T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3240
Karar No : 2023/1190
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
2- ... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2020/10808, K:2022/6569 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 06/10/2020 tarih ve 31266 (mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Karayolları ve Demiryolları Tünelleri ile Diğer Zemin Yapıları Deprem Yönetmeliğinin Ek-1'inde yer alan Deprem Etkisi Altında Karayolu ve Demiryolu Tünelleri İle Diğer Zemin Yapılarının Tasarımı İçin Esasların 2. bölümünün 7. maddesinin 1. fıkrası, 2. bölümünün 8. maddesinin 2. fıkrası ve anılan Yönetmeliğin Ek-2'sinde yer alan "Geoteknik Konular Raporu"nun iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2020/10808, K:2022/6569 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yönetmeliğin davacı Odanın ana Yönetmeliğinde belirtilen kişisel, meşru ve güncel menfaatini ilgilendirdiği ve anılan Yönetmeliğin 06/10/2020 tarihinde Resmi Gazetede yayımlandığı, bakılan davanın da altmış günlük dava açma süresi içerisinde 04/12/2020 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davalı idarelerin ehliyet ve süre aşımına dair itirazlarına itibar edilmeyerek davanın esasının incelenmesine geçildiği,
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1 ve 3. maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474. maddesi ve 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 211. maddesine yer verilerek,
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri, davacı tarafın düzenlemenin yetki yönünden iptali gerektiği iddiaları ve davalı idarenin bu yöndeki savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; AFAD Yönetimi Başkanlığının Başbakanlığa bağlı olduğu 2011 yılı itibarıyla "depremlerin neden olabilecekleri fiziksel, ekonomik, sosyal, çevresel ve politik kayıp ve zararları önlemek veya etkilerini azaltmak ve depreme dirençli, güvenlikli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam çevreleri oluşturmak" amacıyla hazırlanan, Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulunca 09/08/2011 tarihinde kabul edilerek 18/08/2011 tarihinde 28029 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı (UDSEP-2023) kapsamında yapılması gereken faaliyetler ve bu faaliyetleri gerçekleştirecek kurumların belirlendiği, bu plana göre Strateji B.1.6 düzenlemesinde köprü, viyadük ve ulaşım sistemlerinin yanı sıra, hayati öneme sahip gömülü ve yüzeydeki dağıtım sistemleri (boru, doğalgaz ve elektrik hattı gibi) ile ilgili olarak Türkiye'deki inşaat teknolojisini ve uygulamalarını esas alan deprem güvenliğini belirleme ve yapıları güçlendirme yöntemlerinin geliştirilip standart hale getirilip ve uygulamasının sağlanacağı, bunun için Ulaştırma Bakanlığının sorumluluğunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Üniversiteler, TÜBİTAK, Kalkınma Bakanlığı, AFAD, Enerji Bakanlığı ve ilgili tüm kuruluşların da katılımı da sağlanarak faaliyetlerin yürütüleceğinin öngörüldüğü, tevdi edilen bu görev uyarınca davalı idare tarafından UDSEP-2023'ün Eylem B.1.6.3 maddesinde belirtilen ulaşım sistemleri ve önemli ulaşım tesislerinin depremlere dirençli bir şekilde projelendirilmesi, bakımı ve denetimi için düzenlemeler yapılacağı yönündeki düzenleme doğrultusunda davalı idareye bağlı Karayolları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin de katılımı sağlanarak yapılan mevzuat çalışmaları sonucunda hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 7269 sayılı Kanuna, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474. maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 211. maddesine dayanılarak çıkarıldığı, ulaşım tesislerinden olan yeni yapılacak/mevcut olan karayolu ve demiryolu tünelleriyle diğer zemin yapılarının depreme dayanıklılığının artırılmasına, depremden kaynaklı zararın oluşmaması amacına hizmet edecek olan ve ilk kez yürürlüğe konulan Yönetmelik ve ekinde belirtilen esasların yukarıda belirtilen görev tanımı içinde bulunduğu, davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın Yönetmeliği çıkarmaya ve yürütmeye yetkili olduğu sonucuna varıldığı,
Türkiye Karayolları ve Demiryolları Tünelleri ile Diğer Zemin Yapıları Deprem Yönetmeliğinin Ek-1'inde yer alan Deprem Etkisi Altında Karayolu ve Demiryolu Tünelleri İle Diğer Zemin Yapılarının Tasarımı İçin Esasların 2. bölümünün 7. maddesinin 1. fıkrası, 2. bölümünün 8. maddesinin 2. fıkrası yönünden yapılan incelemede:
