T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3322
Karar No : 2023/441
TEMYİZ EDENLER : (DAVACI): … Sendikası
VEKİLİ: Av. …
(DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/05/2022 tarih ve E:2017/7180, K:2022/3318 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 07/09/2013 tarih ve 28758 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nin, 16/09/2017 tarih ve 30182 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değişen 20. maddesinin 3. fıkrasının, 91. maddesinin (ğ) ve (h) bentlerinin, 92. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan; “Belletici ve nöbetçi belletici öğretmenlik görevi pansiyonun bağlı bulunduğu okulda görev yapan kadrolu öğretmenler tarafından yürütülür.” düzenlemesi ile aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinin, eksik düzenleme nedeniyle 109. maddesinin 7. fıkrası ile 111. maddesinin 8. fıkrasının ve Geçici 8. maddesinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/05/2022 tarih ve E:2017/7180, K:2022/3318 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 124. maddesi ile 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 301. maddesi, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 2, 7, 26, 27 ve 28. maddeleri belirtilerek;
Dava konusu Yönetmeliğin 20. maddesinin 3. fıkrası yönünden;
Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile yetenek sınav puanı ve yerleştirmeye esas puan kullanılarak öğrenci alan güzel sanatlar liseleri, spor liseleri ile klasik sanatlar ve musiki, görsel sanatlar ve spor programı/projesi uygulayan Anadolu imam hatip liselerine öğrenci alımı ve kayıt işlemlerinin Bakanlıkça belirlenen usul ve esaslara göre yapılacağının düzenlendiği;
14/02/2018 tarih ve 30332 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5. maddesi ile bu okullara öğrenci alımının yetenek sınav puanı ve OBP kullanılarak puan üstünlüğüne göre yapılacağının kurala bağlandığı;
Bu durumda, dava konusu fıkrada, 14/02/2018 tarihli değişiklik ile dava tarihinde yürürlükte olan halinden farklı bir düzenleme yapıldığı anlaşıldığından söz konusu fıkra hakkında karar verilmesine yer olmadığı;
Yönetmeliğin 91. maddesinin (ğ) bendi yönünden;
Dava devam ederken 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Yönetmelik ile dava konusu düzenlemede değişiklik yapıldığı, bu haliyle davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı;
Nitekim; benzer bir dosyada, düzenleme hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen Dairelerinin 11/03/2020 tarih ve E:2016/15234;K:2020/1778 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/06/2021 tarih ve E:2020/2727; K:2021/1128 sayılı kararıyla onandığı;
Yönetmeliğin 91. maddesinin (h) bendi yönünden;
1739 sayılı Kanun'un 56. maddesi belirtilerek;
Dava konusu bentte 05/09/2019 tarih ve 30879 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 38. maddesiyle değişiklik yapılmış ise de dava konusu kısmın değişikliğe uğramadığı anlaşıldığından söz konusu bendin hukuki denetiminin yapılması gerektiği;
Hukukumuzda, idarenin düzenleme yetkisinin konu bakımından sınırlandırılmadığı, idarelerin bir kanuna dayanmak ve varsa düzenleyici işlemin bir üst normuna uygun olmak şartıyla düzenleme yapabildikleri;
Ancak; idarelere takdir yetkisi tanınmakla birlikte, bu yetkinin sınırsız kullanımının da söz konusu olmadığı ve idarelerin; eşitlik, kamu yararı, hizmet gerekleri, hak ve nesafet ilkelerine göre takdir yetkisini kullanmakla yükümlü oldukları;
