T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3058
Karar No:2023/2131
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Geliştirme ve Yatırım A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eyüpsultan Belediye Başkanlığı'nca 29/09/2021 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen İstanbul ili, Eyüpsultan ilçesi, Kemerburgaz … Mahallesinde bulunan "… Ada, … Parsel ile … Ada, … Parsel Sayılı Taşınmazların Arsa Satışı Karşılığı Hasılat Paylaşımı Yöntemiyle Satılması İşi'' ihalesi uhdesinde kalan davacı şirket tarafından, sözleşmeye davet yazısı üzerine 15 gün içerisinde kesin teminatı yatırarak sözleşme imzalamadığından bahisle ihale aşamasında yatırılan geçici teminatın irat kaydedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı şirket tarafından, dava konusu işlemin dayanağı olan 29/09/2021 tarihli ihalenin, davalı idarenin ihale teknik şartnamesi ve eki dokümanlardaki belirtilen koşullar ile sözleşme aşamasında belirtilen koşulların farklı ve çelişkili olduğu, getirilen ilave KDV yükümlülüğünün ihale şartname ve dokümanlarında yer almadığı, ihale alıcısına fazladan külfet yüklediği iddiasıyla uhdesinde kalan ihale işleminin iptali istemiyle açılan davanın Mahkeme'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, gelinen aşamada davacı tarafından dava dilekçesi ekinde Mahkemeye ibraz edilen sözleşme tasarısının, tarafların üzerinde mutabık kaldığı sözleşme tasarısı olmadığı, tarafların üzerinde anlaştığı sözleşme tasarısında (ve diğer ihale dokümanında) zaten KDV ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı, bu sebeple dava konusu … tarih ve … sayılı sözleşmeye davet yazısı ve ekinde yer alan sözleşme tasarısının ilgili kısımlarında davacının iddiasının aksine ihale bedeline ek olarak KDV ödeneceğine dair bir hüküm bulunmadığından bu hususların davacı şirketin uhdesine kalan ihalenin feshini gerektirecek haklı sebep olmadığı, bakılan davaya konu işlemin, davalı idarenin mülkiyetinde bulunan taşınmazın 2886 sayılı Kanun'a göre kapalı teklif usulü ile ihale edilerek satılmasından ibaret olduğu, söz konusu işlemin 2886 sayılı Kanun'un 2. maddesinde belirtilen açıklık, rekabet ve belirlilik ilkelerine uygun olduğu, aynı Kanun'un 7., 11., 17. ve 18. maddelerinde tanımlanan şartname ve onay ile ilan şartlarını taşıdığı, 2886 sayılı Kanun'da belirlenen genel usul olan kapalı teklif usulü ile ihale yapılarak taşınmazın satılmasında kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, sonuç itibarıyla davacının uhdesinde kalan ihale nedeniyle sözleşme imzalamasından kaçınmasını gerektirecek hukuki bir sebebin mevcut olmadığı anlaşıldığından, ilgili mevzuat ve İhale Şartnamesi'nin 12.1. maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihale dokümanında çelişkilerin bulunduğu, ihale ilanı ve İdari Şartname'nin aksine sözleşmeye davet yazısı ve ekinde bulunan Sözleşme Tasarısı'nın 15. maddesinde açıkça ihale bedeline ek olarak KDV ödeneceğine dair hüküm bulunduğu, davalı idarece sunulan belge ve beyanlar ile sehven bahse konu hususu ekledikleri ve sözleşmedeki KDV'ye ilişkin düzenlemenin çıkarılarak ihaleden sonra sözleşme yeniden gönderilmiş ise de, ihaleden sonra yapılan bu tarz bir değişikliğin ilgili mevzuata aykırı olduğu, davalı idarenin ihaleden sonra değişiklik yapmak istemesinin mümkün bulunmadığı, ihalede şeffaflık ve açıklık ilkesi gereği ihale ilanı yapıldıktan sonra şartname ve eklerinde değişiklik yapılamayacağı, aksi takdirde ihaleye katılanlar arasındaki eşitlik ve rekabet ilkelerinin zedeleneceği, sözleşmenin dokümana aykırı olamayacağı, dava konusu taşınmaz satışı ticari amaçla yapıldığından 3065 sayılı Kanun'da sayılan istisna kapsamında olmadığı, davalı idarece KDV'ye ilişkin düzenlemenin sehven yazıldığının belirtilmesinin ve bu düzenlemenin kaldırılmasının vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini değiştirmediği, bu değişikliğin hukuken geçerli olmadığı ve KDV ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, görüşmeler sırasında davacının KDV dahil olacak şekilde sözleşme hazırlanmasını talep ettiği, İhale Şartnamesi ve Sözleşme'nin farklı kurallar içermediği, süresinde sözleşme imzalanmadığı için ihalenin iptal edildiği, davanın süresinde açılmadığı, hak arama hürriyetinin kötüye kullanıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 03/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.