T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3121
Karar No : 2023/1225
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- …
2- … Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 14/03/2022 tarih ve E:2021/2159, K:2022/1259 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … tarih ve … sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/05/2014 tarih ve 28996 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2014/6303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın, 3. sınıf emniyet müdürlerinin görev unvanı karşılığı olan merkez ve taşra kadrolarının değiştirilmesine ilişkin kısmının iptali ve anılan işlemler nedeniyle ödenmeyen maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, diğer özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 14/03/2022 tarih ve E:2021/2159, K:2022/1259 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrasına yer verilerek,
Posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması nedeniyle 100,00-TL posta ücretinin tamamlanması gerektiği hususunun 22/03/2021 tarihinde tebliğ edilen 15/03/2021 tarihli yazı ile davacıya bildirildiği; eksik posta ücretinin süresinde tamamlanmaması üzerine bu kez 01/07/2021 tarihinde tebliğ edilen 08/06/2021 tarihli yazıyla posta ücretinin tamamlanmasının istenilmesine karşın süresi içerisinde belirtilen noksanlığın tamamlanmadığı anlaşıldığından, Dairelerinin 21/09/2021 tarihli kararıyla dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu kararın 05/11/2021 tarihinde davacı vasisine tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından dosya masrafları tamamlanarak dosyanın işleme konulmasının istenilmediği gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 6. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uzun süre ceza infaz kurumunda bulunması sebebiyle dosyaya ödeme yapamadığı; karşı taraf lehine tam avukatlık ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı; resen tespit edilecek sebeplerle hukuka aykırı Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı tarafından, yukarıda özetine yer verilen istem ile dava açıldığı; yargılama devam ederken posta ücretindeki eksikliğin giderilmesi için Dairece yazılan müzekkerelere rağmen eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi üzerine kararın temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrasında, "Dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması halinde, otuz gün içinde posta ücretinin tamamlanması daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hâkimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Posta ücreti, süresi içinde tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Bu kararın tebliğ tarihinden başlayarak üç ay içinde noksanı tamamlanmak suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur." hükmüne yer verilmiştir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Mevkuf ve mahkümlara tebligat" başlıklı 19. maddesinde, "Mevkuf ve mahkümlara ait tebliğlerin yapılmasını, bunların bulunduğu müessese müdür veya memuru temin eder." kuralı bulunmaktadır.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Tutuklu ve hükümlülere tebligat" başlıklı 28. maddesinde, "(1) Tutuklu ve hükümlülere tebligat yapılmasını, bu kişilerin bulunduğu kurum müdürü, müdür yoksa orayı idare eden memur temin eder. (2) Bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı ceza ile mahkûm olup kendilerine kanuni temsilci atanmış olanlara ait tebligat, 19 uncu maddeye göre yapılır. (3) Tutuklu ve hükümlüye tebligat yapılamazsa tebliğ mazbatasına müdür veya memur tarafından belirtilen sebep şerh verilir. (4) Tutuklu veya hükümlünün hastanede bulunması halinde dahi tebligat, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre yapılır." kuralı; "Kanuni temsilciye tebligat" başlıklı 19. maddesinde, "(1) Kanuni temsilcisi bulunanlara yapılacak tebligat temsilciye yapılır. (2) Kanuni temsilcisi bulunanlara kanun hükümleri gereğince bizzat kendilerine tebligat yapılması icap ederse temsilciye tebligat yapılmaz. (3) Kanuni temsilcisi olmayıp da bulunması gerekenlere usulüne göre kanuni temsilci tayini yoluna gidilir." kuralı yer almaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin ehliyet konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu yerine yürürlüğe konulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda taraf ehliyetinin medeni haklardan yararlanma, dava ehliyetinin ise medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği hükme bağlanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, fiil ehliyetsizliği halleri arasında ''Kısıtlılık'' hali de belirtilmiş; 407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin şahsın kısıtlanacağı; cezayı yerine getirmekle yükümlü makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun'un 448. maddesinde ise, vasinin, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki işlemlerde temsil edeceği kuralı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ceza yargılaması neticesinde 7 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yönelik … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla düzeltilerek esastan reddedildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu neticesinde kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak bu tarihte yani para isteme yazılarının tebliğ tarihlerinden önce kesinleştiği ve davacının da bu tarihlerde ceza infaz kurumunda bulunduğu görüldüğünden, para isteme yazılarının tebliğinden önce davacıya vasi atanıp atanmadığının araştırılması ve sonucuna göre tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekmektedir.
İlgiliye kanuni temsilcinin henüz atanmamış olması halinde ise 7201 sayılı Kanun'un "Mevkuf ve mahkümlara tebligat" başlıklı 19. maddesi hükmü uyarınca, ceza infaz kurumu müdürü ya da memurunca, ceza infaz kurumunda bulunan muhataba tebligatın bizzat yapılması sağlanmalıdır.
Dosyanın incelenmesinden, Danıştay İkinci Dairesince davacı tarafa gönderilen her iki para isteme yazısının da davacının UYAP kayıtlarına göre ceza infaz kurumunda bulunduğu süreçte, "pandemi sebebiyle cezaevine girilemediği" gerekçesiyle kurum müdürüne tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, Dairece öncelikle davacıya vasi tayin edilip edilmediği araştırılarak vasi tayin edilmemişse ceza infaz kurumu müdürünce ceza infaz kurumunda bulunan davacıya tebligatın bizzat yapılmasının sağlanması gerektiğinden, kurum müdürüne yapılan para isteme yazısı tebligatları usulüne uygun olmayıp, usulüne uygun olarak yapılmayan bu tebligatlar esas alınarak dava dosyasının işlemden kaldırılması ve akabinde davanın açılmamış sayılması yolunda verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 14/03/2022 tarih ve E:2021/2159, K:2022/1259 sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.