T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3353
Karar No : 2023/1606
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2019/9734, K:2022/1776 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin ve 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan "5° C" ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2019/9734, K:2022/1776 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddesinin 5. fıkrasına, 03/04/1952 tarihinde yürürlüğe giren ve ülkemizin 11/07/1988 tarihinde katıldığı 18/06/1989 tarih ve 20199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Uluslararası Bitki Koruma Konvansiyonu (Revize Edilmiş Metin)"nun "Önsöz"üne, 1., 2., ve 4. maddelerine, 13/06/2010 tarih ve 27610 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesindeki, "Ahşap ambalaj malzemesi tanımına, 15. maddesinin 1. ve 14. fıkralarına, 31. maddesinin 1. fıkrasına, EK-2 başlıklı listenin "Ç.İthalat" alt başlıklı kısmına; 08/07/2006 tarih ve 26222 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun'un "Mesleğin konusu" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasına, 5. maddesine, 25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe giren Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik'in 1. maddesine, 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindeki ahşap ambalaj malzemesi, (h) bendindeki ısıl işlem uygulama hizmeti, (ı) bendindeki ISPM 15, (i) bendindeki ISPM 15 işaretlemesi, (m) bendindeki izin belgesi, (n) bendindeki izlenebilirlik işareti, (ö) bendindeki kapasite raporu, (r) bendindeki kontrol görevlisi tanımlamalarına, 5. maddesinin 1. fıkrasına, 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendine; 12/09/2008 tarih ve 26995 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği'nin 1. maddesine, 4. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendindeki kapasite raporu (İşyeri durum belgesi) tanımına, 5. maddesinin 1. fıkrasına ve 12/09/2005 tarih ve 25934 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Oda Muamelat Yönetmeliği'nin 1., 2. maddeleri ile 41. maddesinin 7. fıkrasına yer verilerek,
Uluslararası sözleşme ve 5996 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri incelendiğinde; davalı Bakanlığın bitki ve bitkisel ürünler ile zararlı organizma taşıma ihtimali bulunan diğer maddelerin gerek ihracatı, gerekse ithalatı sırasında inceleme, teşhis, gerekli kontrol ve koruma tedbirlerini almakla yükümlü olduğu, söz konusu ulusal ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmek üzere Yönetmelik ile düzenleme yetkisinin bulunduğu; bu haliyle, zararlı organizmaların, ihracatta kullanılan ahşap ambalaj malzemeleri ile taşınması ve yayılmasını engellemek için gerekli esasları belirlemek amacını taşıyan davaya konu Yönetmelik'in davalı Bakanlığın düzenleme yapma yetkisi sınırları içerisinde kaldığı,
Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendi yönünden;
Davaya konu düzenlemede, Yönetmelik kapsamında kimlerin kontrol görevlisi olarak kabul edileceği; daha açık bir anlatımla, ahşap ambalaj malzemesi işaretleme izin belgesi başvurusu üzerine, belgenin düzenlenip düzenlenemeyeceğinin tespiti amacıyla denetim yapacaklar ile izin belgeli veya izin belgesiz işletmeleri ve ahşap ambalaj malzemelerini denetleyecek kişilerin kimler olduğunun kurala bağlandığı; söz konusu maddede; il müdürlükleri ve müdürlüklerde görevli bir ziraat mühendisi ile il müdürlükleri, müdürlükler ile Orman Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında görevli bir orman endüstri mühendisinin, ayrıca denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisinin kontrol görevlisi olarak kabul edileceğinin belirtildiği,
