T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3236
Karar No : 2023/1189
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2020/10810, K:2022/6571 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 06/10/2020 tarih ve 31266 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye Yalıtımlı ve Sönümleyicili Köprü ve Viyadükler Deprem Yönetmeliğinin Ek-1'inde yer alan Deprem Etkisi Altında Yalıtımlı ve Sönümleyicili Köprüler ve Viyadüklerin Tasarımı İçin Esasların 1. bölümünün 4. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendi ile 2. bölümünün 3. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2020/10810, K:2022/6571 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmeliğin davacı Odanın ana Yönetmeliğinde belirtilen kişisel, meşru ve güncel menfaatini ilgilendirdiği ve anılan Yönetmeliğin 06/10/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandığı, bakılan davanın da altmış günlük dava açma süresi içerisinde 04/12/2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı idarelerin ehliyet ve süre aşımına dair itirazlarına itibar edilmeyerek davanın esasının incelenmesine geçildiği,
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1 ve 3. maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474. maddesi ve 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 211. maddesine yer verilerek,
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri, davacı tarafın düzenlemenin yetki yönünden iptali gerektiği iddiaları ve davalı idarelerin bu konuyla ilgili savunmaları dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; AFAD Yönetimi Başkanlığının Başbakanlığa bağlı olduğu 2011 yılı itibarıyla "depremlerin neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal, çevresel ve politik kayıp ve zararları önlemek veya etkilerini azaltmak ve depreme dirençli, güvenlikli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam çevreleri oluşturmak" amacıyla hazırlanan, Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulunca 09/08/2011 tarihinde kabul edilerek 18/08/2011 tarihinde 28029 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP-2023) kapsamında yapılması gereken faaliyetler ve bu faaliyetleri gerçekleştirecek kurumların belirlendiği, bu plana göre Strateji B.1.6 düzenlemesinde köprü, viyadük ve ulaşım sistemlerinin yanı sıra, hayati öneme sahip gömülü ve yüzeydeki dağıtım sistemleri (boru, doğalgaz ve elektrik hattı gibi) ile ilgili olarak Türkiye'deki inşaat teknolojisini ve uygulamalarını esas alan deprem güvenliğini belirleme ve yapıları güçlendirme yöntemlerinin geliştirilip standart hale getirilip ve uygulamasının sağlanacağı, bunun için Ulaştırma Bakanlığının sorumluluğunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Üniversiteler, TÜBİTAK, Kalkınma Bakanlığı, AFAD, Enerji Bakanlığı ve ilgili tüm kuruluşların da katılımı da sağlanarak faaliyetlerin yürütüleceğinin öngörüldüğü, tevdi edilen bu görev uyarınca davalı idare tarafından UDSEP-2023'ün Eylem B.1.6.3 maddesinde belirtilen ulaşım sistemleri ve önemli ulaşım tesislerinin depremlere dirençli bir şekilde projelendirilmesi, bakımı ve denetimi için düzenlemeler yapılacağı yönündeki düzenleme doğrultusunda davalı idareye bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin de katılımı sağlanarak yapılan mevzuat çalışmaları sonucunda hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 7269 sayılı Kanuna, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474. maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 211. maddesine dayanılarak çıkarıldığı, ulaşım tesislerinden olan yeni yapılacak/mevcut olan karayolu ve demiryolu köprü ve viyadüklerinin depreme dayanıklılığının artırılmasına, depremden kaynaklı zararın oluşmaması amacına hizmet edecek olan ve ilk kez yürürlüğe konulan Yönetmelik ve ekinde belirtilen esasların yukarıda belirtilen görev tanımı içinde bulunduğu, davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın Yönetmeliği çıkarmaya ve yürütmeye yetkili olduğu sonucuna varıldığı,
Türkiye Yalıtımlı ve Sönümleyicili Köprü ve Viyadükler Deprem Yönetmeliğinin Ek-1'inde yer alan Deprem Etkisi Altında Yalıtımlı ve Sönümleyicili Köprüler ve Viyadüklerin Tasarımı için Esasların 1. bölümünün 4. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendi ve 2. bölümünün 3. maddesi yönünden yapılan incelemede:
Uyuşmazlıkta; depreme dayanıklı ulaşım tesisleri (yalıtımlı ve sönümleyicili köprü/viyadük türünde yapılar) yapmak veya daha önce yapılmış yapıların güçlendirilmesi amacıyla yapıların deprem etkisi altında nasıl davranış sergileyeceği çeşitli ihtimallere göre tasarlanarak mimari ve statik projelerinin oluşturulması aşamasında projenin başından sonuna kadarki süreçte yapıların tasarımını gözetecek ve kontrol edecek yeni bir hizmet alanı oluşturulduğu, bu hizmeti sunacak kişilerin ise gerek teorik bilgisi gerekse deneyiminin olması gerektiği, dava konusu Esasların diğer maddelerinde bu hizmeti sunacak kişilerde aranacak şartların da kurallara bağlandığı, anılan Esasların 1. bölümünün 4. