T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3232
Karar No : 2023/294
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Turizm İnşaat ve Sosyal Hizmetler Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının 2018 yılında gerçekleştirdiği indirimli orana tabi konut teslimlerinden kaynaklanan katma değer vergisinin iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine dair ... tarih ve .... sayılı işlemin iptali ile iade alacağının tecil faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından 27 adet konut için ortakları olan ... ve ...'a fatura düzenlendiğinin tespiti üzerine söz konusu taşınmazlara ilişkin iade isteminin, şirketin konut satışlarının ortaklarına yapılmış olmasından dolayı iade tutarının bloke edildiği ve konutların başka şahıs ve firmalara teslimi gerçekleştiğinde iade işleminin yapılacağı belirtilerek reddedildiğinin anlaşıldığı olayda uyuşmazlığın, konut teslimlerinin 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu anlamında teslim kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu, davalı idarece, söz konusu teslimlerin nihai tüketim amacını taşımadığı, şirket adına faturalandırılan konutların daha sonra üçüncü şahıslara satılabileceği, dolayısıyla yasal anlamda teslimin söz konusu olmadığı iddia edilmiş ise de 3065 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, teslim tarif edilirken nihai tüketimden bahsedilmediği, teslim için tek koşul olarak tasarruf hakkının devredilip devredilmediği hususunun arandığı, aynı Kanun'un 3. maddesinde de vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi, vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesinin de teslim sayılması karşısında dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112. maddesinin 5. fıkrası gereği idarece iade edilmesi gereken vergi, davacı tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmediğinden bu sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, katma değer vergisi iade alacağının tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket tarafından ortaklarına yapılan konut teslimlerine isabet eden katma değer vergisinin, anılan konutların başka şahıs ve firmalara tesliminin gerçekleşmesi sonrası iadesinin gerçekleştitleceğinin 31/01/2020 tarih ve 22503 sayılı yazı ile davacı şirkete bildirildiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Katma Değer Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca ortaklarına tapuda tescil edilmek suretiyle satmış oldukları konutların teslim niteliğinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacı tarafından, 2018 yılında indirimli orana tabi konut teslimlerinden kaynaklanan katma değer vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun, ortaklarına yapılan teslimlerin nihai tüketim amacıyla yapılmadığı, söz konusu konutların daha sonra üçüncü şahıslara satılabileceği ve kanuni anlamda bir teslimden bahsedilemeyeceğinden bahisle reddi üzerine dava konusu işlemin iptali istenmiştir.
Davacının 2008 yılında 56 adet konutu ortaklarına sattığı dikkate alındığında, söz konusu teslimlerin iade sürecini hızlandırmak amacıyla yapıldığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Oysa söz konusu konutların indirimli orana tabi kılınması sosyal amaçla yapılmıştır. Dolayısıyla konut teslimlerindeki indirim sosyal amaçla yapıldığından bu indirimlerle nihai tüketiciye satılan konutların indirim yoluyla giderilemeyen katma değer vergisinin mükelleflere iadelerine imkan tanınmaktadır. Somut olayda ise bu amacın dışında iade sürecini hızlandırmak amacıyla ve davacı tarafından söz konusu teslimlere ilişkin somut bir gerekçe gösterilmeksizin ortaklarına satış yapıldığı dikkate alındığında dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Karara katılmıyorum.