T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3140
Karar No : 2023/1150
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu İpekyol Gümrük Müşavirliği Limited Şirketinden alınamayan 2013 ila 2015 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … , … , … ile … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Savunma dilekçesinde, 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4. maddesi uyarınca ... takip numaralı ödeme emrinin, ... takip dosya numaralı alacağa ilişkin kısmının tahsilinden vazgeçildiği ve söz konusu alacağın takipten kaldırıldığı bildirildiğinden davanın bu kısmının konusuz kaldığı, asıl borçlu şirket adına ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmesine rağmen ödeme yapılmaması ve dava açılmaması nedeniyle yapılan mal varlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı 6 taşınmaz ve 1 otomobil üzerine haciz uygulandığı ancak söz konusu taşınır ve taşınmazlar üzerinde çok sayıda haciz bulunduğundan bahisle idarece bu mallara ilişkin herhangi bir satış işlemi gerçekleştirilmesi beklenilmeksizin dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulamalara göre, değinilen 6 taşınmazdan 4'ünün 19/11/2019 tarihinde şahsi borçlar için cebri icra yoluyla satıldığı, 2'sinin halen asıl borçlu şirket adına kayıtlı olduğu, bu durumda, kanuni temsilci sıfatıyla davacı hakkında takip işlemlerine başlanabilmesi için asıl borçlu şirketin maliki olduğu taşınır ve taşınmaz malların satılarak paraya çevrilmesi, elde edilen bedelin kamu alacağına mahsup edilmesi ve satış bedelinin borca yetmediği hususunun ortaya konulması gerektiği, bu usule uyulmadan kanuni temsilciden tahsil edilebilir aşamaya gelmiş bir kamu alacağının varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle ... takip numaralı ödeme emirinin … takip numarasına ilişkin kısmı yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, … takip numaralı ödeme emrinin diğer kamu alacaklarına ilişkin kısmı ile … , … , … takip numralı ödeme emirleri ise iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: UYAP'ta yapılan sorgulamada, asıl borçlu şirket adına kayıtlı 2 taşınmazı üzerinde, davalı idareden öncelikli 10.000.000 TL'yi aşan tutarda haciz şerhi bulunduğu görüldüğünden dolayısıyla kamu alacağının şirket malvarlığından karşılanmasının mümkün olmadığından düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının ödeme emirlerinin iptaline ilişkin hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava bu yönden reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kanuni temsilcilik görevinden ayrıldıktan sonra asıl borçlu şirket tarafından en son 7256 sayılı Kanun kapsamında 04/12/2020 tarihinde olmak üzere vergi borçları iki defa yapılandırıldığından söz konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'ÜN DÜŞÜNCESİ: Dava dilekçesinde dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirket tarafından yapılandırıldığının ileri sürüldüğü, yargılama sırasında bu hususun tekrar edilerek 7256 sayılı kapsamında da yine asıl borçlu şirket tarafından borçların ikinci defa yapılandırıldığı belirtilerek buna ilişkin belge sunulduğu görüldüğünden, davacının iddiası araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi kararı hukuka uygun düşmediğinden temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca … -TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 04/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 22. maddesinin 1. fıkrasında; konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı, kararlarda bulunacak hususları düzenleyen 24. maddesinin (b) bendinde, davacının ileri sürdüğü olaylar ve hukuki sebepler ile istem sonucunun kararda belirtileceği, (e) bendinde, kararın dayandığı hukuki sebeplerin, gerekçe ve hükmün kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu kurala bağlanmış, 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde ise usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması bozma sebebi olarak sayılmıştır.
Davacı tarafından, dava dilekçesinde dava konusu ödeme emirleri içeriği borçların asıl borçlu şirket tarafından yapılandırıldığının ileri sürüldüğü, yargılama sırasında bu hususun tekrarlandığı ve en son 7256 sayılı kapsamında da yine asıl borçlu şirket tarafından borçların ikinci defa yapılandırıldığı belirtilerek buna ilişkin belge sunulduğu görüldüğünden, davacının bu iddiası araştırılarak oluşacak duruma göre davacının borçtan sorumlu olup olmayacağı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle verilen Vergi Dava Dairesi kararında hukuka uygunluk görülmediğinden temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.