T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3108
Karar No : 2023/1259
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : … Kolu Kamu Çalışanları Sendikası
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 17/05/2022 tarih ve E:2018/4312, K:2022/3319 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının davalı idare, redde ilişkin kısmının davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 11/04/2018 tarih ve 30388 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği'nin; 14. maddesinin 3. fıkrasında "sendikalara" yer verilmemesi suretiyle tesis edilen eksik düzenlemenin, 20. maddesinin 1. fıkrasının (ll) bendinin, 21. maddesinin 1. fıkrasının (çç) bendinin, 22. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "öğretmenlere derslerinin olmadığı" ibaresinin ve 67. maddesinin 1. fıkrasında "öğretmenler kurulunda görüşülmesi" hususuna yer verilmemesi suretiyle tesis edilen eksik düzenlemenin iptali istenilmiştir.
Müşterek Kurul kararının özeti: Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 17/05/2022 tarih ve E:2018/4312, K:2022/3319 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 124., 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 301.; 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 2/3. ve 7.; 11/04/2018 tarih ve 30388 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 1, 2, 14, 20, 21, 22 ve 67. madde hükümlerine yer verildikten sonra;
Yönetmeliğin 14. maddesinin 3. fıkrasının, "sendikalara" yer verilmemesi suretiyle eksik düzenlendiği iddiası yönünden;
Davacı Sendika tarafından, Yönetmeliğin 14. maddesinin 3. fıkrasında "sendikalara" yer verilmeyerek eksik düzenlendiği ileri sürülmekte ise de; Yönetmeliğin 3, 5 ve 14. maddeleri, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 23. maddesi ve 12/06/2003 tarih ve 25136 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2003/37 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununun Uygulanmasından Doğacak İhtilafların Çözümüne Dair Başbakanlık Genelgesi düzenlemelerinden anlaşıldığı üzere, kurumlara ait çok amaçlı salon ve müştemilatının, eğitim öğretim faaliyetlerinden artakalan zamanlarda kişi veya kuruluşların etkinliklerine ücret karşılığında tahsis edilebileceği, kurumlara ait çok amaçlı salon ve müştemilatının sendikalara tahsisini engelleyen bir hükme yer verilmediğinin görüldüğü, bu itibarla anılan düzenlemenin üst norm hükümlerine, hukuka ve mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından, bu kısım yönünden davanın reddinin gerektiği,
Yönetmeliğin 20. maddesinin 1. fıkrasının (ll) bendi ile 21. maddesinin 1. fıkrasının (çç) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmeliğin, 20. maddesinde, müdür yardımcılarının görev, yetki ve sorumlulukları düzenlenerek, müdür yardımcılarının, müdür tarafından verilen görevin gerektirdiği diğer görev ve sorumlulukları yerine getireceğinin; 21. maddesinde öğretmenlerin görev ve sorumlulukları düzenlenerek, öğretmenlerin, amirleri tarafından verilen görevin gerektirdiği diğer görev ve sorumlulukları yerine getireceğinin hüküm altına alındığı,
Davacı Sendika tarafından, dava konusu düzenlemelerde muğlak ve ucu açık ifadeye yer verildiği, maddelerin iyi niyetli olmayan müdürler ve amirler tarafından tehdit unsuru olarak kullanılabileceği, dolayısıyla mobbing uygulamasına yasal zemin oluşturacağının ileri sürüldüğü,
Anayasa'nın 124. maddesi hükmü ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı,
Kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılmasının gerektiği,
Kamu yararı kavramının, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturduğu, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşıdığı, bu kavramın genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade ettiği,
Bu bağlamda; hayatın olağan akışı içerisinde gelişen ve değişen koşullar, teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler ve çeşitlenen toplum ihtiyaçları dikkate alındığında, hizmetin gerekleri doğrultusunda, kamu yararı gereği müdür yardımcısı ve öğretmenlerin Yönetmelikte sayılan görevlerinin dışında kalmak suretiyle yasalara uygun olarak yapması gereken bir hizmetin söz konusu olabileceği dikkate alındığında, dava konusu düzenlemelerde hukuka ve üst normlara aykırılık bulunmadığı, bu itibarla, anılan kısım yönünden davanın reddinin gerektiği,