Uyuşmazlıkta; depreme dayanıklı ulaşım tesisleri (tünel tipi yapılar) yapmak veya daha önce yapılmış yapıları güçlendirmek amacıyla yapıların deprem etkisi altında nasıl tepki vereceğinin muhtelif ihtimallere göre hesaplarının yapılarak tasarlanması için aldığı mühendislik eğitimi, teorik bilgisi ve mesleki deneyimi dikkate alınarak ilgili mühendislik alanının belirlendiği, yapıların deprem hesabını yapmada, zemin ile etkileşimini ölçme ve değerlendirmede, deprem tehlikesinin ve deprem yer hareketlerinin yapıya vereceği etkileri analiz etmede, deprem kayıtlarını seçmede inşaat mühendisliği disiplininin bu hizmeti sunmaya en elverişli mühendislik alanı olduğu, düzenlemelerde deprem hesapları ve deprem kayıtlarının seçimine ilişkin uyulması gereken asgari şartların belirlendiği, proje mühendisinin bu şartları yerine getirmesinin zorunlu tutulduğu, sahaya ve projeye özel hesaplamalar yapılırken daha fazla veriden ve yöntemden yararlanılması gerektiğinde kurallarda belirtilen yöntem, analiz ve hesaplamaları ihlal etmemek kaydıyla daha farklı mühendislik disiplinlerinden yararlanılarak ve daha fazla yöntem kullanılarak analiz ve hesaplama yapılmasına, hatta birkaç mühendislik disiplininin bir arada çalışmasına engel bir husus bulunmadığı, bu çerçevede jeofizik mühendislerinin zorunlu unsur olarak belirtilmiyor olmasının dava konusu kurallarda eksik bir düzenlemeye sebep olmayacağı anlaşıldığından, dava konusu kuralların hukuka, kamu yararına ve mühendislik ilkelerine uygun olduğu sonucuna varıldığı,
Türkiye Karayolları ve Demiryolları Tünelleri ile Diğer Zemin Yapıları Deprem Yönetmeliğinin Ek-2'sinde yer alan "Geoteknik Konular Raporu" yönünden yapılan incelemede:
Uyuşmazlığa konu düzenlemeler davacının iddiaları, davalıların savunmaları dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile birlikte incelenip değerlendirildiğinde; yeniden yapılacak tüm tünel tipi uzun yeraltı yapıların ve yeraltında tamamen gömülü olarak bulunan yapıların deprem davranış hesapları, depreme karşı tasarımları, deprem etkisi altındaki performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı için gerekli kuralları ve minimum koşulları belirlemek amacıyla düzenlemeler yapıldığı, bu amaçla yapılan araştırmaların ve analizlerin sonucunda toplanan verilerin değerlendirilerek sonuca bağlandığı rapor olan geoteknik raporunun, hazırlanmasında aldıkları mühendislik eğitimi, edindikleri teorik bilgiler ve mesleki deneyimler dikkate alınarak sorumluluğun inşaat mühendislerine verildiği, ancak geoteknik rapor kapsamında bulunan araştırma, inceleme, analiz ve hesaplamaların yapılmasında jeofizik yöntemlerin kullanılmasında ve jeofizik mühendislerinin de bulunmasına engel bir düzenleme bulunmadığı, hatta düzenlemelerin birinci bölümünde "Jeolojik, Jeofizik ve Geoteknik Araştırmalar" başlığı altında yapılacak araştırmalarda jeofizik mühendisliği biliminden ve mühendislerinden yararlanılmasının teşvik edildiğinin anlaşıldığı,
Bu durumda, dava konusu düzenlemelerin eksik düzenleme olmadığı, hukuka, dayanağı Kanuna, kamu yararına, mühendislik ilkelerine ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 3. maddesi uyarınca deprem veya bu maddede sayılan doğal afetlerden biri nedeniyle belirlenen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların tespit edileceği yönetmeliğin İmar ve İskan Bakanlığınca (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) hazırlanması gerektiği, dava konusu Yönetmelikte de yeniden yapılacak tüm tünel tipi uzun yer altı yapıları ve yer altında tamamen gömülü olarak bulunan yapıların deprem davranış hesapları, depreme karşı tasarımları, deprem etkisi altındaki performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı için gerekli kurallar ve minimum koşulların belirlendiği, Yönetmelik kapsamında düzenlenen konuların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile tanımlanan görev alanı kapsamında bulunmadığı, bu itibarla davalı Bakanlığın bu Yönetmeliği çıkarma yetkisinin bulunmadığı, Yönetmeliğin iptali istenen düzenlemelerinde inşaat mühendislerince yapılması öngörülen iş ve işlemlerin jeofizik mühendisliği uzmanlık alanı kapsamında bulunduğu, dolayısıyla Yönetmelikte inşaat mühendislerine ek olarak jeofizik mühendislerinden de tasarım gözetimi ve kontrolü hizmeti alınmasının öngörülmesi gerektiği, iptali istenen düzenlemelerde tasarım gözetimi ve kontrolü hizmeti kapsamında yapılması gereken iş ve işlemlerde daha doğru sonuçlar veren, daha modern ve daha maliyetsiz jeofizik yöntemler yerine yanlış sonuç verebilen, ilkel ve maliyetli yöntemlerin benimsendiği, bu durumun hem hatalı sonuçlara hem de kamu zararına sebep olacağı, iptali istenen düzenlemelerin bu haliyle eksik düzenlendiği, dolayısıyla yetki, sebep, konu ve amaç yönlerinden hukuka, kamu yararına ve mühendislik ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından, Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1, 2 ve 3. maddeleri ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; deprem