T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3355
Karar No : 2023/1607
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Derneği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2019/9864, K:2022/1777 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe giren Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının kontrol görevlisinin tanımlandığı (r) bendinde yer alan "iki ziraat mühendisi" ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 31/03/2022 tarih ve E:2019/9864, K:2022/1777 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddesinin 5. fıkrasına, 03/04/1952 tarihinde yürürlüğe giren ve ülkemizin 11/07/1988 tarihinde katıldığı 18/06/1989 tarih ve 20199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Uluslararası Bitki Koruma Konvansiyonu (Revize Edilmiş Metin)"nun "Önsöz"üne, 1., 2., ve 4. maddelerine, 13/06/2010 tarih ve 27610 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesindeki, "Ahşap ambalaj malzemesi tanımına, 15. maddesinin 1. ve 14. fıkralarına, 31. maddesinin 1. fıkrasına, EK-2 başlıklı listenin "Ç.İthalat" alt başlıklı kısmına; 08/07/2006 tarih ve 26222 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun'un "Mesleğin konusu" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasına, 5. maddesine, 25/05/2019 tarih ve 30784 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak 01/01/2020 tarihinde yürürlüğe giren Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik'in 1. maddesine, 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindeki, ahşap ambalaj malzemesi, (h) bendindeki, ısıl işlem uygulama hizmeti, (ı) bendindeki, ISPM 15, (i) bendindeki, ISPM 15 işaretlemesi, (m) bendindeki, izin belgesi, (n) bendindeki, izlenebilirlik işareti, (r) bendindeki, kontrol görevlisi tanımlamaları ile 5. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek,
Uluslararası sözleşme ve 5996 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri incelendiğinde; davalı Bakanlığın bitki ve bitkisel ürünler ile zararlı organizma taşıma ihtimali bulunan diğer maddelerin gerek ihracatı, gerekse ithalatı sırasında inceleme, teşhis, gerekli kontrol ve koruma tedbirlerini almakla yükümlü olduğu, söz konusu ulusal ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirmek üzere Yönetmelik ile düzenleme yetkisinin bulunduğu; bu haliyle, zararlı organizmaların, ihracatta kullanılan ahşap ambalaj malzemeleri ile taşınması ve yayılmasını engellemek için gerekli esasları belirlemek amacını taşıyan davaya konu Yönetmelik'in davalı Bakanlığın düzenleme yapma yetkisi sınırları içerisinde kaldığı,
Davaya konu düzenlemede, Yönetmelik kapsamında kimlerin kontrol görevlisi olarak kabul edileceği; daha açık bir anlatımla, ahşap ambalaj malzemesi işaretleme izin belgesi başvurusu üzerine, belgenin düzenlenip düzenlenemeyeceğinin tespiti amacıyla denetim yapacaklar ile izin belgeli veya izin belgesiz işletmeleri ve ahşap ambalaj malzemelerini denetleyecek kişilerin kimler olduğunun kurala bağlandığı; söz konusu maddede; il müdürlükleri ve müdürlüklerde görevli bir ziraat mühendisi ile il müdürlükleri, müdürlükler ile Orman Genel Müdürlüğünün taşra teşkilatında görevli bir orman endüstri mühendisinin, ayrıca denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisinin kontrol görevlisi olarak kabul edileceğinin belirtildiği,
Dava konusu Yönetmelik'in 20. maddesiyle 01/01/2020 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılan 27/05/2015 tarih ve 29368 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulması ve İşaretlenmesine Dair Yönetmelik'in 13. maddesinin 1. fıkrasında, söz konusu Yönetmelik kapsamında denetimi gerçekleştirecek kontrol görevlisine yönelik olarak ".... iki ziraat mühendisinden oluşan veya...." şeklinde yer verilen ibarenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2016 tarih ve YD itiraz No:2015/1364 sayılı kararıyla; Dairelerince yürütmenin durdurulması isteminin reddi yolunda verilen karara yapılan itirazın kabul edilerek, dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesine göre denetimin; Genel Müdürlük, il müdürlüğü veya müdürlükte görevli ziraat mühendisi ile Genel Müdürlük, il müdürlüğü, müdürlük, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğünün merkez veya taşra teşkilatında görevli orman endüstri mühendisi tarafından birlikte yapılacağının kurala bağlandığı, bu itibarla, dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinde, denetim yetkisinin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte kullanılması öngörülmesine rağmen, hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulmaksızın ve Yönetmelik'teki kontrol görevlisi tanımını aşar biçimde, sadece iki ziraat mühendisinin denetim yapmasına imkan verilmesine ilişkin dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ibarenin yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan karar üzerine de Dairelerinin 07/11/2019 tarih ve E:2015/2884, K:2019/7607 sayılı kararıyla Kurulun gerekçesi doğrultusunda dava konusu ibarenin iptaline karar verildiği,
