/963 sayılı ara kararıyla, Dairelerinin 20/04/2016 tarih ve E:2015/15049 sayılı yürütmenin durdurulması kararı üzerine yapılan Tarife değişikliği ile dava konusu maddede yapılan indirimin gerekçesinin somutlaştırılmasının istenildiği, ara kararı cevabında; yapılan Tarife değişikliği ile; tahliyeye ilişkin icra takipleri için belirlenen ücretin, icra mahkemelerinde takip edilen dava ve duruşmalı işler ile icra mahkemelerinde takip edilen ceza işleri için belirlenen 600,00 TL ücrete eşitlendiği, yine icra dairelerinde yapılan takipler için belirlenen 300,00 TL ücretin de iki katı ücret belirlendiği, dava konusu Tarife'de ise bu ücretlere %10 artış yapıldığının belirtildiği,
Bu durumda, Dairelerinin 20/04/2016 tarih ve E:2015/15049 sayılı yürütmenin durdurulması kararı üzerine yapılan 2016 yılı Tarife değişikliğinde, tahliyeye ilişkin icra takipleri için belirlenen ücretin, benzer işler olan, icra mahkemelerinde takip edilen dava ve duruşmalı işler ile icra mahkemelerinde takip edilen ceza işleri için belirlenen 600,00 TL ücrete eşitlendiği, söz konusu değişikliğe karşı herhangi bir dava açılmadığı, dava konusu 2017 yılı Tarifesi'nde ise, bu ücrete %10 artış yapılmak suretiyle 660,00 TL ücret belirlendiği görüldüğünden, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Tarife'nin, "Avukatlık Ücret Tarifesi" Bölümünün İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 24. maddesinin (b) bendi yönünden:
2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Avukatlık Ücret Tarifesi" Bölümünün Tarifenin İkinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan 19. bendinde, "Sayıştayda görülen hesap yargılamaları için" 3.500,00 TL vekalet ücreti; 24. bendinin "Bireysel Başvuru" başlıklı (b) alt bendinde "Anayasa Mahkemesinde görülen dava ve işler için" duruşmalı ise 3.600,00TL, duruşmasız ise 1.800,00 TL vekalet ücretinin öngörüldüğü,
Dairelerinin 20/04/2016 tarih ve E:2015/15049 sayılı yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararında ise, 2016 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin İkinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan 19. bendi ile 24. bendinin (b) alt bendi bir arada incelenerek; Anayasa Mahkemesinin 13/11/2014 tarih ve E:2014/172, K:2014/170 sayılı kararında Sayıştayın "Mahkeme" sıfatını haiz bulunduğu ve yaptığı hesap yargılamasının "dava" niteliğinde olduğunun vurgulandığı belirtilerek Anayasa'da yüksek mahkemeler arasında sayılmasa da Anayasa Mahkemesinin tespitlerinden hareketle niteliği itibarıyla Sayıştayı bir mahkeme olarak kabul ettiği, dolayısıyla hesap yargılamasını da dava olarak değerlendirmenin doğru olacağı, 2016 yılı Tarifesi'nde, Sayıştay dahil olmak üzere Anayasa'nın "Yargı" başlıklı üçüncü bölümünde yüksek mahkemeler arasında zikredilen Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesinde görülen dava ve işlere ilişkin ayrı ayrı avukatlık ücreti belirlenmiş ise de, esasen nitelikleri itibarıyla vekalet ücretini farklı kılacak bir nedenin bulunmadığı, belirtilen yargı mercilerinin gördüğü davaların, yargısal niteliği itibarıyla ile farksız olduğu, dolayısıyla vekalet ücreti belirlenirken bir önceki yıla ilişkin enflasyon oranı da dikkate alınarak bu merciler arasında bir denge kurulmasının zorunlu olduğu gerekçelerine yer verildiğinin görüldüğü,
Dairelerinin mezkur kararı doğrultusunda 30/11/2016 tarih ve 29904 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tarife'nin 10. maddesi ile 2016 yılı Tarifesi'nin 19. satırı “19. Sayıştay’da görülen hesap yargılamaları için 3.000,00 TL” şeklinde; 12. maddesiyle de 2016 yılı Tarifesi'nin 24. maddesinin (b) alt bendi, " b) Bireysel başvuru Duruşmalı işlerde 3.500,00 TL; Duruşmasız işlerde 1.750,00 TL” şeklinde değiştirildiği,
Adalet Bakanlığı tarafından, 30/11/2016 tarih ve 29904 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tarife'nin muhtelif maddelerine karşı açılan davada, Dairelerinin 02/10/2018 tarih ve E:2016/15202 K:2018/5105 sayılı kararı ile "Avukatlık Ücret Tarifesi" Bölümünün İkinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 19. maddesi ile 24. maddesinin (b) bendinde yapılan değişiklik yönünden, davalı Türkiye Barolar Birliği tarafından, yüksek mahkemeler arasında denge kurulması amacıyla, avukatın emeği gözetilmek suretiyle ve maktu olarak belirlenen ücrette orantısızlık ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/12/2020 tarih ve E:2019/463 K:2020/2812 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,
Dava konusu 2017 yılı Tarifesi'ne gelindiğinde ise, Dairelerinin anılan kararı doğrultusunda Sayıştay da dahil olmak üzere yüksek mahkemelere ilişkin ayrı vekalet ücreti belirlenmesinden vazgeçilerek Tarife'de yer alan tüm yüksek mahkemelerin duruşmalı işleri için aynı ücretin tespit edildiği görüldüğünden yapılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, diğer maktu ücretlerde ortalama %10 artış yapılırken, dava konusu Tarife maddelerinde yapılan indirimlerin hukuksal izahının bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 05/04/2022 tarih ve E:2017/963, K:2022/2407 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 05/04/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.