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen bu hizmet alanının kapsamına bakıldığında, köprüye uygun yapısal sistem ile deprem yalıtım sisteminin belirlenmesinde, deprem yalıtım sisteminin ön ve nihai tasarımı ile deprem yalıtım sistemli köprünün modellenmesi ve analizinde, köprüde kullanılan deprem yalıtım sistemlerinin model ve üretim deneylerini izlemek ve deney raporlarını inceleyerek uygunluk onayı vermede inşaat mühendisliği disiplininin bu hizmeti sunmaya en elverişli mühendislik alanı olduğu, Esasların 2. bölümünün 3. maddesinde yapısal tasarımlar için uyulması gereken asgari şartların belirlendiği, sahaya ve projeye özel hesaplamalar yapılırken kurallarda belirtilen yöntem, analiz ve hesaplamaları ihlal etmemek kaydıyla daha farklı mühendislik disiplinlerinden yararlanılarak ve daha fazla yöntem kullanılarak analiz ve hesaplama yapılmasına, hatta birkaç mühendislik disiplininin bir arada çalışmasına engel bir husus bulunmadığı, bu çerçevede jeofizik mühendislerinin zorunlu unsur olarak belirtilmemiş olmasının dava konusu kurallarda eksik bir düzenlemeye sebep olmayacağı anlaşıldığından, anılan kuralların hukuka ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 3. maddesi uyarınca deprem veya bu maddede sayılan doğal afetlerden biri nedeniyle belirlenen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların tespit edileceği yönetmeliğin İmar ve İskan Bakanlığınca (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) hazırlanması gerektiği, dava konusu Yönetmelikte de deprem yalıtımı uygulanacak yeni köprülerin ve deprem yalıtımı uygulanarak güçlendirilecek olan mevcut köprülerin tasarımı için gerekli kurallar ve minimum koşulların belirlendiği, Yönetmelik kapsamında düzenlenen konuların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile tanımlanan görev alanı kapsamında bulunmadığı, bu itibarla davalı Bakanlığın bu Yönetmeliği çıkarma yetkisinin bulunmadığı, Yönetmeliğin iptali istenen düzenlemelerinde inşaat mühendislerince yapılması öngörülen iş ve işlemlerin jeofizik mühendisliği uzmanlık alanı kapsamında bulunduğu, dolayısıyla Yönetmelikte inşaat mühendislerine ek olarak jeofizik mühendislerinden de tasarım gözetimi ve kontrolü hizmeti alınmasının öngörülmesi gerektiği, iptali istenen düzenlemelerde tasarım gözetimi ve kontrolü hizmeti kapsamında yapılması gereken iş ve işlemlerde daha doğru sonuçlar veren, daha modern ve daha maliyetsiz jeofizik yöntemler yerine yanlış sonuç verebilen, ilkel ve maliyetli yöntemlerin benimsendiği, bu durumun hem hatalı sonuçlara hem de kamu zararına sebep olacağı, iptali istenen düzenlemelerin bu haliyle eksik düzenlendiği, dolayısıyla yetki, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka, kamu yararına ve mühendislik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... DÜŞÜNCESİ: 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1, 2 ve 3. maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; deprem veya ilgili maddede sayılan doğal afetlerden biri nedeniyle belirlenen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların tespit edileceği yönetmeliğin İmar ve İskan Bakanlığınca (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) hazırlanması gerektiği, dava konusu Yönetmelikte de deprem yalıtımı uygulanacak yeni köprülerin ve deprem yalıtımı uygulanarak güçlendirilecek olan mevcut köprülerin tasarımı için gerekli kurallar ve minimum koşulların belirlendiği, Yönetmelik kapsamında düzenlenen konuların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile tanımlanan görev alanı kapsamında bulunmadığı, yukarıdaki Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde de bu konularla ilgili olarak anılan Bakanlığa açıkça düzenleme yapma yetkisi verilmediği, bu itibarla Bakanlığın dava konusu Yönetmeliği çıkarma yetkisinin bulunmadığı ve dava konusu Yönetmeliğin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2020/10810, K:2022/6571 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 31/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, "Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır." hükmüne, 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne, 3. maddesinde ise, "İkinci maddeye göre ilan edilen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartlar, Bayındırlık Bakanlığının mütalaası da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle tespit olunur." hükmüne yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474 üncü maddesinde, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme, akıllı ulaşım sistemleri ve posta iş ve hizmetleri ile Karadeniz ile Marmara denizini birleştiren ve gemilerin seyrüseferine imkan veren Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projelerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji ve hedeflerin belirlenmesi amacıyla çalışmalar yapmak ve belirlenen hedefleri uygulamak, ... ç) Ulaştırma ve denizcilik iş ve hizmetleriyle ilgili altyapı, şebeke, sistem ve hizmetleri; ticari, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara, teknik gelişmelere uygun olarak planlamak, kurmak, kurdurmak, işletmek, işlettirmek ve geliştirmek, d) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını sağlamak, e) Evrensel hizmet politikalarının, ilgili kanunların hükümleri dahilinde ülkenin sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik şartlarına göre belirlenmesi için gerekli çalışmaları yapmak, evrensel hizmetin yürütülmesini sağlayacak esasları tespit etmek, uygulanmasını takip etmek, ... ğ) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme, posta iş ve hizmetlerinin gerektirdiği uluslararası ilişkileri yürütmek, anlaşmalar yapmak ve bu alanlarda uluslararası mevzuatın gerektirmesi halinde mevzuat uyumunu sağlamak, h) Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; deprem veya ilgili maddede sayılan doğal afetlerden biri nedeniyle belirlenen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların tespit edileceği yönetmeliğin İmar ve İskan Bakanlığınca (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) hazırlanması gerektiği, dava konusu Yönetmelikte de deprem yalıtımı uygulanacak yeni köprülerin ve deprem yalıtımı uygulanarak güçlendirilecek olan mevcut köprülerin tasarımı için gerekli kurallar ve minimum koşulların belirlendiği, Yönetmelik kapsamında düzenlenen konuların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile tanımlanan görev alanı kapsamında bulunmadığı, yukarıdaki Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde de bu konularla ilgili olarak anılan Bakanlığa açıkça düzenleme yapma yetkisi verilmediği, bu itibarla Bakanlığın dava konusu Yönetmeliği çıkarma yetkisinin bulunmadığı ve dava konusu Yönetmeliğin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.