T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3155
Karar No : 2023/4385
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket ile İngiltere'de mukim grup firmaları ... ... arasında imzalanan "Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi" kapsamında firmadan alınan hizmetler karşılığı ödenen bedellerin Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca vergi kesintisine tabi olmadığı ileri sürülerek ihtirazi kayıtla verilen 2020/7 dönemi muhtasar beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen kurum (stopaj) vergisinin 3.103.261,89 TL'lik kısmının iptali ve ödenen kurumlar vergisi stopajının yasal faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı tarafından bahse konu sözleşme uyarınca yapılan ödemelerin ne kadarlık kısmının know-how kapsamında, ne kadarlık kısmının teknik destek kapsamında yapılacağının sözleşmede belirlenmesi ve yapılan ödemelerin de hangi hizmet karşılığında yapılmış olduğunun düzenlenen belgede açıkça gösterilmesi gerekirken, bu hususlara uyulmaksızın, anılan sözleşme kapsamında yapılan ödeme tutarları üzerinden vergi kesintisi yapılmak suretiyle beyan edilerek yapılan tahakkuka ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı ile ... ... arasında imzalanan sözleşme kapsamında sunulacak olan hizmetlerin bir kısmının gayri maddi hakkın kullandırılması kapsamında olduğu bir kısmının ise, teknik destek verilmesi kapsamında olduğu dolayısıyla davalı idarece, sunulan hizmetler arasındaki bu ayrım gözetilmeksizin, davacı şirket tarafından dar mükellef kurumdan alınan hizmet karşılığı yapılan ödemelerin tamamının vergi kesintisine tabi olduğundan bahisle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının istinaf talebinin kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, know-how kavramının bir üretim yöntemi ve yönetimi hususunda şirketlerin sahip oldukları bilgi birikimini ifade ettiği, personelin kalitesi, onların idare ve sevki fiyatların belirlenmesi ve kontrol edilmesi, uygun reklamın yapılması gibi bilgilerin de know-how olarak nitelendirildiği, bu teknik bilgilerin Gelir Vergisi Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca gayrimenkul sermaye iradı olarak kabul edildiği, dar mükelleflerin gayrimekul sermaye iradı kapsamındaki gelirleri hizmeti alanlar tarafından stopaj kesintisi yapılarak ödendiği, Birleşik Krallık'la yapılan vergilendirme anlaşması uyarınca gayrimenkul sermaye iradından veya anlaşmada belirtildiği şekilde “gayrimaddi hak bedelinden” %10 vergi alınması gerektiği, davacı şirket ile dar mükellef firma arasında “Yönetim Hizmetleri Sözleşmesi” adı altında imzalanan sözleşme kapsamında sağlanan danışmanlık ve yardım hizmetlerinin her biri ayrı ayrı ele alındığında, bazılarının serbest meslek faaliyeti olduğu kabul edilse dahi, davacı şirketin böyle bir ayrıştırma yapmadan her dönem için toplu fatura düzenlediği, hizmet sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu kararın ihtirazi kayıtla verilen 2020/7 dönemi muhtasar beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen kurum stopaj vergisinin 3.103.261,89 TL'lik kısmının iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararında, dava konusu yapıldığı halde ödenen kurumlar vergisi stopajının yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, eksik hüküm kurularak verilen kararın anılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ihtirazi kayıtla verilen beyannameye dayanılarak tahakkuk eden kurum stopaj vergisinin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının kurumlar vergisi stopajının yasal faiz ile birlikte iadesi talebine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.