Dava konusu Yönetmelik'in 20. maddesiyle 01/01/2020 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan 27/05/2015 tarih ve 29368 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik'in 13. maddesinin 1. fıkrasında, söz konusu Yönetmelik kapsamında denetimi gerçekleştirecek kontrol görevlisine yönelik olarak ".... iki ziraat mühendisinden oluşan veya...." şeklinde yer verilen ibarenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2016 tarih ve YD itiraz No:2015/1364 sayılı kararıyla; Dairelerince yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda verilen karara yapılan itirazın kabul edilerek, dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesine göre denetimin; Genel Müdürlük, il müdürlüğü veya müdürlükte görevli ziraat mühendisi ile Genel Müdürlük, il müdürlüğü, müdürlük, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğünün merkez veya taşra teşkilatında görevli orman endüstri mühendisi tarafından birlikte yapılacağının kurala bağlandığı, bu itibarla, dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinde, denetim yetkisinin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte kullanılması öngörülmesine rağmen, hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulmaksızın ve Yönetmelik'teki kontrol görevlisi tanımını aşar biçimde, sadece iki ziraat mühendisinin denetim yapmasına imkan verilmesine ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ibarenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan karar üzerine de Dairelerinin 07/11/2019 tarih ve E:2015/2884, K:2019/7607 sayılı kararıyla Kurulun gerekçesi doğrultusunda dava konusu ibarenin iptaline karar verildiği,
Davalı idare tarafından özetlenen yargı kararları doğrultusunda davaya konu madde ile yeniden bir düzenleme yapıldığı anlaşılmış olup; söz konusu kararlarda, hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulmadan denetim yetkisinin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte kullanılmasını öngören tanım maddesini aşacak şekilde düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle düzenlemenin yürütmesinin durdurulduğu ve bilahare iptal edildiği, anılan mesleklerin görev alanlarına yönelik herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinin görüldüğü; buna göre, idarece hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulması ve "kontrol görevlisi" tanımında iki meslek grubunun mutlak surette birlikte denetim zorunluluğuna yer verilmemesi durumunda Yönetmelik kapsamındaki denetimin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte yapılmamasına yönelik istisnai düzenleme getirilebileceği,
Davaya konu madde bu çerçevede incelendiğinde; genel kuralın, denetim yetkisinin ziraat mühendisi ve orman endüstri mühendisi tarafından birlikte kullanılması olduğu, ancak istisnai olarak denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda, iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisinin de denetim yetkisi kapsamında kontrol görevlisi olarak kabul edileceği görülmekte olup, Yönetmelik uyarınca yapılacak denetimin fiili imkansızlık nedeniyle aksamaması ve idari faaliyetin düzenli bir şekilde yerine getirilmesi amacıyla, idarenin sürekliliği ilkesine uygun olarak getirilen bu kuralın bahsi geçen Kurul ve Daireleri kararlarında belirtilen hukuken kabul edilebilir somut gerekçe niteliğinde olduğu, bu haliyle dava konusu düzenlemenin hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı,
Nitekim, dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan 5996 sayılı Kanun'un Ek-2 sayılı ekinde, ahşap ambalaj malzemelerinin ithalatında görev alacak kontrol görevlilerinin, ziraat mühendisi, orman mühendisi, orman endüstri mühendisi olarak sayıldığı,
Öte yandan; davacı tarafından, orman endüstri mühendisi ve ağaç işleri endüstri mühendislerinin görev ve yetki alanlarını belirleyen 5531 sayılı Kanun'da kamu görevlisi olup olmama yönünde ayrım bulunmadığı, kontrol görevinin tüm orman endüstri mühendisi veya ağaç işleri endüstri mühendisleri tarafından yerine getirilebilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; dava konusu Yönetmelik'in dayanağı 5996 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile Ek-2 sayılı ekinde yer alan kontrol görevinin, Bakanlıkça kontrol yetkisi verilen personel tarafından gerçekleştirileceği hükme bağlandığından, davacının söz konusu iddiasına da itibar edilmediği,
