T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3321
Karar No : 2023/1204
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI): ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVALI) : ...Birliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2019/114, K:2022/2418 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 29/12/2018 tarih ve 30640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tarife ile değiştirilen 2018 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin; "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 17. maddesinin 2. fıkrası ile "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün Birinci Kısım, İkinci Bölümde yer alan 6. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/04/2022 tarih ve E:2019/114, K:2022/2418 sayılı kararıyla;
Tarife'nin "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 17. maddesinin 2. fıkrası yönünden;
30/12/2017 tarih ve 30286 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 17. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılan davada, Dairelerinin 10/07/2018 tarih ve E:2018/453 sayılı kararıyla, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrasındaki amir hükümden farklı bir düzenleme getirilerek, talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine Tarife'ye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birinin, maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedileceği öngörülerek 5684 sayılı Kanun'daki beşte birlik orana uyulmadığı, öte yandan, konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedileceği belirtilerek, 5684 sayılı Kanun'daki beşte birlik oranın ise hiç dikkate alınmadığı, bu nedenle 5684 sayılı Kanun'un amacına aykırı olarak düzenlenen Tarife maddesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu Tarife maddesinin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği,
Anılan kararın gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla Tarife'nin "Genel Hükümler" Bölümünde yer alan 17. maddesinin 2. fıkrasında değişikliğe gidilerek, "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine Tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenleme yapıldığı,
Buna göre, konusu para olan veya para ile ölçülebilen işlerde kural olarak Tarife'nin üçüncü kısmına göre nispi olarak hükmedilen vekalet ücretinin, talebin kısmen yahut tamamen reddi durumlarında, 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 17. fıkrasına uygun olarak nispi ücretin beşte biri oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği yönündeki düzenleme korunarak "Ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilir." kısmının Daireleri kararı doğrultusunda madde metninden çıkarıldığı,
Öte yandan, konusu para ile ölçülemeyen işlerde kural olarak maktu hesaplanan vekalet ücretinin, talebin kısmen ya da tamamen reddi durumlarında nasıl hesaplanacağı yönünde düzenleme bulunmamakta iken, "...öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir." cümlesi eklenerek Tarife maddesinin, 5684 sayılı Kanun'un amacına uygun hale getirildiği,
Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile konusu para olan veya para ile ölçülebilen işlerde, Tarife'nin Üçüncü Kısmına göre hesaplanan nispi ücretin asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücretin altında kalması halinde, maktu ücrete mi yoksa maktu ücretin beşte birine mi hükmedileceği konusunda tereddütün giderilmediğinin ileri sürüldüğü,
Konusu para olan veya para ile ölçülebilen işlerde, Asliye Mahkemeleri için öngörülen maktu ücretin altında vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden, uyuşmazlık miktarı 18.165,00-TL'ye kadar olan başvurularda, davacı sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler lehine maktu vekalet ücretine hükmedileceği,
Ayrıca sadece talebin kısmen veya tamamen reddi hallerine münhasır olmak üzere, sigorta şirketleri lehine vekalet ücretinin beşte birine hükmedileceği 5684 sayılı Kanun'un amir hükmü olduğundan, uyuşmazlık miktarı 18.165,00-TL'ye kadar olan başvurularda, talebin kısmen veya tamamen reddi durumlarında, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan nispi vekalet ücretinin beşte biri oranında sigorta şirketleri lehine vekalet ücretine hükmedileceği,
Bu durumda, yargı kararının gereklerine uygun olarak hazırlanan dava konusu Tarife maddesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
Tarife'nin "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün Birinci Kısım, İkinci Bölümü'nde yer alan 6. maddesi yönünden;