Öte yandan, Anayasa'nın "Kanunsuz emir" başlıklı 137. maddesi uyarınca, kamu hizmetlerinde herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimsenin, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görmesi halinde yerine getirmeyeceği ve bu aykırılığı o emri verene bildireceği; ancak, üstünün emrinde ısrar etmesi ve bu emrini yazı ile yenilemesi halinde emrin yerine getirileceği, bu hâlde de, emri yerine getirenin sorumlu olmayacağı hükmü karşısında; müdür yardımcısı ve öğretmenlere müdür tarafından verilen görevin gerektirdiği diğer görev ve sorumlulukların yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı olamayacağı,
Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "öğretmenlere derslerinin olmadığı" ibaresi yönünden;
Hukukumuzda, idarenin düzenleme yetkisinin konu bakımından sınırlandırılmadığı, idarelerin bir kanuna dayanmak ve varsa düzenleyici işlemin bir üst normuna uygun olmak şartıyla düzenleme yapabildiği, Anayasa'nın 124. maddesine göre ise yönetmeliklerin, kanunların uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla çıkarılabildiği, ancak; idarelere takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin sınırsız kullanımının da söz konusu olmadığı, idarelerin, eşitlik, kamu yararı, hizmet gerekleri, hak ve nesafet ilkelerine göre takdir yetkisini kullanmakla yükümlü oldukları,
Davacı Sendika tarafından düzenlemenin, “Angarya yasaktır” ilkesinin ihlali niteliğinde olduğunun, ayrıca bu çalışmalar için bir ücret öngörülmediğinin iddia edildiği; davalı idarece, öğretmenlerin nöbet görevini mesai saatleri içerisinde ifa ettikleri, dolayısıyla nöbet görevinin eğitim öğretim faaliyetinin ayrılmaz bir parçası olduğunun savunulduğu,
Eğitim ve öğretim hizmetlerinin etkin, verimli, sağlıklı ve güvenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla idareler tarafından bir takım önlemlerin alınması ve kuralların konulması gerektiğinin tabii olduğu,
Bu bağlamda, okullarda eğitim-öğretimin öğrenciler için gerek fiziki, gerekse duygusal gelişimine uygun olarak yürütülmesinde okul yöneticilerine ve öğretmenlere ciddi görevler düştüğü,
Dava konusu düzenlemeyle öğretmenlerin nöbet günlerine yönelik olarak; kurumun imkân ve koşulları dikkate alınarak nöbetlerini en iyi şekilde yapabilmelerini sağlamak için öğretmenlere derslerinin olmadığı veya en az olduğu günlerde nöbet görevi verileceğinin kurala bağlandığı,
Düzenlemeyle, gerek öğretmenlerin görev ve sorumluluklarını gereği gibi yerine getirebilmelerine imkân sağlamak gerekse eğitim öğretim hizmetinin etkin ve verimli şekilde sunulmasını sağlamak amacıyla seçenekli şekilde nöbet planlaması yapılabilmesine olanak sağlandığının görüldüğü,
Dolayısıyla, eğitim öğretim faaliyetleri devam ederken, hayatın olağan akışı içerinde, günün koşullarına göre, öğretmenlerin nöbet planlamasının yapılarak nöbet çizelgelerinin oluşturulacağı; çizelge hazırlanırken, nöbet görevini ifa edecek öğretmenin yoğun olmadığı günlerin tercih edilmesinin, hem eğitim öğretim hizmetleri sırasında denetim ve gözetim görevinin yerine getirilmesi, hem de öğretmenin yoğun iş yükü altında çalışmasının engellenmesi için, nöbet çizelgesinin, öğretmenin ders saatinin az olduğu ya da hiç olmadığı günde planlanmasının hizmet gereği olduğu,
Bu itibarla; Yönetmeliğin, öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esaslarını düzenleyen 22. maddesiyle, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu'nun 56. maddesinde belirtilen eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesi, gözetim ve denetim görevi çerçevesinde, Millî Eğitim Bakanlığına bağlı yaygın eğitim kurumlarındaki eğitim ve öğretimin kalitesinin arttırılması, öğrencilerin ders saatleri dışında denetim ve gözetiminin sağlanması ve bu suretle öğrencilerin güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmakla; nöbet görevinin, öğretmenliğin asli görevi ve eğitimin bir parçası olması, mesai ve ders saatleri içinde yapılan bir görev olması nedeniyle fazla çalışma kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı da dikkate alındığında, bu hâli ile söz konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, bu durumda, kamu yararı ile hizmet gereklerine ve üst norm hükümlerine uygun olan dava konusu düzenleme yönünden davanın reddinin gerektiği,