veya ilgili maddede sayılan doğal afetlerden biri nedeniyle belirlenen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların tespit edileceği yönetmeliğin İmar ve İskan Bakanlığınca (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) hazırlanması gerektiği, dava konusu Yönetmelikte de yeniden yapılacak tüm tünel tipi uzun yer altı yapıları ve yer altında tamamen gömülü olarak bulunan yapıların deprem davranış hesapları, depreme karşı tasarımları, deprem etkisi altındaki performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı için gerekli kurallar ve minimum koşulların belirlendiği, Yönetmelik kapsamında düzenlenen konuların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile tanımlanan görev alanı kapsamında bulunmadığı, yukarıdaki Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde de bu konularla ilgili olarak anılan Bakanlığa açıkça düzenleme yapma yetkisi verilmediği, bu itibarla Bakanlığın dava konusu Yönetmeliği çıkarma yetkisinin bulunmadığı ve dava konusu Yönetmeliğin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2020/10808, K:2022/6569 sayılıı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 31/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 1. maddesinde, "Deprem (Yer sarsıntısı), yangın, su baskını, yer kayması, kaya düşmesi, çığ, tasman ve benzeri afetlerde; yapıları ve kamu tesisleri genel hayata etkili olacak derecede zarar gören veya görmesi muhtemel olan yerlerde alınacak tedbirlerle yapılacak yardımlar hakkında bu kanun hükümleri uygulanır." hükmüne, 2. maddesinin 1. fıkrasında, "Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmıyan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak Cumhurbaşkanınca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur." hükmüne, 3. maddesinde ise, "İkinci maddeye göre ilan edilen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartlar, Bayındırlık Bakanlığının mütalaası da alınarak İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle tespit olunur." hükmüne yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 474 üncü maddesinde, "Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: a) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme, akıllı ulaşım sistemleri ve posta iş ve hizmetleri ile Karadeniz ile Marmara denizini birleştiren ve gemilerin seyrüseferine imkan veren Kanal İstanbul ve benzeri su yolu projelerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, milli politika, strateji ve hedeflerin belirlenmesi amacıyla çalışmalar yapmak ve belirlenen hedefleri uygulamak, ... ç) Ulaştırma ve denizcilik iş ve hizmetleriyle ilgili altyapı, şebeke, sistem ve hizmetleri; ticari, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara, teknik gelişmelere uygun olarak planlamak, kurmak, kurdurmak, işletmek, işlettirmek ve geliştirmek, d) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını sağlamak, e) Evrensel hizmet politikalarının, ilgili kanunların hükümleri dahilinde ülkenin sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik şartlarına göre belirlenmesi için gerekli çalışmaları yapmak, evrensel hizmetin yürütülmesini sağlayacak esasları tespit etmek, uygulanmasını takip etmek, ... ğ) Ulaştırma, denizcilik, haberleşme, posta iş ve hizmetlerinin gerektirdiği uluslararası ilişkileri yürütmek, anlaşmalar yapmak ve bu alanlarda uluslararası mevzuatın gerektirmesi halinde mevzuat uyumunu sağlamak, h) Kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle verilen diğer görevleri yapmak." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; deprem veya ilgili maddede sayılan doğal afetlerden biri nedeniyle belirlenen afet bölgelerinde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların tespit edileceği yönetmeliğin İmar ve İskan Bakanlığınca (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı) hazırlanması gerektiği, dava konusu Yönetmelikte de yeniden yapılacak tüm tünel tipi uzun yer altı yapıları ve yer altında tamamen gömülü olarak bulunan yapıların deprem davranış hesapları, depreme karşı tasarımları, deprem etkisi altındaki performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı için gerekli kurallar ve minimum koşulların belirlendiği, Yönetmelik kapsamında düzenlenen konuların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile tanımlanan görev alanı kapsamında bulunmadığı, yukarıdaki Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde de bu konularla ilgili olarak anılan Bakanlığa açıkça düzenleme yapma yetkisi verilmediği, bu itibarla Bakanlığın dava konusu Yönetmeliği çıkarma yetkisinin bulunmadığı ve dava konusu Yönetmeliğin yetki unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yolunda verilen Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.