T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3242
Karar No : 2023/1593
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) :... Gıda Maddeleri San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 13/04/2022 tarih ve E:2022/2266, K:2022/4718 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ozon Tabakasını İncelten Maddelere İlişkin Yönetmelik'in 6. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile getirilen yasaklara aykırı olarak R123 gazının satışını gerçekleştirdiğinden bahisle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin (y) bendi uyarınca davacı şirketin 729.468,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kocaeli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işlemi ile işlemin dayanağı olan 07/04/2017 tarih ve 30031 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ozon Tabakasını İncelten Maddelere İlişkin Yönetmelik'in 29. maddesinin iptali ve indirimlerden yararlanılarak ödenen 547.101,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi; Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Bu maddenin (ı) bendinin (1), (2), (3) ve (4) numaralı alt bentleri ile (k), (l), (r), (s), (t), (u), (v) ve (y) bentlerinde öngörülen idarî para cezaları kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir" hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 13/04/2022 tarih ve E:2022/2266, K:2022/4718 sayılı kararıyla;
Dairelerinin davanın reddi yolundaki 26/05/2021 tarih ve E:2019/15263, K:2021/7162 sayılı kararının bireysel işleme ilişkin kısmının 2017 yılı için belirlenen ceza miktarını aşan bölümünün bozulmasına, diğer kısımlarının ise onanmasına dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/01/2022 tarih ve E:2021/2765, K:2022/51 sayılı kararı üzerine bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yapılan yargılama sonucunda;
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 5. maddeleri ile 17. maddesinin 7. fıkrası; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (y) bendi ile ikinci fıkrası; 27/12/2016 tarih ve 29931 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ" (2017/1) ekinde yer alan 01/01/2017 tarihinden itibaren 20. maddenin (y) bendinde belirlenen ceza miktarının alt sınırı; 28/12/2017 tarih ve 30284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ" (2018/1) ekinde 01/01/2018 tarihinden itibaren 20. maddenin (y) bendinde belirlenen ceza miktarının alt sınırına ilişkin kurallar aktarılarak,
Dava dosyasının incelenmesinden, idari yaptırıma konu fiilin 12/06/2017 tarihinde faturayla yapılan satışla gerçekleştiği, denetimin ise 09/08/2018 tarihinde yapıldığı,
Dava konusu işlemin, denetim tarihi esas alınarak, 2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ (2018/1) hükümlerine göre tesis edildiği,
Kabahatler Kanunu hükümlerinin değerlendirilmesinden, Çevre Kanunu'nda yer verilen idari para cezası yaptırımları yönünden de Kabahatler Kanunu'nun uygulanacağı; anılan Kanun'da, kabahatin, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılacağının düzenlendiği göz önünde bulundurulduğunda, kabahate ilişkin yaptırımın da kabahatin gerçekleştirildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı,
Bu itibarla davacının idari yaptırıma konu fiili gerçekleştirdiği sabit olmakla birlikte, bu fiilin 2017 yılında gerçekleştirilmesi nedeniyle Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin (y) bendinde yer alan ceza miktarının 2017 yılı için belirlenen tutarı üzerinden aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca belirlenecek idarî para cezasının uygulanması gerekirken, 2018 yılı için belirlenen tutar üzerinden ceza uygulandığı anlaşıldığından ve dava konusu işlemle tesis edilen ceza miktarı, davacıya uygulanması gereken ceza miktarını da kapsadığından, dava konusu bireysel işlemin 2017 yılı için belirlenen ceza miktarını aşan 91.211,00-TL'lik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
dava konusu para cezasının 91.211,00-TL'ye ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, temyiz dilekçelerinde yer verdikleri hukuka aykırılık iddiaları bakımından kapsamlı bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın sadece idari para cezası yönünden kısmen iptal kararı verildiği; Anayasa’ya aykırılık iddialarının sadece kanunilik ilkesi kapsamında değerlendirildiği ve iddianın esasını oluşturan ilkeler kapsamında bir değerlendirme yapılmadığı; Çevre Kanunu’nun 20. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa’ya, eşitlik ve orantılılık ilkelerine aykırı olduğu ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği, söz konusu gazın ticari amaçla satılmadığı, zaten çevre duyarlılığı sebebiyle çevreye zararlı olmayan soğutucuların kullanılması için gazın bir alım talebine istinaden bertaraf amacıyla satıldığı, bu gaz ile ilgili sürekli olarak davalı idareyle iletişim halinde bulunulduğu, idari yaptırıma konu mevzuatın, soğutucu gazlarla ilgili sektörleri kapsadığı, kendi faaliyet alanının bu olmadığı ve sadece bir kereliğine bu satışın yapıldığı, cezanın ölçülülük ilkesine ve hakkaniyete uygun olmadığı, Yönetmelik'in ilgili maddesinde, kontrol altına alınan maddelere ilişkin kısıtlamalar arasında yurt içinde satışın yasaklanmasına veya kısıtlanmasına yönelik açık bir hüküm bulunmadığı, maddede sayma yoluyla belirtilen kısıtlamaların yorum yoluyla genişletilemeyeceği, aksi halin hukuki güvenlik, belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olacağı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacı şirketin mevzuat hükümlerine aykırı olarak gaz satışı gerçekleştirdiği; buna göre hukuka uygun olarak idari para cezası ile cezalandırıldığı; davanın tamamının reddi gerektiği belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davalı idare tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, davalının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalının temyiz istemi yönünden,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerine uyulmamış olunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/01/2022 tarih ve E:2021/2765, K:2022/51 sayılı kısmen bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
Davacının temyiz istemi yönünden,
Davacı tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, Daire kararının bozulması istenilmiş ise de; temyiz istemine konu kararın, dava konusu bireysel işlemin kısmen iptaline ilişkin ve bu haliyle davacının lehine olduğu; bireysel işlemin iptali istemine ilişkin davanın redde yönelik diğer kısmının ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/01/2022 tarih ve E:2021/2765, K:2022/51 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği dikkate alındığında, davacının temyiz isteminin incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu bireysel işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 13/04/2022 tarih ve E:2022/2266, K:2022/4718 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
4. Kesin olarak, 05/07/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.