T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3174
Karar No : 2023/1199
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI) : ... Birliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2021/2152, K:2022/2404 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 02/01/2017 tarih ve 29936 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin; "Genel Hükümler" bölümünde yer alan, 11. maddesinin 7. fıkrasının, 13. maddesinin 1. fıkrasının, 14. maddesinin 3. ve 4. fıkrasının, 15. maddesinin 1. fıkrasının, 17. maddesinin 2. ve 3. fıkralarının, 22. maddesinin, "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünde yer alan, Birinci Kısım, İkinci Bölümde yer alan 2. maddenin (b) bendi ve 6. maddesinin, İkinci kısım ikinci bölümünde yer alan 7. maddesinin, 8. maddesinin, 17. maddenin (a) ve (b) bentleri, 21. maddenin (a) ve (b) bentleri, 19. maddenin (a) ve (b) bentleri ile 24. maddenin (b) bendinin, Üçüncü Kısımda yer alan 8. maddesi ile maktu ücretlerdeki artış oranının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2021/2152, K:2022/2404 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/12/2020 tarih ve E:2019/824, K:2020/2813 sayılı kısmen bozma kararına uyularak,
Tarife'nin "Avukatlık Ücret Tarifesi" Bölümü Birinci Kısım İkinci Bölümünün 6. maddesi yönünden;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararındaki gerekçe doğrultusunda dava konusu düzenlemeyle belirlenen avukatlık ücreti miktarının hukukiliğinin incelenmesi gerektiği,
2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde 360,00-TL olarak düzenlenen vekalet ücretindeki %10,76'lık artış oranının, 2016 yılı enflasyon oranının yıllık %8,53 olduğu dikkate alındığında, makul düzeyde kaldığı anlaşıldığından dava konusu maktu vekalet ücretine ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı,
Maktu ücretlerdeki artış oranı yönünden;
Dava konusu 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin İkinci Kısım İkinci Bölümünde, "5. İcra Mahkemelerinde takip edilen ceza işleri için: 600,00 TL" , "13. Çocuk Mahkemelerinde takip edilen davalar için: 1.980,00 TL" ve 15. Askeri Mahkemelerde takip edilen davalar için:1.980,00 TL" şeklinde düzenlendiği,
Buna göre, İcra Mahkemelerinde takip edilen ceza işleri için öngörülen maktu ücrette bir önceki Tarife'ye göre hiç artış yapılmadığı, Çocuk Mahkemelerinde takip edilen davalar ve Askeri Mahkemelerde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrette ise bir önceki Tarife'ye göre %10 oranında artış yapıldığı anlaşılmakta ise de; 2016 yılı Tarifesi'ne geçişte bahsi geçen düzenlemelerdeki artış oranı, Dairelerinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinden ve dava konusu 2017 yılı Tarifesi'nde belirtilen maktu ücretlerin yeniden belirlenmesi gerekeceğinden, söz konusu düzenlemelerde hukuka uyarlık bulunmadığı,
Dava konusu Tarife'nin "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünde yer alan diğer maktu ücretlerde yapılan artış oranları ise, hiç artış yapılmayan kısımlar haricinde %6,66 ila %11 aralığında değişkenlik gösterdiğinden bu kısımda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle,
Dava konusu Tarife'nin İkinci Kısım İkinci Bölümünde yer alan; "5. İcra Mahkemelerinde takip edilen ceza işleri için: 600,00 TL", "13. Çocuk Mahkemelerinde takip edilen davalar için: 1.980,00 TL", "15. Askeri Mahkemelerde takip edilen davalar için:1.980,00 TL" şeklindeki düzenlemelerin maktu ücretlerdeki artış oranı yönünden iptaline, "Avukatlık Ücret Tarifesi" Bölümü Birinci Kısım İkinci Bölümünün 6. maddesi ile diğer düzenlemelerdeki maktu ücretlerdeki artış oranı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Tarife ile belirlenen ücretlerin brüt olduğunun, %18 KDV ve ortalama %20 gelir vergisi nedeniyle aslında avukatın veya tarafın eline Tarife'deki ücretin yaklaşık %62'sinin kaldığının gözden kaçırılmaması gerektiği belitilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, davalı tarafın isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı idare tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi; davalının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309. maddesinde feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, 311. maddesinde ise, feragatin kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı belirtilmiştir.
Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; davacı vekili tarafından Avukat Portal üzerinden gönderilen ve 05/09/2022 tarihinde Danıştay kaydına giren dilekçe ile temyiz isteminden feragat edildiği anlaşıldığından, davacının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz istemi hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Dava konusu düzenlemenin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptali, kısmen davanın reddi yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2021/2152, K:2022/2404 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 01/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.