T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3173
Karar No : 2023/1594
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACILAR):
1-... Derneği
2- ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
II-(DAVALI): ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : ...
DİĞER DAVALI :...
DAVALILAR YANINDA MÜDAHİL: ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/03/2022 tarih ve E:2021/5192, K:2022/1911 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması davacılar ile davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tıpta Uzmanlık Kurulunun, tıpta uzmanlık dallarının rotasyonlarını ve bu rotasyonların sürelerini belirleyen 21-22-23 Haziran ... tarih ve ... sayılı kararının "Göğüs Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmı ile bu işlemin dayanağı olan 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin Ek-1 sayılı çizelgesinin 18. satırında yer alan Göğüs Hastalıkları uzmanlık ana dalının eğitim süresini 4 yıl olarak belirleyen düzenlemenin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/03/2022 tarih ve E:2021/5192, K:2022/1911 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/06/2020 tarih ve E:2019/2019, K:2020/871 sayılı kararıyla Dairelerinin 27/02/2019 tarih ve E:2018/3420, K:2019/1449 sayılı kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanması, vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmının ise bozulması üzerine bozma kararına uyularak;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi ile 331. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kurallar aktarılmış,
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, düzenleyici veya bireysel bir işlem nedeniyle menfaati ihlal edilenler tarafından iptal davası açılabileceği belirtilerek, kişilere, dava açma yolu ile iddialarını yargı yerinde ileri sürme hakkının özel olarak düzenlendiği,
Hukukumuzda, iptal davası açıldıktan sonra, yargılama faaliyeti devam ederken, kamu hizmetinin sürekliliği ve değişkenliği kapsamında idarece işlemin, yürürlükten kaldırılması, hukuk aleminde geçerliliğinin kalmaması ve artık işin esasının incelenmesinde menfaat görülmeyen hallerde davanın konusuz kaldığından söz edildiği,
Davanın konusuz kaldığı durumlarda, yargı yerince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilebileceği tabii olmakla birlikte, yargılama faaliyeti esnasında yapılan yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin de kararda ayrıca belirlenmesi gerektiği,
Bu noktada, 6100 sayılı Kanun'un kararda metnine yer verilen 331. maddesine bakıldığında, davanın konusuz kalması halinde, hakime, davanın açıldığı zamandaki haklılık durumunu değerlendirerek yargılama giderlerine hükmetme konusunda takdir hakkı tanındığı,
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, menfaatlerini etkilediği ileri sürülerek, Tıpta Uzmanlık Kurulu kararı ile Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin eki çizelgenin bazı kısımlarının iptali istemiyle bu davanın açıldığı, ancak davalı idareler tarafından, yargılama devam ederken, anılan Kurul kararı, sonraki tarihli bir Kurul kararıyla iptal edilerek, Yönetmelik eki çizelge ise sonraki tarihli Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılarak, davada, esası incelenecek düzenleyici işlemlerin hukuk alemindeki varlıklarının sona erdirildiği, bu haliyle davanın konusuz kaldığı,
6100 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, konusuz kalan bu davada yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulacak tarafın belirlenmesi için yargı yerince, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun irdelenmesinin zorunlu olduğu,
Somut olaya bakıldığında, davacılar tarafından düzenleyici işlemlerin hukuka aykırılığı iddiasında bulunulduğu, ancak sonrasında davalı idareler tarafından dava konusu düzenlemeler yürürlükten kaldırılmak suretiyle davanın konusuz bırakıldığı, bu haliyle davanın açılmasına davalı idarelerin sebebiyet verdiği,
Öte yandan, davanın açıldığı tarihte söz konusu kanuni düzenlemenin mevcut olmadığı ve davacıların uygulaması devam eden düzenleyici işlemlere karşı dava açma hakkını kullandığı, ayrıca dava açma hakkını kötüye kullandıklarından da söz edilemeyeceği dikkate alındığında, kanuni düzenlemeye dayanılarak da olsa yaptığı işlemleri yürürlükten kaldıran davalı idarelerin davada haksız çıkan taraf olarak kabulü gerektiği,
Yukarıda aktarılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu düzenlemeleri yapan davalı idarelerin davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve Anayasa'nın 36. maddesinde öngörülen hak arama hürriyeti kapsamında dava açan davacıların, davada haksız çıkan taraf olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla, konusu kalmadığı için karar verilmesine yer olmadığına karar verilen bu davada, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı idarelere yüklenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle,