Yönetmelik'in 5. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi yönünden;
Dava konusu Yönetmelik'te, ahşap ambalaj malzemesi işaretleme izin belgesi almak isteyen işletmelerin yapacakları müracaatta sunmaları gereken belgeler arasında sayılan ısıl işlem fırınına ait kapasite raporunun içeriğinde bulunması gerekli bilgiler dışında, bu raporların, kim/kimler tarafından ve hangi usul ve esaslar çerçevesinde düzenleneceğine ilişkin bir kurala yer verilmediği,
Davacı tarafından, davaya konu Yönetmeliğin 20. maddesiyle 01/01/2020 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan 27/05/2015 tarih ve 29368 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik'in 5. maddesinde, kapasite raporunun üretim konusu ile ilgili mühendisçe hazırlanacağı düzenlenmişken, davaya konu düzenlemede bu hususa yer verilmediği belirtilerek, idarece bu yönde eksik düzenleme yapıldığının ileri sürüldüğü,
Her ne kadar kapasite raporunun kim/kimler tarafından, hangi usul ve esaslar çerçevesinde hazırlanacağı hususu dava konusu Yönetmelik'te doğrudan düzenlenmemiş ise de; söz konusu ayrıntıların, Yönetmelik'in tanım maddesinde (m.4-1/ö) atıfta bulunulan Oda Muamelat Yönetmeliği ile Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği'nde düzenlendiği, buna göre, izin belgesine başvuracak kişinin esnaf veya sanatkar statüsünde olması halinde, kapasite raporlarının, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Kapasite Raporu Yönetmeliği uyarınca "üretim konusu ile ilgili mühendis"in de yer aldığı Kapasite Tespit ve İnceleme Kurulunun raporu üzerine "Esnaf ve Sanatkarlar Odaları" tarafından tanzim edileceği; izin belgesi başvuru sahibinin tacir veya sanayici olması halinde ise, Oda Muamelat Yönetmeliği'ne göre "konuyla ilgili eksper" tarafından hazırlanacağının açık olduğu,
Ayrıca, dosya içerisinde yer alan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğince davalı Bakanlığa hitaben yazılan "Kapasite Raporu Düzenleyen Eksper Mühendisler" konulu … tarih ve … sayılı yazıda, ilgili mevzuat çerçevesinde kapasite raporlarının odalarınca düzenlenip birlikleri tarafından onaylandığı, bu sebeple (mülga) Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik'in 5. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "ilgili mühendisler tarafından hazırlanmış" ibaresinin idare hukuku açısından yetki tecavüzü olarak nitelendirildiği, davalı idarece bu husus da göz önünde bulundurularak davaya konu Yönetmelik'te kapasite raporlarının ilgili mühendisler tarafından hazırlanacağına ilişkin ibareye yer verilmediğinin anlaşıldığı,
Öte yandan; davacı tarafından 5531 sayılı Kanun kapsamında kapasite raporu hazırlama görevinin meslek mensuplarına verildiği ileri sürülmekle birlikte, bahse konu mühendislere verilen "eksperlik yapma ve raporlar hazırlama" yetkisinin, 5531 sayılı Kanun'un 5. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, Kanun'un 4. maddesinde sayılan mesleklerinin faaliyet konusu ile sınırlı olduğu, bu kapsamda anılan meslek mensuplarının mesleki yetkinlik (ve dolayısıyla eksperlik yapıp rapor hazırlama) alanının odun ve sair ahşap malzemelere uygulanacak presleme, buharlama, kurutma, emprenye etme ve ısıl işleme tabi tutma gibi konulara yönelik bulunduğu, davaya konu düzenlemede hazırlanması öngörülen kapasite raporunun ise, ahşap malzemelerin niteliğine değil ısıl işlem fırınının kapasite ve özelliğine ilişkin olduğu, bu haliyle anılan Kanun uyarınca meslek mensuplarına verildiği ileri sürülen yetkinin davaya konu Yönetmelik'te yer alan düzenlemeleri kapsamadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu iddiasına hukuken itibar edilmesine olanak bulunmadığı,
Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan "5°C" ibaresi yönünden;