Davalı idare tarafından özetlenen yargı kararları doğrultusunda davaya konu madde ile yeniden bir düzenleme yapıldığı anlaşılmış olup; söz konusu kararlarda, hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulmadan denetim yetkisinin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte kullanılmasını öngören tanım maddesini aşacak şekilde düzenleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle düzenlemenin yürütmesinin durdurulduğu ve bilahare iptal edildiği, anılan mesleklerin görev alanlarına yönelik herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinin görüldüğü; buna göre, idarece hukuken kabul edilebilir somut gerekçe ortaya konulması ve "kontrol görevlisi" tanımında iki meslek grubunun mutlak surette birlikte denetim zorunluluğuna yer verilmemesi durumunda Yönetmelik kapsamındaki denetimin ziraat mühendisleri ile orman endüstri mühendisleri tarafından birlikte yapılmamasına yönelik istisnai düzenleme getirilebileceği,
Davaya konu madde bu çerçevede incelendiğinde; genel kuralın, denetim yetkisinin ziraat mühendisi ve orman endüstri mühendisi tarafından birlikte kullanılması olduğu, ancak istisnai olarak denetimin yapılacağı ilde orman endüstri mühendisi veya ziraat mühendisi bulunmaması veya görevlendirilememesi durumunda, iki ziraat mühendisi veya iki orman endüstri mühendisinin de denetim yetkisi kapsamında kontrol görevlisi olarak kabul edileceği görülmekte olup, Yönetmelik uyarınca yapılacak denetimin fiili imkansızlık nedeniyle aksamaması ve idari faaliyetin düzenli bir şekilde yerine getirilmesi amacıyla, idarenin sürekliliği ilkesine uygun olarak getirilen bu kuralın bahsi geçen Kurul ve Daireleri kararlarında belirtilen hukuken kabul edilebilir somut gerekçe niteliğinde olduğu, bu haliyle dava konusu düzenlemenin hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu sonucuna varıldığı,
Nitekim, dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan 5996 sayılı Kanun'un Ek-2 sayılı ekinde, ahşap ambalaj malzemelerinin ithalatında görev alacak kontrol görevlilerinin, ziraat mühendisi, orman mühendisi, orman endüstri mühendisi olarak sayıldığı,
Öte yandan; davacı tarafından, orman endüstri mühendisi ve ağaç işleri endüstri mühendislerinin görev ve yetki alanlarını belirleyen 5531 sayılı Kanun'da kamu görevlisi olup olmama yönünde ayrım bulunmadığı, kontrol görevinin tüm orman endüstri mühendisi veya ağaç işleri endüstri mühendisleri tarafından yerine getirilebilmesi gerektiği ileri sürülmekte ise de; dava konusu Yönetmelik'in dayanağı 5996 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile Ek-2 sayılı ekinde yer alan kontrol görevinin, Bakanlıkça kontrol yetkisi verilen personel tarafından gerçekleştirileceği hükme bağlandığından, davacının söz konusu iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle,
davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile orman endüstri mühendisi veya ağaç işleri endüstri mühendislerinin görev alanına giren konuda ziraat mühendislerine yetki verilmesinin doğru olmadığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararı ile yürütmesi durdurulan düzenlemenin yerine, dava konusu Yönetmelik maddesi ile yeni bir düzenleme yapıldığı, ancak getirilen yeni düzenleme ile yürütmesi durdurulan önceki düzenlemenin paralellik arz ettiği, yeniden iki ziraat mühendisinin denetim yapmasına imkan verecek şekilde düzenleme yapıldığı, yargı kararının gereğinin, herhangi bir somut gerekçe ortaya konulmaksızın uygulanmaması sonucunu doğuran dava konusu Yönetmelik hükmündeki "iki ziraat mühendisi" ibaresinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 31/03/2022 tarih ve E:2019/9864, K:2022/1777 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4.Kesin olarak, 06/07/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.