Daire kararının verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Danıştayda ilk derecede görülen duruşmasız davalar için belirlenen 2.475,00 TL vekâlet ücreti ile toplam 1.115,85 TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacılar tarafından, vekâlet ücretinin uyuşmazlığın sonlandığı tarih itibarıyla belirlenmesi gerektiği; kararda bu husus farklı yorumlanarak 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre vekâlet ücretine hükmedildiği; uyuşmazlığın çözümlendiği nihai tarihin ise 2022 yılı olduğu ve bu yılın Ücret Tarifesi’nin esas alınması gerektiği; 2019 yılında karar verilirken duruşma yapılmasına ve davacılar vekili duruşmaya katılmasına rağmen duruşmasız işler için öngörülen ücrete hükmedildiği belirtilerek Daire kararının vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından, dava konusu düzenlemelerin hukuka uygun olarak tesis edildiği ve davanın konusuz kaldığı, bu sebeple idarelerinin haksız çıktığının ileri sürülemeyeceği; Daire kararında da bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı; emsal yargı kararları bulunduğu; lehlerine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesi icap ettiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından, davacı tarafından temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuş, Cumhurbaşkanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Daire kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, Tıpta Uzmanlık Kurulunun, tıpta uzmanlık dallarının rotasyonlarını ve bu rotasyonların sürelerini belirleyen ... tarih ve ... sayılı kararının "Göğüs Hastalıkları" uzmanlık dalına ilişkin kısmı ile bu işlemin dayanağı olan 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin Ek-1 sayılı çizelgesinin 18. satırında yer alan Göğüs Hastalıkları uzmanlık ana dalının eğitim süresini 4 yıl olarak belirleyen düzenlemenin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Anılan Tıpta Uzmanlık Kurulu kararının dava konusu kısmı, ...tarih ve ... sayılı Tıpta Uzmanlık Kurulu kararıyla iptal edilmiştir.
01/07/2011 tarih ve 27981 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 18. maddesi ile de dava konusu ek çizelge yürürlükten kaldırılmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/02/2019 tarih ve E:2018/3420, K:2019/1449 sayılı kararı ile konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Anılan kararın davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/06/2020 tarih ve E:2019/2019, K:2020/871 sayılı kararı ile Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının onanmasına, vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.
Dairece, temyize konu karar ile bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda, Daire kararının verildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Danıştayda ilk derecede görülen duruşmasız davalar için belirlenen 2.475,00 TL vekâlet ücreti ile toplam 1.115,85 TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Dairenin ilk kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin İkinci Kısım İkinci Bölümü 20/b satırında Danıştayda ilk derecede görülen davalar için duruşmalı vekalet ücreti 4.125,00 TL olarak belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/06/2020 tarih ve E:2019/2019, K:2020/871 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Öte yandan, temyize konu kararda, davacılar lehine, Dairenin ilk kararının verildiği 27/02/2019 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Danıştayda ilk derecede görülen duruşmasız davalar için belirlenen vekalet ücretine hükmedildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, Daire tarafından, 27/02/2019 tarih ve E:2018/3420, K:2019/1449 sayılı kararın, aynı tarihte duruşma yapılarak verildiği, duruşmaya davacılar vekilinin de katıldığı anlaşılmaktadır.
Buna göre davacılar lehine, kararın verildiği 27/02/2019 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Danıştayda ilk derecede görülen duruşmalı davalar için belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki, "1.Davanın sonucu karar verilmesine yer olmadığı şeklinde kesinleştiğinden, Daire kararının verildiği tarih itibariyle 02/01/2019 tarih ve 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve kararın verildiği 27/02/2019 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Danıştay'da ilk derecede görülen duruşmasız davalar için belirlenen 2.475,00 TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine," ibaresinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "1. Davanın sonucu karar verilmesine yer olmadığı şeklinde kesinleştiğinden, Daire kararının verildiği tarih itibarıyla 02/01/2019 tarih ve 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve kararın verildiği 27/02/2019 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Danıştayda ilk derecede görülen duruşmalı davalar için belirlenen 4.125,00 TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/03/2022 tarih ve E:2021/5192, K:2022/1911 sayılı kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı kısmının yukarıda belirtildiği şekilde "1. Davanın sonucu karar verilmesine yer olmadığı şeklinde kesinleştiğinden, Daire kararının verildiği tarih itibarıyla 02/01/2019 tarih ve 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve kararın verildiği 27/02/2019 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Danıştayda ilk derecede görülen duruşmalı davalar için belirlenen 4.125,00 TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine," olarak düzeltilerek ONANMASINA,
2. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/07/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.