T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3319
Karar No : 2023/1203
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI) : ...Birliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2018/252, K:2022/2417 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 2018 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin; "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 14. maddesinin 3. ve 4. fıkralarının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2018/252, K:2022/2417 sayılı kararıyla;
Tarife'nin "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 14. maddesinin 3. fıkrası yönünden;
Dava konusu Tarife maddesinde, "4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ve devamı maddelerine göre tazminat için Ağır Ceza Mahkemelerine yapılan başvurularda, Tarifenin üçüncü kısmı gereğince avukatlık ücretine hükmedilir. Şu kadar ki, hükmedilecek bu ücret ikinci kısmın ikinci bölümünün onikinci sıra numarasındaki ücretten az olamaz." kuralının yer aldığı,
Dava konusu Tarife'nin "Yargı Yerleri ile İcra ve İflas Dairelerinde Yapılan ve Konusu Para Olmayan veya Para ile Değerlendirilemeyen Hukuki Yardımlara Ödenecek Ücret" başlıklı İkinci Kısım İkinci Bölümünün onikinci sıra numarasında ise; Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için 4.360,00-TL maktu vekalet ücretinin öngörüldüğü,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 142. maddesine, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 694 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 114. maddesi ile eklenen 9. fıkrasında, "Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz." hükmüne yer verildiği; bahsi geçen Kanun Hükmünde Kararname'nin, 7078 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaştığı ve 08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı,
Bu durumda, 5271 sayılı Kanun'un 141 ve devamı maddelerine göre tazminat için Ağır Ceza Mahkemelerine yapılan başvurularda, hükmedilecek ücretin ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten az olamayacağı yolundaki dava konusu düzenlemede üst hukuk normuna uyarlık bulunmadığı,
Tarife'nin "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 14. maddesinin 4. fıkrası yönünden;
Dava konusu Tarife maddesi ile açılan bir ceza davasında, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedileceği kuralının getirildiği;
5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324. maddesi, "Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde gider" başlıklı 327. maddesinden bahsedilerek; ceza davalarında Tarife'ye göre hükmedilmesi gereken avukatlık ücretinin yargılama giderlerinden olduğu, hakkında beraat kararı verilenlerin kendi kusurundan kaynaklı giderleri ödemek zorunda olduğu, bunun yanında önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin de Devlet Hazinesince üstlenileceğinin anlaşıldığı;
Bu durumda, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesine ilişkin dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu Tarife'nin; "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 14. maddesinin 3. fıkrasının iptaline, aynı maddenin 4. fıkrası yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, beraat eden sanık lehine hazine aleyhine yasal vekalet ücreti ödeneceğine dair herhangi bir kanuni dayanağın bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 327. maddesinde yer alan düzenlemede, “beraat eden sanığın önceden ödemek zorunda kaldığı giderler” kapsamına yasal vekalet ücretinin dahil edilemeyeceği belirtilerek, Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, ağır ceza mahkemelerinde tazminat istemli görülen davalarda, sulh ceza hakimlikleri için belirlenen maktu vekalet ücretinin öngörülmesinin, Tarife'nin sistematiği ile hukuk mantığına aykırı olduğu belirtilerek, Daire kararının iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından, davacının isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen iptale yönelik Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 05/04/2022 tarih ve E:2018/252, K:2022/2417 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 01/06/2023 tarihinde, Tarife'nin 14. maddesinin 3. fıkrası yönünden oybirliği, 4. fıkrası yönünden oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava konusu Tarife'nin "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 14. maddesinin 4. fıkrası ile beraat eden sanık yararına Hazine aleyhine vekâlet ücreti hükmedilmesine olanak sağlanmıştır. Ancak; gerek hukuk mahkemelerinde, gerek ceza mahkemelerinde, gerekse idare mahkemelerinde davada taraf sıfatı bulunmayan aleyhine hüküm kurulmasına olanak bulunmadığından, dava konusu düzenleme öncelikle bu yönüyle hukuka aykırı bulunmaktadır.
Öte yandan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesi uyarınca, haksız yere yakalanan veya tutuklanan sanığa tazminat hakkı tanındığından, beraat eden veya haksız yere yakalanan ve tutuklanan sanığın daha sonra Hazine aleyhine açacağı ayrı bir dava ile tüm zararlarını, bu arada avukatına ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretini Devletten talep etmesi mümkün olup, dolayısıyla beraat eden sanığın avukatlık ücreti de dahil katlandığı yargılama giderlerini bu şekilde tazmin olanağı bulunmaktadır.
Ayrıca, beraat eden sanıkların avukatlık ücretinin Hazinece karşılanacağına dair bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır.
Bu nedenle; dava konusu Tarife'nin 14. maddesinin 4. fıkrası yönünden Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.