T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3091
Karar No : 2023/698
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 22/11/2021 tarih ve E:2017/6783, K:2021/3847 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin, 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Askeri Yargıtay Başkanlar Kurulunun 10/10/2016 tarih ve E:2016/23, K:2016/23 sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve maddi haklarının iptali istenilen karar tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun) 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4(8)b maddesi ile değişik 3/1. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 22/11/2021 tarih ve E:2017/6783, K:2021/3847 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları ile davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "667 sayılı KHK Uyarınca Oluşturulan Komisyonun Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı", "FETÖ'nün Askeri Yargı Yapılanmasına İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütü üyeliği suçundan 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, hakkındaki ifadelerden davacının FETÖ ile irtibat ve iltisak içerisinde olduğunun anlaşıldığı,
Sıkıyönetim mahkemesi görevlendirmeleri yönünden, davacının GNKUR. BŞK.LIĞI Askeri Savcılığı ve Ankara 1 Nolu Sıkıyönetim Askeri Savcılığında Askeri Savcı olarak görevlendirilmiş olmasının, örgüt ile olan iltisak ve irtibatını ortaya koyduğunun değerlendirildiği,
Ankesörlü/sabit hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, ankesörlü/sabit hatlar üzerinden iletişim kurma yönteminin FETÖ/PDY terör örgütünün özellikle asker kişiler için önem verdiği özel bir iletişim şekli olması hususu ile iletişime dair kayıtların birlikte değerlendirilmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davacıya ilişkin ankesör/büfe sorgu raporunda … GSM nolu hattının tüm irtibat baz görüşme kayıtlarına göre İstanbul ilinde bulunan (2) ayrı ankesörlü telefondan 15/01/2013 tarihinde toplam (4) kez arandığı tespitine de yer verildiği ancak anılan rapor ve eklerinde söz konusu GSM hattının aranma tarihindeki hat sahibinin ve hattın gerçek kullanıcısının davacı olduğuna ilişkin bir bilgiye yer verilmediğinin görüldüğü; bu nedenle söz konusu GSM hattına ilişkin tespitin dikkate alınmadığı,
Operasyonel hat kullandığı yönünden, "mahrem imam" ve "operasyonel hat"a ilişkin olarak kararda yer verilen açıklamalar ile davacının FETÖ/PDY mahrem imamları ile operasyonel hatlardan irtibat kayıtlarına dair yine kararda yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu tespitlerin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, maddi haklarının iptali istenilen karar tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 667 sayılı KHK'nın 3. maddesinin (1) numaralı fikrasındaki "...Askeri Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Başkanlar Kurulunca..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu; davanın makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği; dava konusu işlemi tesis eden Askeri Yargıtay Başkanlar Kurulunun tarafsız ve bağımsız olmadığı; usulüne uygun savunma alınmadığı ve savunma alınmadan tesis edilen işlemin orantılı ve ölçülü olmadığı; dava konusu işlemin olağanüstü tedbir niteliğinde olmadığı; hakkında yapılan adli kovuşturma neticesinde örgüt üyeliği suçundan ceza verildiği ancak bu mahkumiyet kararının kesinleşmediği ve buna atıf yapılmasının masumiyet karinesine ve hukuka aykırı olduğu; silahların eşitliği, çelişmeli yargılama, gerekçeli karar haklarının, dolayısıyla adil yargılama hakkının ihlal edildiği; tanık beyanları disiplin hukuku/idare hukuku açısından verilen karara esas olabilecek şekilde gerekçeli olarak değerlendirilmeyerek gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği; tanık beyanlarının gerçeği yansıtmadığı; gerek hakkındaki adli soruşturma esnasında kabul edilen gerekse Danıştay Beşinci Dairesinin hükmüne esas aldığı şekliyle, kendisinin listeyi hazırlayanlarca önemsendiği, bilerek görevlendirildiği, hakimlerle ilgili görevlendirme listesine örgütçe önem verildiğine dair dayanak gösterilen olguların gerçek olmadığı; bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerin kendisi ile ilgili olmadığı, bu tespit ve değerlendirmelerle buna yönelik tanık beyanlarından mahkemenin ulaştığı sonuca ulaşılamayacağı, bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelerle listeye ilişkin tanık beyanlarından örgütle iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucu çıkarılamayacağı için ulaşılan sonucun hukuka aykırı olduğu; operasyonel hat kullanımına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09/12/2021 tarih ve E:2020/9.MD-200, K:2021/626 sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın 09/12/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 22/11/2021 tarih ve E:2017/6783, K:2021/3847 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 05/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.