T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3056
Karar No : 2023/2724
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi olduğunu beyan eden davacı tarafından, izinsiz ve ruhsatsız eğitim öğretim faaliyetinde bulunulduğundan bahisle, yetkilisi olduğunu beyan ettiği şirkete ait "Kaçak Faaliyet Gösteren Kurumun Kapatılması"na dair Adana Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün … tarih E-… sayılı işlemi ve 71.550,00 TL tutarında "İdari Para Cezası" uygulanmasına dair davalı idarenin … tarih E-… sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ... VİP adıyla anılan ... Özel Eğitim Danışmanlık Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti. kurumunun, orta öğretime, yüksek öğretime, kamu personeli vb sınavlara yönelik kurs ve etüt merkezlerinin faaliyetini yürüttüğü bu nedenle eğitim ve öğretim hizmetinin bir parçası olduğu ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında Milli Eğitim Bakanlığının izin ve denetimine bağlı olduğu, izinsiz faaliyette bulunduğu tespit edilen davacı şirket yetkilisi, kurum işleteni veya kurucusu olan davacı hakkında 5580 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereği brüt asgari ücretin 20 katı idari para cezası uygulanmasına ve izinsiz eğitim yapılan işyerinin kapatılmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesi'nin 20/12/2017 tarih ve 30276 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 01/11/2017 tarih ve E:2017/36; K:2017/147 sayılı kararında; "...Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel kurallarındandır. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılmamasıdır. Diğer bir anlatımla bir kimsenin yalnızca kendi eyleminden sorumlu olmasıdır. Bu ilkeye göre asli ve feri failden başka kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılmaları mümkün değildir. Anayasa’nın 38. maddesinin yedinci fıkrası ile ilgili gerekçede de “...fıkra, ceza sorumluluğunun şahsi olduğu; yani failden gayri kişilerin bir suç sebebiyle cezalandırılamayacağı hükmünü getirmektedir. Bu ilke dahi ceza hukukuna yerleşmiş ve ‘kusura dayanan ceza sorumluluğu’ ilkesine dahil, terki mümkün olmayan bir temel kuralıdır.” denilmektedir. Anayasa’nın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir." şeklinde tespitlere yer verilmiştir.
Suç ve cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; bir kimse, işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaz. Ceza Hukukunun temel prensiplerinden olan; "suç ve cezaların şahsiliği ilkesi", idari para cezaları açısından da geçerli olup; idari para ceza verilmesine gerekçe gösterilen kabahatin kim tarafından işlendiğinin tespiti, görülmekte olan uyuşmazlığın davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının çözümünde önem arz etmektedir.
Uyuşmazlıkta; davacı tarafından, ... Özel Eğitim Danışmanlık Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi olduğu, ancak; idari para cezası verilmesine ilişkin işlemin şirket adına tesis edilmesi gerekirken adına tesis edildiği, bu durumun "suç ve cezaların şahsiliği ilkesine" aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; gerek Mahkemece verilen … tarih ve E:… sayılı Ara Karar gereği dosyaya sunulan bilgi ve belgenin gerekse davacı tarafından sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının anılan adreste faaliyet gösteren ... VİP isimli kurumun kurucusu olmadığı, aslında kurucu tüzel kişinin yetkilisi olduğu yolundaki beyanını destekler bilgi ve belgeye ulaşılamadığından davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yer alan açıklama ile ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 18/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.