T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3119
Karar No : 2023/588
TEMYİZ EDENLER :1- (DAVACI): … İç ve Dış Tic. A. Ş.
(Birleşme yoluyla devralınan … İç ve Dış Ticaret
A.Ş. adına … İç ve Dış Tic. A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/04/2022 tarih ve E:2017/1409, K:2022/1682 sayılı kararının, taraflarca, aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgisayar ve konsol oyunları pazarında … İç ve Dış Ticaret A.Ş. (…) ve … İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nın (…) perakende fiyatların tespiti konusunda … Oyun Konsol ve Aksesuar Tic. A.Ş. (...) ile anlaşma içerisinde oldukları ve tüketici elektroniği pazarında ...'nın perakende fiyatların tespiti konusunda … Elektronics Tic. A.Ş. (…) ile anlaşma içerisinde olduğundan bahisle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin ihlâli sebebiyle … ve …'ya toplam 18.025.556,40-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Rekabet Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararı ile 15/02/2009 tarih ve 27142 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Hâlinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliğin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/04/2022 tarih ve E:2017/1409, K:2022/1682 sayılı kararıyla;
24/06/2020 tarih ve 31165 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7246 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile getirilen düzenlemelerin davacının lehine olup olmadığı; başka bir anlatımla, "taahhüt sunulması" bir rekabet sorunu söz konusu olduğunda cezasızlık sebebi olarak, "uzlaşma müessesesi" ise ihlâlin varlığı ile kapsamını kabul eden teşebbüs veya teşebbüs birlikleri için cezada indirim sebebi olarak görüldüğünden, anılan düzenlemelerin ihlâl tespiti dolayısıyla idarî para cezası uygulanmasına karar verilmiş bir Kurul kararına karşı açılan davada uygulanıp uygulanmayacağının açıklığa kavuşturulması gerektiği;
İhlâlin tespit edildiği hallerde bir rekabet sorunundan ve devam eden bir soruşturmadan bahsedilemeyeceğinden taahhüde ilişkin yeni kuralın; soruşturma raporu tebliğ edildiğinden ve Kurul tarafından ihlâlin varlığı ve kapsamı tespit edildiğinden, bu davada lehe düzenleme olduğundan bahisle uzlaşmaya ilişkin kuralların uygulanmasının mümkün olmadığı;
Dava konusu Yönetmeliğin incelenmesi:
Dava dilekçesinde, 15/02/2009 tarih ve 27142 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Hâlinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik'in iptali istenilmiş ise de, dava dilekçesi içeriği ve öne sürülen hukuka aykırılık sebepleri dikkate alınarak, Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrası itibarıyla inceleme yapılmış;
Yönetmeliğin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinde belirtilen hususlara ilişkin olarak ve anılan maddenin verdiği yetki uyarınca, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 4. maddesinde ifadesini bulan kanunilik ilkesi sınırları çerçevesinde ve bu Kanun’un 17. maddesinin 2. fıkrası ile 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinde idarî para cezası miktarının belirlenmesinde kullanılacağı öngörülen kıstaslar göz önüne alınarak, Kanun’da öngörülen âzâmî yüzde onluk oranı aşmamak üzere belirlenmesine yönelik olarak ve Kanun’un verdiği takdir yetkisinin objektifleştirilmesi amacıyla yapılan dava konusu düzenlemelerinde üst hukuk kurallarına aykırılık görülmediği;
Dava konusu Kurul kararının ...'ya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısımlarının incelenmesi;
Davacı şirketin bilgisayar ve konsol oyunları pazarında, rakiplerin fiyatlarının düşük olduğu gerekçesiyle, Türkiye'de tek yetkili dağıtıcı olan Aral'a şikâyette bulunduğu ve fiyatların yükseltilmesi konusunda Aral'dan müdahalede bulunulmasını istediği, bu durumun Aral tarafından müdahale edilebileceğini öngördüğünü ortaya koyduğu, rakipler arasındaki iletişimin yatay bir anlaşma seviyesine ulaşmadığı, ancak, her bir işletmecinin bilgisayar ve konsol oyunlarının satış fiyatının kontrol altında tutulması ve fiyat düşüşü olması hâlinde yükseltilmesi amacıyla Aral ile ayrı ayrı anlaşma içerisinde bulunduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda ...'nın da Aral ile perakende fiyatlarının tespiti konusunda anlaşma içinde olduğu; tüketici elektroniği pazarında, davacı şirketin tüketici elektroniği tedarikçisi olan … 'ye rakiplerinin fiyat düşürdüğüne ilişkin şikâyette bulunarak rakiplerinin fiyatlarına müdahale edilmesini istediği, bu talep üzerine … 'nin fiyatın yükseleceği şeklinde beyanda bulunduğu, ...'nın … karşısında pazarlık gücünün yüksek olduğu ve … aracılığıyla rakip fiyatlarına müdahale edebildiği, … 'nin ... ile perakende fiyatlarının belirlenmesi konusunda anlaşma içinde olduğu,
… ile davacı şirket arasındaki ilişkide, operasyonel maliyetlerin bir kısmına Aral'ın katlandığı görülmekte ise de, davacı şirketin kendi satış fiyatlarını belirleyebildiği ve promosyon ve kampanyalara ilişkin kararları kendisinin alabildiği görüldüğünden, davacı şirketin konsinye satış ilişkisine ilişkin iddiasına itibar edilmediği,
