T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3105
Karar No : 2023/1200
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Birliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2018/229, K:2022/2405 sayılı kararının iptaline ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 28/12/2017 tarih ve 30284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe Tarife'nin; 1. maddesiyle, 02/01/2017 tarih ve 29936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Genel Hükümler" Bölümünde yer alan 17. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklik ile 3. maddesiyle, 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün Birinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 6. maddesinde yapılan değişikliğin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2018/229, K:2022/2405 sayılı kararıyla;
2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Genel Hükümler" Bölümünde yer alan 17. maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklik yönünden;
Tarife'nin "Tahkimde ve Sigorta Tahkim Komisyonunda ücret" başlıklı 17. maddesinin dava konusu 2. fıkrasında, “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” düzenlemesine yer verildiği,
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrasında, talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücretinin, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin beşte biri olduğunun belirtildiği,
Anılan Kanun hükmü, vekâlet ücreti ile ilgili özel bir düzenleme getirmekte olup, Kanun'un madde gerekçesinde, Sigorta Tahkim Komisyonuna genellikle düşük meblağlar için başvurulmakta olduğu, bu durumda talebi kısmen veya tamamen reddedilen taraf için yargılama giderleri arasında yer alan avukatlık ücretinin uyuşmazlık konusu miktarla karşılaştırıldığında yüksek kalabildiği dikkate alınarak maddede gerekli düzenleme yapıldığının belirtildiği,
5684 sayılı Kanun çerçevesinde sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla getirilmiş alternatif bir çözüm yolu olan tahkim yoluna başvurulmasında, diğer bir ifade ile Sigorta Tahkim Komisyonunda takip edilen işlerde, talebi tamamen veya kısmen reddedilenlerin sigorta poliçesinden menfaat temin edenler, sigortalılar olduğu ve bu tür bir başvurunun sigorta şirketlerine karşı yapıldığı hususları ile 5684 sayılı Kanun'un madde gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuran sigortalılar ve sigorta poliçesinden menfaat temin edenler lehine pozitif bir ayrımcılık yapılarak, talebin kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde sigorta şirketleri lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekâlet ücretinin beşte biri olacağının düzenlendiği,
Dava konusu düzenlemeye bakıldığında ise, 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 17. fıkrasındaki amir hükümden farklı bir düzenleme getirilerek, talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine Tarife'ye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birinin, maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedileceği öngörülerek 5684 sayılı Kanun'daki beşte birlik orana uyulmadığı,
Öte yandan, konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarife'nin İkinci Kısmının İkinci Bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedileceği öngörülerek, 5684 sayılı Kanun'daki beşte birlik oranın hiç dikkate alınmadığı,
Bu durumda, 5684 sayılı Kanun'un amacına aykırı bir düzenleme getiren, dava konusu Tarife'nin "Genel Hükümler" Bölümünde yer alan 17. maddesinin 2. fıkrasında hukuka uyarlık görülmediği,
2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Avukatlık Ücret Tarifesi" Bölümünün Birinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 6. maddesinde yapılan değişiklik yönünden;
Dairelerinin yürütmenin durdurulması kararı gereği 2017 yılı Tarifesi'nin "Avukatlık Ücret Tarifesi" Bölümünün Birinci Kısım, İkinci Bölümde yer alan 6. maddesinin "İl ve ilçe tüketici hakem heyetleri, sebze ve meyve hal hakem heyetleri nezdinde sunulacak hizmetlerde, avukatlık ücreti Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Ancak üçüncü kısmına göre belirlenecek hizmete konu işin ücreti, maktu ücretin altında ise maktu ücret 360,00 TL" şeklinde değiştirildiği,
Dairelerinin 23/05/2017 tarih ve E:2017/1257 sayılı yürütmenin durdurulması kararı gereği, Tarife maddesinde yer alan "ve benzeri heyetler ya da kurullar" ibaresinin madde metninden çıkarıldığı ve nispi avukatlık ücretinin hesabında belirlenen %12’lik tek oran uygulamasından vazgeçilerek Tarife'nin Üçüncü Kısmına yapılan atıfla azalan oranda kademelendirme yapıldığı ve bu hususlarda hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekte ise de; Daire kararında hukuka aykırılığına hükmedilmediği halde düzenlemenin ilk halinde mevcut bulunan "hizmete konu işin değeri maktu ücretin altında ise hizmete konu işin değeri kadar" ibaresinin de madde metninden çıkarılarak hizmete konu işin ücretinin maktu ücretin altında kalması halinde hükmedilecek akdi vekalet ücretinin maktu ücrete yükseltildiği,
Bu durumda, hizmete konu işin değerinin üzerinde vekalet ücreti ödenmesine yol açacağından 2017 yılı Tarifesi'nin ilk halinde mevcut bulunan "hizmete konu işin değeri maktu ücretin altında ise hizmete konu işin değeri kadar" ibaresine yer verilmemesi nedeniyle dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği,
Öte yandan, 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde 360,00-TL olarak düzenlenen vekalet ücretindeki %10,76'lık artış oranının, 2016 yılı enflasyon oranının yıllık %8,53 olduğu dikkate alındığında, makul düzeyde kaldığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemede yer alan maktu ücrete ilişkin düzenlemede artış oranı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Genel Hükümler" Bölümünde yer alan 17. maddesinin 2. fıkrasında yapılan düzenleme ile "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün Birinci Kısım, İkinci Bölümünde yer alan 6. maddesinde yapılan düzenlemenin "hizmete konu işin değeri maktu ücretin altında ise hizmete konu işin değeri kadar" ibaresine yer verilmemesi nedeniyle iptaline, aynı düzenlemede yer alan maktu ücretteki artış oranı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan değişikliklerin yargı kararının gereğini yerine getirmek amacıyla yapıldığı belirtilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2018/229, K:2022/2405 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 01/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.