Yönetmeliğin 67. maddesinin 1. fıkrasının, "öğretmenler kurulunda görüşülmesi" hususuna yer verilmemesi suretiyle eksik düzenlendiği iddiası yönünden;
Yönetmeliğin, "Müdürün görev, yetki ve sorumlulukları" başlıklı 19. maddesinin (a) bendinde, "Eğitim öğretim yılı başlamadan önce personelin iş bölümünü yaparak personele yazılı olarak bildirmek, yetkili kurul, komisyon ve ekipleri oluşturmak, öğretmenlerin de görüşlerini alarak okutacakları dersler ile atölye, laboratuvar ve işletmelere ilişkin görevlerin dağılımını yapmak, aylık karşılığı ders görevini dolduramayan öğretmenler ile boş geçen dersleri süresi içerisinde millî eğitim müdürlüğüne bildirmek, öğretim programları ile eğitim öğretimle ilgili kaynakların kurumda bulundurulmasını sağlamak."; (d) bendinde, "Eğitim öğretim çalışmalarını etkili, verimli duruma getirmek ve geliştirmek, sorunlara çözüm üretmek için öğretmenler kurulunu, alan/dal, atölye, tesis ve laboratuvar şeflerini, sınıf, zümre ve rehberlik öğretmenlerini toplantıya çağırmak, zümre öğretmenleri arasında eş güdümü sağlamak amacıyla zümre başkanları ile toplantılar yapmak, bu kurulların kararlarını onayladıktan sonra uygulamaya koymak ve gerektiğinde üst makama bildirmek." müdürün görev yetki ve sorumlulukları arasında sayıldığı,
Yönetmeliğin 33. maddesinde, "Kurumlarda; eğitim öğretim, yönetim ve üretim etkinliklerinin verimliliğini sağlamak, kurum, çevre, sektör iş birliğini gerçekleştirmek, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin her türlü desteğini almak ve iş birliği yapmak amacıyla kurullar, komisyonlar ve ekipler oluşturulur." hükmünün yer aldığı, "Öğretmenler kurulu" başlıklı 39. maddesinde de öğretmenler kurulunun, kurumun öğretmen ve eğitici personelinden oluşacağı, ders yılı başı ve sonu ile okul müdürünün gerekli gördüğü diğer zamanlarda ve belirlenen gündemle toplanacağının hükme bağlandığı,
Yönetmeliğin anılan düzenlemelerinin birarada değerlendirilmesinden, öğretmenler kurulunda okuldaki bütün eğitim ve öğretim işlerini kapsayan hemen her hususun görüşüleceğinin düzenlendiği, yine öğretmenler kurulunun Yönetmelikte düzenlenen toplantı zamanları dışında da toplanmasına imkân sağlanarak tartışılması istenen konuların kurul gündemine taşınmasının amaçlandığının anlaşıldığı,
Haftalık ders dağıtım çizelgesinin öğretmenler kurulunda görüşülmesinin, çizelgenin öğretmenler kurulunda tartışılarak değerlendirilmesi imkânını sağlayacağı, aksi durumda okul müdürünün, öğretmenler kurulunda görüşülmesine de gerek kalmadan çizelgeyi doğrudan onaylayıp, uygulamaya koymak suretiyle bu konuda tek yetkili haline geleceği ve öğretmenlerin ders dağıtımından kendilerine yapılan tebliğ ile haberdar olacakları görüldüğünden, haftalık ders dağıtım çizelgesi konusunda öğretmenler kurulunu devre dışı bırakan maddede, öğretmenler kurulunda görüşülmesine yer verilmemesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, bu itibarla dava konusu düzenlemenin eksik düzenleme nedeniyle iptalinin gerektiği gerekçeleriyle,
Yönetmeliğin, 67. maddesinin 1. fıkrasında "öğretmenler kurulunda görüşülmesi" hususuna yer verilmemesi nedeniyle tesis edilen eksik düzenleme yönünden iptaline, dava konusu diğer düzenlemeleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmeliğin 14. maddesinin 3. fıkrası yönünden; düzenlemede sendikalara yer verilmemesi nedeniyle eksik düzenlendiği, kamu çalışanı olmayan siyasi parti, dernek ve vakıfların yine kamu çalışanı olmayan kişilere yönelik faaliyetlerinde kamuya ait salonların tahsis edilirken sadece kamu çalışanlarının üye olduğu sendikaların, kamu çalışanlarına yönelik olarak yapacakları faaliyetlerinde tahsisten mahrum bırakılmasının hukuki bir gerekçesinin bulunmadığı, 2003/37 sayılı Başbakanlık Genelgesi'nin 2. maddesindeki düzenlemeye uygun olmadığı;