Dairelerinin 10/07/2018 tarih ve E:2018/453 sayılı kararının gereklerinin yerine getirilmesi amacıyla dava konusu Tarife ile 2018 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ekinde yer alan "Avukatlık Ücret Tarifesi"nin Birinci Kısım İkinci Bölümünün 6. satırında değişikliğe gidilerek, "6502 sayılı Kanunun 70 inci maddesinin birinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla il ve ilçe tüketici hakem heyetleri, sebze ve meyve hal hakem heyetleri nezdinde sunulacak hukuki yardımlar için Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak üçüncü kısmına göre belirlenecek hizmete konu işin ücreti, maktu ücretin altında ise, 395,00-TL" şeklinde düzenleme yapıldığı,
Davacı tarafından, Dairelerinin 10/07/2018 tarih ve E:2018/453 sayılı kararı doğrultusunda, dava konusu düzenlemenin 2018 yılı Tarifesi'nden tamamen çıkarılması gerektiği ileri sürülmekte ise de; Dairelerinin kararına karşı taraflarca itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/12/2018 tarih ve YD İtiraz No:2018/648 sayılı kararıyla, dava konusu maddenin gerek madde başlığı gerek düzenlendiği yer dikkate alındığında; Tarife'nin "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün Birinci Kısım, İkinci Bölümünün başlığının "İş takibi konusundaki hukuki yardımlarda ödenecek ücret" olduğu ve bu başlık altında düzenlenen tüm ücretlerin vekil ile müvekkil arasındaki akdi ilişkiye dayanan akdi vekalet ücretini içerdiği, bu nedenle söz konusu madde açısından yapılacak hukukilik denetiminin, belirlenen avukatlık ücreti miktarıyla sınırlı yapılması gerektiği gerekçesiyle davalı Türkiye Barolar Birliği Başkanlığınca yapılan itirazın kabulüne karar verildiği,
Bu durumda, düzenlemenin, vekil ile müvekkil arasındaki akdi ilişkiye dayanan akdi vekalet ücretini içerdiği anlaşılmakta olup, 2017 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde 360,00-TL olarak düzenlenen vekalet ücretinin, 2017 yılı enflasyon oranının %11.92 olduğu da dikkate alındığında, %9,72 oranında artış yapılmak suretiyle 395,00-TL'ye yükseltilmesinde hukuka aykırılık görülmediği,
Öte yandan, dava konusu Tarife'nin "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün Birinci Kısım, İkinci Bölümü'nde yer alan 6. maddesinin ikinci cümlesinde "Ancak üçüncü kısmına göre belirlenecek hizmete konu işin ücreti, maktu ücretin altında ise, 395,00-TL" düzenlemesine yer verilmek suretiyle hizmete konu işin ücretinin maktu ücretin altında kalması halinde hükmedilecek akdi vekalet ücretinin maktu ücrete yükseltildiği,
Dava konusu kuralın, hizmete konu işin değerinin üzerinde vekalet ücreti ödenmesine yol açacağı ve hakem heyetine başvuran taraf aleyhine ölçüsüz yükümlülüğe sebebiyet verebileceğinden, dava konusu düzenlemede "hizmete konu işin değeri maktu ücretin altında ise hizmete konu işin değeri kadar" ibaresine yer verilmemesi, başka bir ifadeyle eksik düzenleme bulunması nedeniyle dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle,
Tarife'nin, "Avukatlık Ücret Tarifesi" bölümünün Birinci Kısım, İkinci Bölümü'nde yer alan 6. maddesinde yapılan düzenlemenin "hizmete konu işin değeri maktu ücretin altında ise hizmete konu işin değeri kadar" ibaresine yer verilmemesi nedeniyle iptaline, aynı düzenlemede yer alan maktu ücretteki artış oranı ile "Genel Hükümler" bölümünde yer alan 17. maddesinin 2. fıkrası yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, Tarife'nin 17. maddesinin 2. fıkrası yönünden, konusu para olan veya para ile ölçülebilen işlerde, Tarife'nin Üçüncü Kısmına göre hesaplanan nispi ücretin asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücretin altında kalması halinde, maktu ücrete mi yoksa maktu ücretin beşte birine mi hükmedileceği konusunda tereddütün giderilmediği; Tarife'nin Birinci Kısım, İkinci Bölümde yer alan 6. maddesinin yürütmenin durdurulması kararı doğrultusunda, 2018 yılı Tarifesi'nden tamamen çıkarılması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, yargı kararının gereğini yerine getirmek amacıyla yapılan düzenlemelerin iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından, davacının isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından ise savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen iptale yönelik Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 05/04/2022 tarih ve E:2019/114, K:2022/2418 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kesin olarak, 01/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.