T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3316
Karar No : 2023/792
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Derneği
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : 1-(DAVALI): ...Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. ...
2-DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ...Derneği
VEKİLLERİ: Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/04/2022 tarih ve E:2022/2946, K:2022/3290 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tıpta Uzmanlık Kurulunun 12/05/2015 tarihli kararı ile Ağız Diş ve Çene Cerrahisi uzmanlık alanı için belirlenen çekirdek eğitim müfredatının içinde yer alan, 33 klinik ve 7 girişimsel yetkinliğe ilişkin düzey belirleme işlemlerinin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/04/2022 tarih ve E:2022/2946, K:2022/3290 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 02/07/2020 tarih ve E:2016/3992, K:2020/3056 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/01/2022 tarih ve E:2020/2908, K:2022/141 sayılı kararıyla bozulması üzerine anılan bozma kararına uyularak, davalı idarece tıp ve diş hekimliğine ait uzmanlık alanlarının müfredat ve standartlarının belirlenmesi amacıyla "Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi"nin oluşturulduğu, bu kapsamda Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Komisyonunca "Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Çekirdek Eğitim Müfredatı"nın belirlendiği, söz konusu müfredatın Tıpta Uzmanlık Kurulunun ...-...tarih ve ...sayılı kararıyla kabul edildiği;
Davacı Dernek tarafından, hazırlanan müfredatın internet sayfası üzerinden öğrenilmesi üzerine, söz konusu müfredatta belirtilen 33 klinik ve 7 girişimsel yetkinliğe ilişkin düzey belirleme işlemlerine itiraz edildiği, itirazın zımnen reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrası, 49. maddesinin 2. ve 4. fıkraları, 7. maddesinin 1. ve 4. fıkraları ile 11. maddesi ve dava konusu Tıpta Uzmanlık Kurulu Kararının ilan edilerek uygulamaya konulduğu tarihte yürürlükte bulunan, 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile 25. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine yer verilerek;
Anılan Yönetmelik düzenlemeleri gereği, içinde dava konusu 33 klinik ve 7 girişimsel yetkinliğe ilişkin düzey belirleme işlemlerinin de yer aldığı Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Müfredatının, ilanı gereken düzenleyici işlem niteliğinde olduğu ve mevzuatında belirtildiği üzere 08/04/2014 tarihinde Tıpta Uzmanlık Kurulunun internet sitesinde ilan edilerek uygulamaya konulduğu;
Davacı Dernek tarafından, Tıpta Uzmanlık Kurulunun internet sitesinde yapılan 12/05/2015 tarihli güncelleme ile, Ağız, Çene ve Diş Cerrahisi eğitim müfredatının kesinleştirildiğinin görüldüğü, 01/06/2015 tarihinde yapılan başvuru ile anılan müfredatta gerekli düzeltmelerin yapılmasının talep edildiği, ancak bu başvuruya 60 gün içinde cevap verilmediği belirtilerek, 07/09/2015 tarihinde bakılan davanın açıldığı, davalı idare tarafından ise, davacı Derneğin iddia ettiği gibi Tıpta Uzmanlık Kurulunun 12/05/2015 tarihli bir kararının bulunmadığı, söz konusu kararda daha sonra herhangi bir değişiklik yapılmadığı gibi yeni bir kararın da alınmadığı, Tıpta Uzmanlık Kurulunun internet sitesinde de herhangi bir güncelleme yapılmadığının belirtildiği;
Bu durumda; uyuşmalığın esasının incelenebilmesi için bakılan davanın, ya iptali istenen düzenleyici işlemin ilan edildiği 08/04/2014 tarihinden itibaren 60 günlük süre içinde açılması ya da bu süre içinde idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesi amacıyla yapılan başvurunun reddi üzerine kalan dava açma süresi içinde açılması veya düzenleyici işleme dayanılarak ilgililer hakkında uygulama işlemi tesis edilmesi durumunda ise, bu işlemin tesis edildiği tarihten itibaren 60 günlük süre içinde açılmış olması gerektiği;
Uygulama işlemi üzerine düzenleyici işleme karşı açılacak davalarda ise; uygulama işleminin, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik doğuran bireysel nitelikte bir işlem olması gerektiği; belirtilen niteliği taşımayan işlemlere dayanılarak ya da düzenleyici işlemin ilanıyla başlayan dava açma süresi geçtikten sonra, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddi üzerine düzenleyici işleme karşı açılan davaların süresinde açıldığından söz edilemeyeceği;
İlanı gereken düzenleyici işlem olduğu hususunda tartışma bulunmayan dava konusu işlemlerin, düzeltilmesi istemiyle yapılan 01/06/2015 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin, davacı Dernek yönünden uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığı;
Buna göre, bakılan davanın en geç, dava konusu düzenlenmenin ilan edildiği 08/04/2014 tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan 60 günlük dava açma süresi içinde veya bu süre içinde 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddi üzerine kalan dava açma süresi içinde açılması gerekirken, 01/06/2015 tarihinde dava konusu düzenlemelerde gerekli düzeltmelerin yapılması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 07/09/2015 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilanın yapıldığı elektronik ortama erişimlerinin bulunmadığı, ilan yapılan yere ve zamana ilişkin dosyada belge bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare yanında müdahil tarafından; ilan yapılan elektronik ortamın belirli olduğu ve ve söz konusu elektronik ortama davacının erişiminin bulunduğu, Dairece yapılan ara kararı ile de ilanın yapıldığı yer ve tarihin ortaya konulduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." hükmüne yer verilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/01/2022 tarih ve E:2020/2908, K:2022/141 sayılı kararında belirtilen bozma gerekçesi göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 29/04/2022 tarih ve E:2022/2946, K:2022/3290 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 25/04/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.