Ahşap ambalaj malzemelerine ısıl işlem uygulaması ve ISPM 15 işaretlemesinin, ambalaj malzemeleri üzerinde bulunan zararlı organizmaların işlem fırınlarında, ahşap ambalaj malzemesinin çekirdek sıcaklığının 56°C'ye kadar ısıtılarak 56°C ve üzeri bir sıcaklıkta en az 30 dakika bekletilmek suretiyle ahşap ambalaj malzemesinin ari hale getirilmesi ve sonrasında uluslararası işaret ile (ISPM-15 işareti) işaretlenmesi olduğu,
Davaya konu düzenlemede ise, ısıl işlem uygulanması sırasında her bir ahşap sıcaklık ölçerden herhangi bir dakikada alınan değerler ile bir dakika öncesindeki değerler arasındaki farkın azami 5°C olması, başka bir ifadeyle ahşap ambalaj malzemesinin 1 dakikada 5°C'den fazla ısı kaybetmemesi gerektiğinin kurala bağlandığı,
Davacı tarafından, mülga Yönetmelik'te bu değerin "3ºC" olduğu belirtilerek davaya konu "5ºC" sıcaklık farkının çok fazla olduğu ve bu kapsamda yapılacak uygulama sonucunda, ağacın iç kısmı ile dış kısmı arasında gerilmelerin meydana geleceği, yapılacak işlem sonucunda çatlama, deformasyon, eğilip bükülme ve özellikle budak oluşumlarının bulunduğu yerlerde önemli hasarlar oluşacağının ileri sürüldüğü; davalı idare tarafından ise, piyasadan gelen talepler doğrultusunda bu yönde bir düzenleme yapıldığı, ayrıca dosyaya sunulan Uluslararası Thermowood Derneğinin yayınlamış olduğu Thermowood El Kitabında, yüksek sıcaklık ve sıcaklıklar arasında oluşan farktan dolayı ahşap ambalaj malzemesinde bükülme ve çatlama olmadığının, ahşabın ne kadar ısıtılırsa o kadar sağlamlaştığının ve mukavemetinin arttığının belirtildiğinin beyan edildiği,
Dava konusu Yönetmelik değişikliği öncesinde konuya ilişkin olarak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısıyla, ülkemizde orman endüstri mühendisliği bölümü olan bütün üniversitelere (İstanbul Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi, Düzce Üniversitesi, Çankırı Karatekin Üniversitesi, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Artvin Çoruh Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi'ne), zirai karantina müdürlüklerine, ilgili Bakanlıklara ve davacı Odaya görüş sorulduğu görülmekte olup; üniversitelerin hiçbirisinden olumsuz görüş gelmediği, davalı idarenin taşra birimlerince gerçekleştirilen ısıl işlemlerde 5°C'lik ısı referans değişimine yönelik olumsuz uygulama ve geri bildirim olmadığının anlaşıldığı,
Diğer taraftan, Bakanlığın anılan görüş yazısına istinaden davacı Oda tarafından verilen 01/03/2018 tarih ve 446 sayılı yazı ve ekleri incelendiğinde; ısıl işlemde 1ºC'nin organizmaların arındırılmasında önemli bir sapma olduğu ve süre değiştirilmeden, sadece sıcaklıkta değişikliğe gidilmesinin standarttan sapmaya neden olacağı, bu nedenle mülga Yönetmelik'te yer alan ısıl işlem uygulanması sırasında her bir ahşap sıcaklık ölçerden herhangi bir dakikada alınan değerler ile bir dakika öncesindeki değerler arasındaki farkın 3ºC olarak kalması gerektiği yolunda görüş bildirildiği; bu görüşün ise, odun örneklerinde bulunan mantarları öldürmek için gerekli zaman ve sıcaklık ilişkisini belirlemek amacıyla Chidester tarafından 1937 ve 1939 yıllarında yapılan çalışmada elde edilen, taze haldeki odunun işlenmesi sırasında mantarları öldürecek minimum süre ile odunun çekirdek sıcaklıkları arasındaki ilişkiye dair verilerle temellendirildiği görülmekle birlikte; söz konusu çalışmanın güncel teknik ve teknolojik veriler içermediği gibi davaya konu Yönetmelik kuralında yer alan ahşap ambalaj malzemesinin ısıl işlem sırasında kaybetmesine müsaade edilebilecek azami sıcaklık değeri ve süresine ilişkin de olmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan, bu hususa ilişkin olarak davalı idarece dosyaya sunulan Mersin Ticaret ve Sanayi Odasının … tarih ve … sayılı yazısında, 3°C olan ısı referans değişiminin, uluslararası bir standart olan ISPM 15 işaretlemesinde ve diğer ülkelerin ısıl işlem yönetmeliklerinde bulunmadığının, ısı referans değişiminin 7°C'ye yükseltilmesinin talep edildiği, ayrıca … Orman Ürünleri İthalat İmalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 11/12/2017 tarihli dilekçesinde, 3°C olan referans değerinin uygulamada teknik açıdan büyük sorunlar yaşattığı belirtilerek bu değerin yükseltilmesinin talep edildiğinin görüldüğü,