Yönetmeliğin, öğretmenlere nöbet görevi verilmesinin esaslarını düzenleyen 91. maddesiyle; 1739 sayılı Kanun'un 56. maddesinde belirtilen eğitim öğretim hizmetinin yürütülmesi, gözetim ve denetim görevi çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı tüm ortaöğretim kurumlarındaki eğitim ve öğretimin kalitesinin arttırılması, öğrencilerin ders saatleri dışında denetim ve gözetiminin sağlanması ve bu suretle öğrencilerin güvenliğinin sağlanmasının amaçlandığının anlaşıldığı, nöbet görevinin, öğretmenliğin asli görevi ve eğitimin bir parçası olması, mesai ve ders saatleri içinde yapılan bir görev olması nedeniyle fazla çalışma kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı da dikkate alındığında, bu hali ile söz konusu düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, düzenlemede hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı;
Nitekim; dava konusu düzenlemenin iptali istemiyle açılan benzer bir davada; Dairelerinin 22/10/2020 tarih E:2017/7189; K:2020/4586 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/02/2022 tarih ve E:2021/1336;K:2022/265 sayılı kararıyla onandığı;
Yönetmeliğin 92. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesinde yer alan; “Belletici ve nöbetçi belletici öğretmenlik görevi pansiyonun bağlı bulunduğu okulda görev yapan kadrolu öğretmenler tarafından yürütülür.” düzenlemesi ile aynı fıkranın (a) bendi yönünden;
2698 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Okul Pansiyonları Kanunu'nun 5. maddesi belirtilerek;
Dava devam ederken, dava konusu 1. cümlede 01/09/2018 tarih ve 30522 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 41. maddesiyle değişiklik yapılmış ise de yeni kuralın da dava konusu cümle ile aynı nitelikte olması sebebiyle düzenlemenin hukuki denetiminin yapılması gerektiği;
Davacı Sendika tarafından, dava konusu düzenleme ile belletici öğretmenlik görevinin zorunlu hale getirildiği, bu görevin gönüllülük esasına göre yürütülmesinin eğitim öğretim hayatının işleyişi için daha uygun olacağı, zorunlu olarak verilen belletici öğretmenlik görevinin öğretmenlerin sıkıntıya düşmesine neden olduğu, pansiyonun bağlı bulunduğu okulun kadrolu öğretmenlerinin görevlendirilmesinde de istekliler arasından görevlendirme yapılması gerektiği iddia edilmekte ise de; okullara bağlı bulunan pansiyonlarda öncelikle ve çoğunlukla pansiyonun bağlı bulunduğu okulun kayıtlı öğrencilerinin kalmakta olduğu gözönünde bulundurulduğunda; okulun ve pansiyonun fiziki koşulları, pansiyon ile ilgili yaşanabilecek olası sorunlarda okul ve pansiyon yönetimi ile iletişim, öğrenci talepleri ve öğrenci öğretmen iletişimi gibi hususlar dikkate alınarak, öncelikli olarak o okulun kadrolu öğretmenlerinin belletici öğretmen olarak görevlendirilmesinin ve bu görevlendirmenin de resen yapılmasının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı;
Yönetmeliğin 109. maddesinin 7. fıkrası ile 111. maddesinin 8. fıkrası yönünden;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ''Başlangıç'' kısmı ile 42. maddesi, 1739 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrası belirtilerek;
Dava konusu değişiklik ile Atatürkçülükle ilgili konuların derslerde işlenişine ilişkin hususların öğretmenler kurulunda gündeme alınıp görüşülecek konular arasından; öğretim programlarında yer alması gereken Atatürkçülükle ilgili konuların üzerinde durularak çalışmaların buna göre planlanmasının zümre öğretmenler kurulunda görüşülecek konular arasından çıkarıldığı;
Anayasa'nın 'Başlangıç' kısmında ve 1739 sayılı Kanun'da belirtilen amaçlar doğrultusunda, Türk Devletini ve Milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak Türk Milletinin bütün fertlerinin, Atatürk inkılap ve ilkelerine bağlı olarak yetiştirilmesi milli eğitim sistemimizin temel amacı olduğu;
