T.C.
D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/311
Karar No : 2023/672
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … ihale kayıt numaralı "Paletli Traktör (Dozer) - (50 Adedi Riperli)" mal alımına ilişkin düzenlenen sözleşme uyarınca adına yapılan 18/12/2015 tarihli hak ediş ödemesi üzerinden kesilen damga vergisinin kesinti tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı:
488 sayılı Damga Vergisi Kanun'da "Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerle" ilgili istisna hükümlerine yer verilmesinin amacı, yabancı veya yerli firmaların gösterdikleri faaliyetler kapsamında ülkeye döviz kazandırmalarını teşvik edecek nitelikte vergisel kolaylık ve imkanlar sağlamak şeklinde özetlenebilir.
488 sayılı Kanun'un ek 2. maddesinde verilen yetkiye istinaden çıkarılan 4 Seri No'lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ'de, işi yapanın yabancı firma olması halinde, yabancı firmanın bu işte kullanacağı malzemeyi üreten yerli imalatçı firmaların yapacakları satış ve teslimleri istisna kapsamında değerlendirilmiştir.
Kanun'un amacına da uygun olduğu anlaşılan bu düzenlemeye göre ancak yabancı firmanın yerli imalatçı firmadan temin ettiği alış ve teslimler, döviz kazandırıcı nitelikte olması nedeniyle istisna kapsamında değerlendirilebilecektir.
Olayda yabancı bir firma tarafından sunulacak hizmet veya mal teslimleri için ödenen hak edişlerin, döviz kazandırmayı teşvik eden "istisna" uygulaması amacının tam tersi bir mahiyeti haiz olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu hak ediş ödemesinin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından yapılan damga vergisi kesintisinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Vergi Mahkemesi bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.
Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 30/04/2019 tarih ve E:2016/24199, K:2019/1922 sayılı kararı:
488 sayılı Kanun'un ek 2. maddesinin verdiği yetki, "döviz kazandırıcı faaliyetlerin" belirlenmesine ilişkindir. Anılan maddenin son fıkrası uyarınca adı geçen idarelere verilen döviz kazandırıcı faaliyetleri belirleme yetkisi sınırsız olmayıp her şeyden önce yetkinin eşitlik ilkesine ve bu ilkenin vergi alanındaki yansıması olan vergilemede adalet ilkesine uygun olarak kullanılması gerekir.
Olayda, döviz kazandırıcı faaliyetin ana unsurunu “Paletli Traktör (Dozer) 50 Adedi Riperli Mal Alımı” oluşturmakla birlikte bu işin yerli ve yabancı firma tarafından gerçekleştirilmesi durumlarına göre farklı uygulamanın getirildiği görülmektedir. Ancak söz konusu işlerin yerli firmalar veya yabancı firmalar tarafından gerçekleştirilmesi halleri arasında, döviz kazandırma yönünden herhangi bir farklı etki bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi, istisnadan yararlanılabilmesi için, yukarıda sözü edilen uluslararası ihaleye çıkarılan işin yerli veya yabancı firmalar tarafından yapılması arasında fark getirilmesi ve yabancı firmaların sadece bu işte kullanacağı malları üreten imalatçı firmaların yapacakları satış ve teslimleri için istisna uygulamasından faydalanabileceğine ilişkin yapılan düzenleme, Kanun'la tanınan bir hakkın idari işlemle daraltılması anlamına gelir ki bu durumun normlar hiyerarşisi ilkesiyle bağdaştırılması mümkün değildir.
Zira 488 sayılı Kanun'a 5035 sayılı Kanun'la eklenen ek 2. maddenin son fıkrasında belirlenen istisnadan yararlandırma bakımından, yerli firmalar ile yabancı firmalar arasında bir ayrım getirilmesi mümkün değildir.
Bu durumda, olayda, cari yıl yatırım programında yer alan işin, döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında olması nedeniyle aksi yönde verilen mahkeme kararında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Daire bu gerekçeyle kararı bozmuş, davalının karar düzeltme istemi reddetmiştir.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararı:
Mahkeme, ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar etmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İhaleye ilişkin teklifleri ile ikinci sıradaki en avantajlı teklif arasında yaklaşık 30.000.000 TL fark olup yabancı katılımcının iştiraki ile Hazineden daha az tutarda döviz çıkması nedeniyle Kanun'da öngörülen döviz kazandırma amacının gerçekleştiği, tebliğlerle yasal düzenlemenin kapsamının daraltılamayacağı, dava konusu verginin İsviçre Konfederasyonu ile imzalanan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmasına aykırı olduğu, Kanun'a ekli (2) sayılı tabloda yer alan düzenlemeler uyarınca damga vergisi kesintinde hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçesi yukarıda açıklanan ısrar kararı, aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile Kurulumuzca da uygun bulunmuş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek durumda görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3- Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri ve Kanun'a ek (3) sayılı Tarife uyarınca maktu harç alınmasına,
2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
X - KARŞI OY:
Temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.