Davalı idarece, gelen talepler de dikkate alınarak, ısıl işlem uygulamasına esas referans değerinin 5 ºC olarak belirlenmesine yönelik düzenlemenin, ülkemizde orman endüstri mühendisliği bölümü olan üniversitelerden olumsuz görüş bildirilmemesi, davalı idarenin ısıl işlem gerçekleştiren taşra birimlerince olumsuz uygulama ve soruna yönelik geri bildirim yapılmaması, Uluslararası Thermowood Derneğinin yayınlamış olduğu el kitabına uygun olması ve ISPM 15 standardında bu konuda herhangi bir sınırlama bulunmaması karşısında, davacı tarafından söz konusu değerin esas alınmasının bilimsel olmadığına yönelik iddianın ispatlanamadığı, aksi yöndeki herhangi bilimsel bir verinin dosyaya sunulmadığı; ayrıca dava konusu düzenlemenin mülga Yönetmelik'teki kurala nazaran (davacının iddiasının aksine) ısı referans değişiminin azami sınırını belirlediği, 5ºC altındaki ısı değişikliklerinin de ısıl işlem uygulaması kapsamında uygun görüleceği anlaşıldığından, düzenlemenin ne şekilde bir ihlale sebep olduğu konusunun da somut olarak ortaya konulamadığı,
Bu haliyle, iş piyasasındaki talepler, ulusal ve uluslararası bilimsel veriler dikkate alınmak suretiyle getirilen düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, düzenlemede hukuka aykırlık bulunmadığı gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendi ile Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile yürütmesi durdurulan düzenlemenin yerine yeni bir düzenleme yapıldığı, ancak getirilen yeni düzenleme ile yürütmesi durdurulan önceki düzenlemenin paralellik arz ettiği, yeniden iki ziraat mühendisinin denetim yapmasına imkan verecek şekilde düzenleme yapıldığı; 5531 sayılı Kanun uyarınca kapasite raporu hazırlama görev ve yetkisinin orman endüstri mühendisleri ile ağaç işleri endüstri mühendislerinde olduğu, mülga Yönetmelik'te ilgili mühendisçe hazırlanmış kapasite raporu olması gerektiği düzenlenmesine rağmen davaya konu 5. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde, kapasite raporunun “üretim konusu ile ilgili mühendisçe hazırlanmış” olduğu belirtilmeyerek eksik düzenleme içerdiği, ısıl işlem uygulamasında, her bir ahşap sıcaklık ölçerden; herhangi bir dakikada alınan değerler ile bir dakika öncesindeki değerler arasındaki farkın 5ºC’den fazla olamayacağı yönündeki düzenlemenin bilimsel gerçeklerle uyuşmadığı, 5ºC sıcaklık farkının çok fazla olduğu, ağaç malzemeye çok kısa sürede yüksek sıcaklık farkı uygulanması durumunda ağacın iç kısmı ile dış kısmı arasında gerilmelerin meydana geleceği, yapılacak işlem sonucunda çatlama, deformasyon, eğilip bükülme ve özellikle budak oluşumlarının bulunduğu yerlerde önemli hasarlar oluşacağı, sıcaklık artışının sınırlı tutulması gerektiğinden Yönetmelik'in 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan "5°C" ibaresinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Üye …'in "dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasının (r) bendi yönünden, davacı Odanın tüm üyeleri arasında menfaat birlikteliği bulunmadığı, 7. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde yer alan "5°C" ibaresi yönünden ise, davacı Odanın meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi bulunmadığından bu kısımlar yönünden davacının ehliyeti bulunmadığı"na ilişkin ayrışık oyuna karşılık davacı Odanın bu kısımlar yönünden ehliyetli olduğuna oyçokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 31/03/2022 tarih ve E:2019/9734, K:2022/1776 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4.Kesin olarak, 06/07/2023 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliği ile karar verildi.