… ile davacı şirket arasındaki anlaşmanın hukuka aykırı sayılması için zararlı bir sonucun ortaya çıkmasının şart olmadığı, sadece amacın rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama olmasının hukuka aykırılık için yeterli olduğu anlaşıldığından etki analizi yapılması gerektiği yönündeki iddiaya itibar edilmediği ve davacı şirketin diğer iddialarının dava konusu işlemi kusurlandırıcı mahiyette görülmediği,
Bu itibarla, davacı şirketin rekabete aykırı davranışıyla, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu Kurul kararının … 'ya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısımlarının incelenmesi;
Dairelerinin 21/10/2020 tarih ve E:2017/1409 sayılı ara kararıyla davalı idareden, 17/10/2014 tarihli Belge-23 ile 12-14/01/2015 tarihleri arasındaki yazışmalara ilişkin Belge-32 haricinde … 'nın rekabeti ihlâl iddialarına delil olarak gösterilen başka bir belgenin bulunup bulunmadığının sorulmasına, … hakkında ceza tayin edillirken ihlâlin bir yıldan uzun beş yıldan kısa olduğu sonucuna nasıl varıldığına ilişkin açıklama istenildiği, davalı idarece ara kararına verilen cevapta, söz konusu belgelerin dışında başkaca bir belgenin bulunmadığının belirtildiği,
Bu durumda, … 'nın … ile bilgisayar ve konsol oyunlarının fiyatının yükseltilmesine yönelik bir anlaşma içinde olduğuna yönelik 17/10/2014 tarihli Belge-23 ile 12-14/01/2015 tarihleri arasındaki yazışmalara ilişkin Belge-32 haricinde başka bir belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının, ihlâle dâhil olduğu sürenin bir yıldan uzun beş yıldan kısa olduğu sonucuna varılarak … 'ya yarı oranında arttırılarak idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı,
Gerekçesiyle dava konusu Kurul kararının … 'ya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptaline, dava konusu Yönetmelik maddesi ve dava konusu Kurul kararının ...'ya idarî para cezası verilmesine ilişkin kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, dava konusu Yönetmeliğin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesine, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na ve Anayasa'ya aykırı olduğu, Rekabet Kurulu’nun yetkisinin yalnızca idarî para cezalarını uygulamakla sınırlı olduğu, kabahat oluşturan fiillere verilecek idarî para cezalarının miktarlarını ve alt veya üst sınırlarını belirleme konusunda Kurul'un yetkisinin bulunmadığı, kartellere uygulanacak idarî para cezasının sınırlarını düzenleyen kuralın kanunilik ilkesine aykırı olduğu, idarî para cezası oranı için 4054 sayılı Kanun'da herhangi bir alt sınır öngörülmediği, soruşturma Raporu ve eklerinin büyük kısmının karartılmış olması nedeniyle savunma hakkının ihlâl edildiği, Kanun’da öngörülen sürelerin aşıldığı, tek bir teşebbüse aynı eylem nedeniyle iki ayrı ceza uygulandığı, ... ve …’nın tek bir ekonomik bütünlük olduğu, ayrıca …’nın 31/05/2016 tarihinde tüm aktif ve pasifleriyle birlikte ... tarafından devralındığı, oyun ve tüketici elektroniğinin iki ayrı pazar olarak tanımlanması ve iki ayrı yaptırım uygulanmasının hatalı olduğu; ... ve ... arasındaki konsinye satış ilişkisinin (satış için bırakma) görmezden gelindiği, konsinye ilişki nedeniyle ...’nın ...’ın acentesi olduğu, Kurul tarafından ... özelinde acentelik ilişkisinin değerlendirilmediği, ...’ın tekel konumunun dikkate alınmadığı, fiyat tespiti konusundaki anlaşmanın ispatlanamadığı, Belge 20’nin bir ... çalışanının abartılı ifadelerle yöneticisine yazdığı bir mail olduğu, ...’nın genel stratejisini yansıtmadığı; ... ve … arasındaki ilişkiye yönelik olarak, yeterli incelemenin yapılmadığı, yeniden satış fiyatı ihlâlinin kapsamı genişletilerek perakende sektörde faaliyet gösteren ...’ya yaptırım uygulandığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dosya mevcudu bilgi ve belgelerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması sonucunda, … 'nın 2014 ve 2015 yıllarında ihlale dahil olduğu kanaatine varılarak, ihlalin bir yıldan uzun beş yıldan kısa sürdüğünün dikkate alındığı ve … 'ya uygulanan temel ceza oranının yarısı oranında artırıldığı, anılan kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Üye … 'ın, "dava dilekçesinde, dava konusu Yönetmeliğin tamamının iptali istenilmesine rağmen, Daire tarafından hasren inceleme yapılmasında hukuken isabet olmadığı ve eksik inceleme yapıldığı" yönündeki usule yönelik oyuna karşılık, davacının dava dilekçesindeki iddiaları dikkate alındığında, Dairece dava konusu Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasına hasren inceleme yapılarak karar verilmesinde, yargılama usulüne aykırılık görülmeyerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 14/04/2022 tarih ve E:2017/1409, K:2022/1682 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 29/03/2023 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.