Yönetmeliğin 20. maddesinin 1. fıkrasının (ll) bendi ile 21. maddesinin 1. fıkrasının (çç) bendi yönünden; düzenlemelerde muğlak ve ucu açık ifadelere yer verildiği, maddelerin iyi niyetli olmayan müdürler ve amirler tarafından tehdit unsuru olarak kullanılabileceği, dolayısıyla mobbing uygulamasına yasal zemin oluşturacağı;
Yönetmeliğin 22. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "öğretmenlere derslerinin olmadığı" ibaresi yönünden; ilgili mevzuat hükümleri dikkate alındığında, öğretmen ve yöneticilerin aylık karşılığı ve ek ders karşılığı görevleri haricinde herhangi bir mesaisi ve görevinin bulunmadığı, bu hükümlere göre öğretmenlerin okulda ders görevi bulunmadığı sürece izinli sayıldığı, öğretmenlere verilen nöbet görevinin ücret karşılığı verilen bir görev olduğu, öğretmenin dersinin bulunmadığı güne nöbet görevi verilmesinin hukuka aykırı olduğu;
Davalı idare tarafından, Yönetmeliğin 67. maddesinin 1. fıkrasının, "öğretmenler kurulunda görüşülmesi" hususuna yer verilmemesi suretiyle eksik düzenlendiğine yönelik olarak; okulun idari ve eğitim öğretime ilişkin iş ve işlemlerinin yürütülmesinden okul yönetiminin sorumlu olduğu, kaldı ki okul yönetiminin öğretmenlerle istişare yapmasının önünde herhangi bir engelin bulunmadığı, sonuç olarak eksik düzenlemeden söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Müşterek Kurul kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, davanın kısmen reddine, kısmen iptale ilişkin Danıştay Sekizinci ve İkinci Daireleri Müşterek Kurulunun 17/05/2022 tarih ve E:2018/4312, K:2022/3319 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 05/06/2023 tarihinde, kararın Yönetmeliğin 67. maddesinin 1. fıkrasının, "öğretmenler kurulunda görüşülmesi" hususuna yer verilmemesi suretiyle eksik düzenlendiğine ilişkin kısmı yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 11/04/2018 tarih ve 30388 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği'nin "Haftalık ders dağıtımı" başlıklı 67. maddesinin dava konusu 1. fıkrası; "Yönetici ve öğretmenlerin aylık karşılığı ve ücretli okutacakları dersleri gösteren haftalık ders dağıtım çizelgesi yönetimce hazırlanır ve ilgililere tebliğ edilir." hükmündedir.
Diğer yandan anılan Yönetmeliğin "Öğretmenler kurulu" başlıklı 39. maddesinin 2. fıkrasında; öğretmenler kurulunun, kurum müdürünün başkanlığında toplanmasının esas olduğu, ders yılı başında ve sonunda, ayrıca müdürün gerekli gördüğü diğer zamanlarda ve belirlenen gündemle toplanacağı belirtilmiş, 3. fıkrasında ise; kurul toplantılarının, eğitim öğretim yılı başında yapılacak bir çalışma programına göre yürütüleceği, olağanüstü durumlar dışında toplantıların zamanı, yeri ve gündemi bir hafta önceden ilgililere yazılı olarak duyurulacağı ve gündemin bir örneğinin öğretmenler odasına asılacağı, kararların oy çokluğu ile alınacağı ve müdürün onayı ile uygulanacağı, kurul toplantılarının ders saatleri dışında yapılacağı düzenlenmiştir.
Dava konusu Yönetmelik hükmünde, kurum yönetimince hazırlanan haftalık ders dağıtım çizelgesinin öğretmenler kurulunda görüşülmesi gerektiği hususunda bir usul öngörülmemiş ise de; Yönetmeliğin yukarıda aktarılan 39. maddesinde, kurum müdürünün talebi doğrultusunda öğretmenler kurulunun toplanacağının açıkça belirtildiği, bu durumda haftalık ders dağıtım çizelgesinin kurulda görüşülebileceği, ayrıca müdürün, gerek görmesi hâlinde haftalık ders dağıtım çizelgesi hazırlanırken öğretmenler kurulunun görüşünü almasına mevzuatta herhangi bir engel bulunmadığı da görüldüğünden dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Müşterek Kurul kararının, Yönetmeliğin dava konusu 67. maddesinin 1. fıkrasında "öğretmenler kurulunda görüşülmesi" hususuna yer verilmemesi nedeniyle tesis edilen eksik düzenleme yönünden iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.