Bu amacın gerçekleştirilmesi bağlamında; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında mevzuatta yer alan düzenlemelere uygun olarak; verilecek eğitim öğretimin içeriğinin, eğitimde izlenecek yolun, kullanılacak metodun, eğitim öğretime yardımcı araç ve gereçlerin neler olduğu ve nasıl bir uygulama izleneceğinin tartışılarak karara bağlanması ve Anayasa ve 1739 sayılı Kanun çerçevesinde Milli eğitim politikasına uygun eğitimin verilmesi bağlamında öneme sahip olan öğretmenler kurulu ve zümre öğretmenler kurulunda, görüşülecek konular arasında Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda evrensel hukuka, demokrasi ve insan haklarına uygun ve bir bütünlük içinde "Atatürkçülüğün" yer alması gerektiği;
Bu durumda; dava konusu Yönetmelik maddeleri ile Atatürkçülükle ilgili konuların derslerde işlenişine ilişkin hususların öğretmenler kurulunda gündeme alınıp görüşülecek konular arasından; öğretim programlarında yer alması gereken Atatürkçülükle ilgili konuların üzerinde durularak çalışmaların buna göre planlanmasının zümre öğretmenler kurulunda görüşülecek konular arasından çıkarılmasının Anayasaya ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'na dayanan Türk Milli Eğitiminin temel ilke ve kurallarına aykırı olduğu sonucuna varıldığından anılan maddelerde eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı;
Yönetmeliğin Geçici 8. maddesi yönünden;
2015 Temmuz Tebliğler Dergisinde yayınlanan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Mesleki ve Teknik Eğitim Okul ve Kurumları Alan/Bölüm, Atölye ve Laboratuvar Şefliklerine İlişkin Yönerge'nin bazı maddelerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay İkinci Dairesinin 14/12/2016 tarih ve E:2016/12478 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verildiği;
Dava konusu düzenlemenin yukarıda belirtilen yargı kararının uygulanması niteliğinde olduğu anlaşıldığından anılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle;
Dava konusu Yönetmeliğin;
-20. maddesinin 3. fıkrası ile 91. maddesinin (ğ) bendi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
-109. maddesinin 7. fıkrası ile 111. maddesinin 8. fıkrasının eksik düzenleme nedeniyle iptaline,
-Diğer istemler yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, temyize konu kararın karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmı hakkında hukuki denetim yapılarak düzenlemelerin iptali gerektiği, nöbet görevlerinin mesai saatleri dışında olmasına imkan bulunmadığı, mesai saatleri içerisinde de alanı ve çerçevesi belirsiz bir şekilde öğretmenlerin sorumluluk alanının hizmet gereklerini aşan ölçüde genişletildiği, ücret tahsisi de bulunmadığından angarya yasağına aykırı olduğu, belletici öğretmenin resen görevlendirilmesinin külfetli ve mağdur edici olduğu, idarenin resen görevlendirme konusunda yetkisinin bulunmadığı, istekli olanlar arasında görevlendirme yapılması gerektiği, diğer yandan düzenlemede sözleşmeli öğretmenlere de yer verilmesi gerektiği, Geçici 8. madde yönünden şekli bir inceleme yapıldığı, Dairece şeflerin görevlerine devam ettirilmesi hakkında da inceleme yapılması ve maddede atıf yapılan Yönerge'nin yürütmesi durdurulduğundan idarece tüm şeflik görevlendirmelerinin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, sadece belli bir mevzuatın belli bir maddesine yoğunlaşarak Atatürk ilke ve inkılaplarına ilişkin konuların düzenlenmediğinin ve maddelerde eksik düzenleme olduğunun kabul edilemeyeceği, temyize konu kararın iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı ve kararın bu kısmının bozulması gerektiğ ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın iptale ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idare tarafından, temyize konu Daire kararının davanın reddine ve karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddi, kısmen dava konusu düzenlemelerin iptali ve kısmen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki
Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 17/05/2022 tarih ve E:2017/7180, K:2022/3318 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 09/03/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.